İsrailli yetkililer ‘soykırım’ niyetini açıkça belli etti

Yakın zamanda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi’ndeki görevinden istifa eden Craig Mokhiber, Al Jazeera’ya verdiği demeçte, Gazze’de yaşananların İsrailli liderler tarafından da açıkça belli edilmiş bir ‘soykırım’ olduğunu savundu.

Mokhiber şu ifadeleri kullandı:

Genelde soykırımı kanıtlamanın en zor yolu niyettir. Çünkü orada bir grubun tamamını veya bir parçasını yok etme niyeti olmalıdır. Bu konuda İsrailli liderler, -başbakan, cumhurbaşkanı, kabine üyeleri, askeri liderler-, bunu kamusal alanda belli etti. Hepsi halka açık kayıtlarda var. Eğer savaş suçları, insanlık suçları görürsek, soykırımın işlenme ihtimaline dair çok güçlü deliller görürsek bunu göz ardı etmenin bir anlamı yok. Bundan sonra Gazze’de tanık olduklarımızla birlikte soykırım terimini daha fazla duyacağımız kanaatindeyim. Bir insan hakları avukatı olarak, Gazze’de ortaya çıkan durumun bir soykırım olduğunu söylemekte oldukça rahatım.

NE OLMUŞTU?

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği New York Ofisi Direktörü Craig Mokhiber, Volker Turk’e bir mektup yazarak istifasını sunmuştu. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Turk’e yazdığı mektupta, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının örgüt tarafından ‘görmezden gelindiğini’ söyleyen Mokhiber, BM’nin ‘kitlesel zulümlerin önlenmesi, savunmasız insanların korunması ve faillerin hesap verilebilirliğinin sağlanması’ konusunda başarısız olduğunu belirtmişti.

‘Filistinlilerin yaşamlarının son kalıntılarının da hızla yok edildiğini’ dile getiren Mokhiber, Gazze’de yaşananları ‘soykırım’ olarak nitelemiş ve “Bir kez daha gözlerimizin önünde bir soykırımın yaşandığını görüyoruz ve hizmet ettiğimiz BM, bunu durdurma konusunda güçsüz görünüyor. Bu ders kitaplarında okutulacak şekilde bir soykırım vakası” ifadelerini kullanmıştı.

GAZZE’DE SON DURUM

İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

İsrail, Gazze’den düzenlenen saldırılarda 315’i asker 1400’den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail’e göre 31 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda ölen asker sayısı 23’e yükselirken, Kassam Tugayları’nın elinde 242 İsrailli esir bulunuyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da da bir İsrail askeri öldü.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığına göre, İsrail’in saldırılarında 3 bin 760’ı çocuk, 2 bin 326’sı kadın olmak üzere 9 bin 61 Filistinli öldürüldü, en az 32 bin kişi yaralandı.

Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler, 138 Filistinliyi öldürdü.

Gazze’de binlerce yaralı ile sivilin bulunduğu en büyük sağlık tesisi olan Şifa Hastanesini de hedef gösteren İsrail ordusu, El-Ehli Baptist ve Türk-Filistin Dostluk hastanelerini vurdu, tahliyeye zorladığı Filistin Kızılayına bağlı Kudüs ve Endonezya hastanelerinin çevresini bombaladı.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda 52 Hizbullah mensubu ile 4 İsrail askeri öldü.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın