ISIG: Son 10 yılda en az 616 çocuk işçi hayatını kaybetti

ISIG, 2013’ten bu yana “en az” 616 çocuğun doğum nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, ucuz çocuk işçiliğini teşvik eden eğitim sistemi politikalarına son verilmesi çağrısında bulundu.


Dişik Serkizoğlu Başkan: Çaykur işçisinin kadrosu olmalı

Evrensel’de yer alan habere göre İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği’nin (İSİG) 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde açıkladığı rapora göre, 2013’ten bu yana geçen on yılda “en az” 616 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. . Çocukların yoksulluk, güvensiz çalışma, işyerinde şiddet ve cinayet baskısı altında olduğuna dikkat çeken İSİG, AKP’nin uyguladığı tarım, sanayi, eğitim ve sosyal politikaların her geçen gün daha fazla çocuğu birlikte çalıştırdığını söyledi. için iyi çalıştığını vurguladı.

İş sağlığı ve güvenliği raporunda SGK’nın açıkladığı “yıllık iş kazası istatistikleri” verilerini kendi verileriyle karşılaştırdı. SGK kayıtlarına göre; 2013-2021 yıllarını kapsayan dokuz yılda 102 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocukların 3’ü kız, 99’u erkektir. 4’ü 14, 7’si 15, 35’i 16 ve 56’sı 17 yaşında. Bu dönemde 12 bin 577 “iş kazası” sonucu ölüm meydana geldi. ISIG, bilgilerin güncel ve kapsamlı olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını belirterek, 2013-2022 dönemine ait verilere dayanarak işlenen çocuk cinayetlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

2013’ten bu yana 616 çocuk doğumda öldü

ISIG’in iş cinayeti raporlarına göre; 2013’ten bu yana geçen on yılda, “en az” 616 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocukların 96’sı kız, 520’si erkektir. 4’ü 4 yıl, 5 5 yıl, 4 6 yıl, 5 7 yıl, 12 8 yıl, 12 9 yıl, 24 10 yıl, 13 11 yıl, 32’si 12 yıl, 39 13 yıl, 61 14 yıl, 87 Yılda 15 yıl, 123 16 yıl ve 195 17 yıl. Bu dönemde “iş cinayetleri” sonucu toplam 18.683 ölüm meydana geldi.

İSG raporunda TÜİK verilerini de inceledi:

TÜİK verilerine göre;

  • Bir ekonomik faaliyette çalışan 5-17 yaş arası çocuk sayısı 720 bin çocuktur.
  • Çalışan çocuklar arasında 5 yaş altı çocuk görülmedi.
  • Çalışan çocukların yüzde 79,7’si 15-17 yaş grubunda yer alırken, bu oran 14 yaş altında yüzde 20,3.
  • Çalışan çocukların %34,3’ü eğitimlerini tamamlamamıştır.
  • Çalışan çocukların yüzde 30,8’i tarım, yüzde 23,7’si sanayi ve yüzde 45,5’i hizmet sektöründe çalışıyor.
  • Çalışma durumlarına göre çocukların %63,3’ü ücretli veya yevmiyeli, %36,2’si ücretsiz aile işçisi ve %0,5’i kendi hesabına çalışmaktadır.

“Tweek, çocuk işçiliğinin gerçek boyutlarına karar veriyor”

ISIG’in iş cinayeti raporlarına göre;

