CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Hatay’a yaptığı ziyarette kulak misafiri olduğu depremzedelerden biri, “Kuzenim enkaz altında, amcamlardan sekizi enkaz altında. Arama çalışması yok, kimse yok. Kimse ilgilenmiyor” dedi. .Şu anda kuzenim yaşıyor.” Enkazın altında ama kimse adım atmıyor. Depremin üzerinden 30 saat geçti ama hükümet yetkilisi yok.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, deprem felaketinden etkilenen Antakya’nın Samandağ ve Arsuz İlçeleri Hatay Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi ile Jandarma Komutanlığına giderek, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kılıçdaroğlu, depremzedelerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfo Savaş, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Tunç Soyer ve Mersin Vahab Sezer eşlik etti.
Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“Umarım askerler ilk gün tamamen seferber olabilir.”
Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Henüz kurtarılamayan ama enkaz altından sesi duyulan kardeşlerimiz var. Umarız bir an önce kurtarılıp sağlığına kavuşurlar. Ancak bu dönemde gördüğüm, Ankara’dayken milletvekili arkadaşlarım bulundukları alanlarda zaman zaman konuşurlardı ama maalesef buraya geldik ve gerçekleri gördük. İstediğimiz kadar merkezi yönetim işinin olmadığını gördük. Yani bu gerçekten üzücü. Keşke askerler ilk gün tamamen seferber edilebilseydi. Keşke herkes jack konusunda yapması gerekeni ilk günden itibaren yapabilse. Gerekirse bu konuda talimat verilebilir. Sorunların olmadığını biliyoruz. Bunu bizzat gördük ve yaşadık. Vatandaşlardan duyduk.
“Bu coğrafi bölgenin sağlıklı ve tutarlı bir koordinasyonunu yapmamız gerekiyor”
Ama tüm bunlara rağmen Sayın Başkan burada da belediye başkanlarının olduğundan emin olmanızı istiyorum. Engellenmezlerse, size düşündüğünüzden çok daha fazla yardım göndereceklerdir. Göndereceklerdi ve şimdiden gönderiyorlar. Bazen arabaları yolda durdurulur. Bazen ‘Hayır, bunu yayınlamayın.’Bunu başka yere gönderin’ şeklinde talimat da var.Bu coğrafya için de gerekli.Koordineli olması gerekiyordu.Bu bağlamda kurtarma ekiplerinin hızlıca ulaşması gerekiyordu. alanlar Bir sorun var, biliyorum.
“İşin özü; Türkiye’nin deprem kuşağında olduğu biliniyor”
Ekmek istiyorlar, sonuçta insanların günlük ihtiyaçlarının bir şekilde karşılanması gerekiyor. Tabii mevsimin kış olması ayrı bir konu. Bu konuyu derinlemesine incelemek gerekiyor. Özü: Türkiye’nin deprem kuşağında olduğu biliniyordu. Bugün ülkeyi yöneten iktidar bu gerçeğin bilincinde hareket etmeli, yatırımlarını bu gerçeğin bilincinde yapmalı, plan ve programlarını bu gerçeğin bilincinde olarak yapmalı, bu gerçeğin bilincinde olarak binaların hangi kurallara göre inşa edileceğini belirlemeli ve gerekli çalışmaları yapmalıdır. Bu gerçeğin bilinciyle denetimler yapmak, Ve bu gerçeği bilerek belli bölgelerde depremlere hazırlıklı olmak..araçlara sahip olmak..devletin aklı bunu gerektirir. Bürokrasi bunu gerektiriyor. Devlet yönetimi bunu gerektirir. Şimdi bunların olmadığı bir ortamda elbette kaos olur. Böyle bir gerçekle karşı karşıyayız. Tekrar hayırlı olsun Sayın Başkan. Elbette patronun tek başına yapabilecekleri sınırlıdır. Tabii ki durum bu. Diğer belediye başkanlarımız da yardımınıza geldi. Burada sizin dışınızdaki diğer tüm belediyelere de ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar. Onun için belediye başkanlarıyla buraya geldik. En iyi dileklerimi iletiyorum Sayın Başkan.”
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lutvu Savaş, şunları söyledi:
Büyük bir felaketten kurtulduk. Gerçekten büyük bir felaketten kurtulduk. Yaraları sarmaya çalışıyoruz ama kırsala da sıçradı ve Hatay’ın her köşesinde 2 bine yakın binamız harabe halinde. Tabii insanlarımız da kayıp. Personelimiz de… Çok şey kaybettik. Birçoğunu ailelerinde kaybettik. Hepsi enkaz altında kalmış insanlar. O yüzden iki gündür gerçekten çok zor şartlar altında çalışıyorlar. Enkazlara destek olmaya çalışıyorlar. Ama iki bin enkazı kaldırmak gerçekten çok zor. Çok katlı binalarda da sıkıntı var. Elle çalışırsanız, yeterince güçlü değilsiniz. Ağır makinelerle çalışan insanlar, birikimleri olmadığı takdirde insanların hayatlarının ölmesine neden olabiliyor.
