Kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve kararlılık terapisi (ACT), insanların bilişsel ve duygusal durumlarını inceleyerek neden mutsuz olduklarını belirlemeye çalışan yeni bir yaklaşımdır. Kabullenme ve kararlılık terapisinin temel amacı, bireylerin kendileri için neyin önemli ve değerli olduğunu belirlemelerini ve yaşamlarını ve davranışlarını buna göre düzenlemelerini sağlamaktır. Bu sayede bireyler hayatlarını inandıkları doğrultusunda düzenleyecek ve bunun sonucunda mutlu olacaklardır. Günümüz dünyasında, özellikle gelişmiş ülkelerde, birçok insan ekonomik olarak iyi durumda olmasına rağmen hayatını anlamsız bulmakta ve mutsuz hissetmektedir. Bu da kişilerin psikolojik sorunlar yaşamasına ve sağlıklarının bozulmasına neden olabilmektedir.

Kabul ve taahhüt terapisi özünde, bireyler için önemli olan değerleri belirlemeyi ve yaşamlarını buna göre düzenlemeyi amaçlar. Bu başarıldığında ise bireyler inandıkları değerler uğruna yaşamaya devam ettikleri için kendilerini mutlu hissedecek ve hayatı anlamlı bulacaklardır. Bu noktada birçok insan, neye inandıklarına ya da kendileri için neyin önemli olduğuna göre yaşamanın kolay olduğu yanılgısına kapılır. Ne yazık ki, insanlar kendileri için önemli olan şeyleri erteleme veya yapmayı bırakma eğilimindedir. Örneğin, birçok kişi kilo vermesi gerektiğini düşündüğü halde diyete başlayamaz veya diyete yeterince uzun süre devam edemeyip yarıda keser. Başka bir örnek vermek gerekirse, işini sevmeyen pek çok insan iş değiştirmiyor. Kasıtlı Kaçınma Terapisine göre, tüm bu davranışların altında yatan neden “deneysel kaçınma” adı verilen davranıştır. Bu davranış nedeniyle insanlar acı çekeceklerini düşündükleri için bazı şeyleri yapmaktan kaçınırlar. Kısacası korkularımız bizi tutsak eder ve hayatımızda gerekli değişiklikleri yapmamızı engeller. Bu nedenle, korkularımızdan kaçınmak için, aslında refahımıza veya mutluluğumuza yol açacak şeyleri yapmaktan da kendimizi alıkoyabiliriz. Bu aşamada korkularından ya da olumsuz düşüncelerinden, alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklardan kaçınma konusunu abartan kişilerde bu durum görülebilir.

Kabul ve kararlılık terapisinde, bireylerin kendileri için önemli olan değerleri belirlemeleri gerekir. Buradaki değerler, ulaşmak istediğimiz hedeflerden çok hayatımızı nasıl yaşadığımızla ilgili şeylerdir. Örneğin “sağlıklı olmak” veya “çevreye en az zarar verecek şekilde yaşamak” gibi değerler ayarlanabilir. Bu değerler ışığında hayatımıza yön verebiliriz. Kabullenme ve kararlılık terapisinin bir başka yönü de deneyimlerimiz hakkındaki duygu ve düşüncelerimizi olduğu gibi kabul etmektir. Bu noktada olumsuz deneyimlerden kaçınmamayı öğrenmeliyiz. Örneğin sağlıklı yaşamak bizim için önemli bir değerse bunu başarmak için egzersiz ve diyete ihtiyacımız olacaktır. Ancak egzersiz ve diyet yapmak bizim için olumsuz deneyimlere yol açabilir. Sonuçta spor yaparken yoruluyoruz ya da diyet yaparken aç kalmak zorundayız. İşte bu kötü deneyimlerden kaçınmak yerine bu deneyimleri olduğu gibi kabullenmeli ve bizim için önemli olan “sağlıklı yaşam” hedefine göre yaşamalıyız. Aksi takdirde bu olumsuz deneyimlerden kaçınmak için sporu ve diyeti bırakmak zorunda kalacağız. Bu davranış kısa vadede yaşadığımız kötü deneyimden kurtulmamızı sağlasa da uzun vadeli “sağlıklı yaşam” hedefimizden uzaklaştıracaktır.

Kabul ve kararlılık terapisi, insanların kendi başlarına pratik yapmalarının bir yoludur. Üzgün ​​​​hissediyor ve hayatımızı anlamsız buluyorsak, kabullenme ve kararlılık terapisini öğrenip uygulayabilir ve hayatımıza anlam katabiliriz.

Kaynak:
Kabul ve Kararlılık Terapisi, Duncan Gillard, Wiley Publishing, 2016.

yazar:Muhammed Umut Bişkin

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın