Haber: Sabri Kırdar
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Antalya Şubeler Platformu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerini Antalya Defterdarlığı önünde yaptığı basın açıklaması ve oturma eylemiyle protesto etti. KESK adına açıklamayı KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Mol okudu.
Basın açıklamasında, 2025 yılının emeğiyle geçinen milyonlar için “kâbus yılı” olduğu vurgulanırken, açıklanan resmi enflasyon verilerinin halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı ifade edildi.
İçindekiler
“Maaşlarımız eridi, yoksulluğumuz derinleşti”
Açıklamada, yıllardır sürdürülen ekonomi politikalarının kamu emekçileri, emekliler ve asgari ücretlileri giderek daha fazla yoksullaştırdığı belirtilerek, “Maaşlarımız her ay erirken, yoksulluğumuz büyüdü. Sorunlar 2025 ile bitmedi, artarak devam ediyor” denildi.
KESK, iktidarın maaş artışlarını TÜİK’in “suni” olarak nitelendirdiği enflasyon verilerine göre belirlediğini, bu nedenle milyonlarca emekçinin alım gücünün hızla düştüğünü vurguladı.
TÜİK–ENAG farkına dikkat çekildi
TÜİK’in 2025 yılı için açıkladığı verilere göre yıllık enflasyonun yüzde 30,89, son altı aylık enflasyonun ise yüzde 12,19 olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG’ın yıllık enflasyonu yüzde 56,14 olarak hesapladığı hatırlatıldı.
KESK adına sorulan sorular ise dikkat çekiciydi:
“TÜİK’in enflasyonu mu gerçek, yoksa sizin pazarda, mutfakta yaşadığınız hayat pahalılığı mı? Enflasyon düştü diyorlar; peki sizin enflasyonunuz düştü mü?”
“Asgari ücret ve maaş zamları enflasyonun altında”
Açıklamada, 2025 yılı için belirlenen asgari ücret artışının TÜİK enflasyonunun dahi altında kaldığı ifade edilerek, asgari ücretlinin aylık ve yıllık ciddi gelir kaybına uğradığı belirtildi. TÜİK verileri esas alınsa bile asgari ücretin olması gereken seviyenin çok altında kaldığı vurgulandı.
SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarının yalnızca yüzde 12,19 oranında artacağına dikkat çekilirken, kamu emekçileri ve emeklilerinin ise 2026 yılına fiilen ortalama yüzde 12,5’lik bir artışla girdiği ifade edildi.
“Zamlar maaş artışlarını katladı”
KESK, 1 Ocak itibarıyla ulaşımdan sağlığa, vergilerden kiralara kadar birçok kalemde yapılan zamların maaş artışlarını katladığını belirtti. Açıklamada, özellikle kira artışlarının kamu emekçileri üzerindeki yüküne dikkat çekilerek, maaş zamlarının neredeyse tamamının kiraya gittiği örneklerle anlatıldı.
Ayrıca son yıllarda temel gıda maddelerine erişimin zorlaştığı, en düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının dahi azaldığı vurgulandı.
“Kaynak var ama emekçilere değil”
KESK, “kaynak yok” söyleminin gerçeği yansıtmadığını belirterek, bütçenin faiz ödemeleri, sermaye teşvikleri, silahlanma harcamaları ve hazine garantileriyle bir avuç kesime aktarıldığını savundu. 2026 bütçesinde her dakikada yüzlerce asgari ücretin faiz ve sermayeye gittiği ifade edildi.
“Sefalete alışmayacağız”
Açıklama, tüm kamu emekçilerine ve toplumun yoksullaştırılan kesimlerine ortak mücadele çağrısıyla sona erdi. KESK, insanca yaşayacak ücret, güvenceli istihdam, demokratik bir çalışma yaşamı ve grev hakkının önündeki engellerin kaldırıldığı gerçek bir toplu pazarlık sistemi için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
“Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık, alışmayacağız” denilen açıklamada, herkese yoksulluk ve sefalet düzenine karşı omuz omuza mücadele etme çağrısı yapıldı.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]