Antakya’dan Kılıçdaroğlu: Benim gördüğüm gerçekler çok farklı
“Şu anda Antakya Divni’de sadece 35 civarında ekip faaliyet gösteriyor. Ama daha fazlasına ihtiyacımız var.”
Elektrik, doğalgaz ve su dışında suyu da kesmeniz gerekiyor. Bulaşıcı bir hastalık olmasın diye. En büyük sorunumuz elbette iletişim. Özellikle merkezlerde yıkılan binaların üzerine daha çok şey koydukları için bu GSM operatörlerini koyuyorlar ve yıkıldıkları için çalışamaz hale geliyorlar. Bu yüzden dün gece zor zamanlar geçirdik. Bu gece zor olacak gibi. Ayrıca hava soğuk olduğu için. Mevsim yaz olsa bile insanlar 6-7 gün su kaybıyla hayatta kalabiliyor ama insanlar hipotermiden ölebiliyor. Bu yüzden bu gece çok kritik. Antakya Defne’de şu anda sadece 35 civarında ekip faaliyet gösteriyor. Ama daha fazlasına ihtiyacımız var.
“Hipertermi kaybı yağmur, nem ve soğuk ile artar.”
Özellikle dün geceden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından destek gelmeye başladı. Sayın Başkanlarımıza ve katılamayan diğer Başkanlarımıza teşekkür ederiz. Aslında, ağrı sadece bir arada olduğunuzda azalır. Tüm arkadaşlarımız her zaman aradı ve destekledi. Bugün yağmur biraz durdu. 4-5 gündür şiddetli yağmur yağıyordu. Yağmur bu sabah durdu. Hipotermiden kaynaklanan kayıp yağış, nem ve soğuk ile artar. Vücut ısısı düşer. Korktuğumuzdan daha fazlası. Yani bu akşamı geçirecek olursak; Umarım bu gece çok sayıda insanı kurtarırız. Bazı insanları kurtaracağız. Şehrin yeni inşa edilen hastanesinin yarısı kullanım dışı. Eski devlet hastanesinin yarısı çalışmıyor. Ayrıca çok yaralı olan iki özel hastane var. Kentsel yapımız tamamen çöktü. Tanrıya şükür buranın dibinde üç itfaiye aracı var. Çocuklar onları izlerken itfaiye aracına bağlandı. Yurtta gözetlenen arkadaşlar bu şekilde kaçtılar.”
Kılıçdaroğlu’nun dinlediği Hataylı depremzedeler şunları söyledi:
“Bazı bölgeler derhal bir çöl hastanesi kurmalı.”
“En önemli sorunlardan biri hastanelerin harabe olması şefim. Sıhhi tesisat yok. Enkazdan çıkarılanların tedavisi yok. Bir an önce belli bölgelere sahra hastanesi kurulmalı. Askerler Alışkın. Tabii ki yok.” Şu anda askerler var, sadece AFAD bölgede.
Gördüğünüz gibi şehir şu anda düşüşte.
Annem hasta, babam enkaz altında. Şeker hastası ve yüksek tansiyonu var. Yani orada, orada. Ama iki gün boyunca hiçbir şey gelmedi. Sayın Başkan, lütfen. Görüyorsun, şehir artık çöktü. Kendi kanalımızla elimizden gelenin en iyisini ortaya çıkardık. Zor durumdaki birini kendimiz kurtardık. Dairemiz Genç Apartmanı olup yine de sesler duyulmaktadır. İki gün yol yoktu. Tabii ki çok kayıp var. Anlıyorum ama acımız büyük.
“Deprem 30 saati geçti ama hükümet yetkilisi yok”
Kuzenim enkaz altında, amcalarım da sekiz kişi. Arama çabası yok, kimse yok. Kimse ilgilenmiyor. Şu anda kuzenim enkaz altında yaşıyor ama kimse karışmıyor. Depremin üzerinden 30 saat geçti ama ortada bir hükümet yetkilisi yok.
“Demir kesici aletlerle, elimizde balyozla yaptık.”
Annemi ve kardeşimi kendi imkanlarımızla götürdük. Sayın Başkan, yandaki binada. Balyoz ve demir kesici aletlerle çıkardık. Artık müdahale edemeyiz. Yeterince güçlü değiliz. Artık hiçbir yerden haber alamıyoruz. Telefonlarımızı zar zor şarj ediyorduk.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]