Keşfu’z-Zunun (İlk Bibliyografya) «Bilgi Ustam

Ordinarius unvanı, bugün bile akademik camiada artık mümkün olmadığı ve insan hafızasının üzerinde birikim gerektirdiği için ancak sınırlı sayıda kişinin sahip olabileceği bir rütbe haline gelmiştir. Bu seviyeyi Batı toplumlarında çok önceleri Doğu toplumlarında ve bilim dünyasında görmek mümkündür. Akla gelebilecek her alanda bilgi ve yetkinliğe sahip olan bu kişilere “Hizarfen” veya “Kırk Ambar” gibi adlar verilmiştir. Bu unvanın ve çok yönlü birikimin en başarılı örneklerinden biri, bu alanda yaptığı çalışmalarla bunu kanıtlayan, Batılılarca Hacı Halfe olarak bilinen Kâtib Çelebi’dir.

Katib Çelebi’ye adı geçen unvanları kazandıran eseri Keşfu’z Zunun’dur. Eserin ilk adı Tartub al-Ulam fi Isma’il al-Kitab Kapılarında İcmal al-Fadl Kitabı’dır. Daha sonra Katib Çelebi, eserini daha anlaşılır kılmak için bazı düzenlemeler yaparak Keşfü’z-Zunûn an esâmi’l-kütüb ve’l-fünûn (Kitap ve İlim İsimlerinden Şüpheli Cisimleri Keşfetmek) adını vermiştir. Katip Çelebi’nin eseri bibliyografik eser olarak bilinse de 300 ilim dalıyla ilgili genel bilgilerin verildiği ve bu ilimlerin tasnif edildiği daha kapsamlı bir eserdir. Katib Çelebi, İslam dünyasında bilimin yeri, işlevi ve faydaları üzerinde durarak oldukça kapsamlı bir çalışma yapmıştır. Ayrıca eser teknik olarak 10 bin müellif hakkında bilgi vermekte ve 15 eser hakkında bilgi vermektedir. Eserde kitaplar hakkında bilgi verilirken sadece çocuk kitabı (ana bölüm) ve phasilat (ara bölümler) hakkında değil, kadim edebiyatımızdan kitabın en önemli terminolojik açıklamasının yer aldığı önsözde kelimeler hakkında da bilgi verilmektedir. verildi. Kitapta yer alan eserler çoğunlukla Arapça kaynaklardan derlenmekle birlikte Farsça ve Türkçe bölümler ve kaynaklar da bulunmaktadır.

İlim ve irfan aşığı olan Katib Çelebi, aslında bir yeniçeri yazarı olup, yeniçeri seferleri vesilesiyle doğuda ve batıda birçok ilim merkezini gezme/görme fırsatı bulduğu için büyük kütüphanelerin müdavimi olmuştur. o buradayken Bu eser Kateb Çelebi tarafından 20 yılı aşkın bir araştırma sonucu (1613/1633) kaleme alınmıştır. Özellikle Halep’in sahafları o kadar sık ​​gelip gitti ki sahaflar artık onun kitap ve bilim sevgisinden büyüleniyor.

Kapsamlı veriler içeren eser, verilen verilerin alfabetik sıralaması sayesinde son derece bilgilendirici bir üslupla kaleme alınmış ve böylece günümüze kadar hem doğu hem de batı bilim dünyasında sıklıkla kullanılan bir kaynak olmuştur.

Çelebi’nin ilim müellifi Ahmed b. Mecmû’atü’l-fia-fid’de Yahya ve Taftazini, Taşköprizade’nin Miftâhu’s-sa’âde’sinde. Molla Lütfi’nin el-Muttalib el-Hakaniyye’nin fimevzû’al-ilâhiyye’si ve Sadreddinzâde el-Hakaniyye’nin fevâidü’l Hakaniyye’si (bk. I, 2-3, 2, 1905-1906) gibi ilimler taksimiyle ilgili literatürden istifade ettiği anlaşılmaktadır. .
Keşf-üz-Zunun, Arapça metni ve Latince tercümesiyle birlikte 1835-1858 yılları arasında Flügel tarafından Leipzig’de iki, Londra’da beş cilt halinde neşredildi.

Türkiye’de 1941-1943 yıllarında Şerafeddin Yaltakaya ve Kilisli Rıfat Bilge tarafından iki cilt halinde yayımlanmıştır. Ayrıca 1941-1943 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından iki cilt olarak yayımlanmıştır.

Kaynak:
https://www.tbmm.gov.tr/kutuphane/kutuphanecilik_kaynakcalari/209.pdf
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ke%C5%9Ff%C3%BC%27z-Zun%C3%BBn
İslam Ansiklopedisi (Cilt 25)
http://www.antalyakulturturizm.gov.tr/TR,68172/katip-celebinin-hayati-ve-eserleri.html

yazar:Erdal Oğur

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın