Çin’de İslam’ın ortaya çıkış tarihi çok eskidir. İslam ordularının İran’ı işgal etmesinden sonra Sasaniler’in son hükümdarı Firuz bin Yezdigirt Çin’den yardım istemiş ancak bu talebi olumlu karşılanmamış ve Çinliler bu sayede İslam devletinden haberdar olmuşlardır. Bu talepten bir yıl sonra bir Çin heyeti Hz. Osman’ın yanına gelerek İran ile IŞİD arasındaki çatışmada arabuluculuk yaptı. Aynı yıl Hz. Osman, liderlerinden birini elçi olarak Çin’e gönderdi.
Bu komutan Saad b. Ibi Vacas’tı.
Çünkü Çinli Müslümanların bu ünlü yoldaşa ait olduğunu iddia ettikleri mezar, halen Çin’in Kanton şehrinde bulunuyor. Bu tarihten itibaren Çin ile İslam dünyası arasındaki sürekli ticari ilişkiler nedeniyle birçok Arap, Fars ve Türk Müslüman tüccar bu ülkede ticaret yapmaya başlamış ve zaman zaman kıyı kentlerinde Müslüman kolonileri oluşmuş, çoğu Müslüman kolonileri olmuştur. Çin’e yerleşiyorlar.
Bu vesileyle elçiler ve heyetler sık sık ileri geri hareket etmişler ve sayılarının 651-798 yılları arasında 37, 908-1168 yılları arasında ise 49 olduğu bilinmektedir.
Saad b. Çin’e giden tek yoldaş Ibi Vacas değil:
Hizmet ruhunun en büyük örneklerinden biri de b. Kebşa radıyallahu anh. Bu güzel adamın mezarı Çin’de.
Ancak o dönemin şartlarında Çin, aradan bir yıl geçmesine rağmen,
Efendimiz, Allah ondan razı olsun ve selamet versin, onu Çin’e İslam’ı anlatmakla görevlendirdi. Daha sonra Hz. Vehb b. Kebşe çok uzun süre vaaz verdi. Efendimizin hasretine dayanamayıp Medine’ye dönmüş ve bir yıl süren bir çileden sonra Medine’ye varmış ama ne yazık ki üstadımız vefat etmiş ve kendisini göremez hale gelmiştir. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in kendisine emrettiği vazifenin mukaddesiyetini idrak ederek tekrar Çin’e döndü ve bu hizmette iken nefsini teslim etti.
Kaynak:
İkinci zulüm gören padişah. Abdulhamit
yazar:geç kına
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]