  • TÜİK verileri (720.000 kişi) çocuk işçiliğinin gerçek boyutlarını gizlemektedir. Çıraklar, çıraklar ve mesleki eğitim öğrencileri de dahil olmak üzere çocuk işçiliğinin büyük bölümü olan 1,5 milyon çocuk işçiliğindeki düşüşü gösteren istatistiklerde eksik. Öte yandan, çocuk işçiliği anketleri yaz aylarında değil, Türkiye’de mevsimsel olarak, çocuk işçiliğinin en düşük olduğu Ekim ve Aralık aylarında yapılmakta ve böylece çocuk işçiliğinin gerçek boyutu gizlenmektedir.
  • Çatışmada hayatını kaybeden 4 ila 5 yaş arası 9 çocuğu tespit ettik. Bu da demek oluyor ki çocuk işçiliği bu yaşlarda başlıyor. Bu yaş grubunda bir ölüm oranı varken, “5 yaşında çalışan bir çocuğu gözlemleyememek” bu araştırmaların kapsamını bir kez daha merak ettiriyor.
  • Çocuk işçiliği ölümlerinin yüzde 65,7’si 15-17 yaş grubunda meydana gelirken, bu oran 14 yaş altında yüzde 34,3’tür.
  • İlk maddede bahsedildiği gibi 1,5 milyon çırak, çırak ve meslek edindirme çocuklarının da yok sayılması eğitimle ilgili verilen bilgilere ışık tutuyor. 4+4+4 eğitim sistemi bu süreçte önemli bir ivme oluşturmuştur. Eğitim-Sen tarafından hazırlanan “Çatışmaların Eğitime ve Öğretmenlere Etkisi Araştırması”na göre, bu uygulamanın hayata geçirildiği 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Türkiye’de doğrudan müdahale sonucu sadece 45 özel meslek lisesi bulunuyordu. Kamu kaynaklarının sağladığı destek ve teşviklerle son üç yılda okul sayısı yaklaşık 10 kat, özel meslek liselerine kayıtlı öğrenci sayısı ise 17,5 kat arttı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okula gitmesi gereken saatte çalıştığını tespit ettiği çocuk sayısını açıkladığını ancak yaklaşık 440 bine ulaşmadığını da belirtmek gerekir.
  • İş cinayetlerinde ölen çocukların yüzde 57,3’ü tarımda, yüzde 19,5’i sanayide, yüzde 12,8’i hizmetlerde ve yüzde 10,4’ü inşaatta çalıştı.
  • İş cinayetlerinde ölen çocukların yüzde 77,4’ü ücretli işçi, yüzde 32,6’sı ücretsiz aile/serbest meslek sahibi çocuklardı (yüzde 20 çiftçi ve yüzde 12,6 tüccar).

Tarım ve göçmenlerin çocuk işçiliği

Tarım, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri arasında yer almakta olup, çocuk işçiliğinin en fazla olduğu sektör ve çocuk işçiliği açısından başı çeken sektördür. Göçmen ve mülteci çocukların da günlük olarak işgücü piyasasına dahil edildiğini ve tarım, sanayi, inşaat, ticaret gibi sektörlerde güvencesiz olduklarını kaydeden İSİG, bunun işverenlerin ücret pazarlığı yapamayacağı, eksik ödeyemeyeceği veya geciktiremeyeceği anlamına geldiğini söyledi. haklarını ararken şiddet kullanıyor, zorla çalıştırıyorlar. Bunun ek bir çalışan çocuk kitlesi anlamına geldiğini vurgulayın.

mesleki eğitim tartışması

İSİG, Milli Eğitim Bakanlığı ile marketler zinciri arasında “mesleki eğitim merkezleri (MESEM) aracılığıyla sektör çalışanlarının eğitim ve öğretim sürecine dahil edilmesi, mesleki eğitim ve işe alım süreçlerinin gerçekleştirilmesi” amacıyla imzalanan protokole atıfta bulunarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın çocuk işçiliğini yasal ve meşru hale getirmek için uzun süredir devam eden çabalarının bir sonucu. Ekim 2022’de MESEM’lerde “eğitilen” çocuk sayısının 900 bine yükseldiğini kaydeden Erdoğan, hükümetin başarı öyküsü olarak nitelendirdiği bu projelerin merkezinde çocuk emeği sömürüsünün yer aldığını belirtti.

Devletten yapılan açıklamaya göre mesleki eğitim kurumlarının döner sermayelerinin 2022’nin ilk sekiz ayında bir önceki yıla göre yüzde 243 artarak 75 milyara ulaştığını kaydeden İSİG, şu değerlendirmelerde bulundu:

Özellikle AB ülkelerinden örnekler verilerek mesleki eğitimin özel sektöre taşınması gerektiği bir kez daha belirtilmektedir.Burada amaç ucuz işgücü kaynaklarının AB sermayesine aktarılmasının sağlanmasıdır.12 Eylül’de başlayan bu süreç ve Özal, AKP ile ivme kazandı. 2006 yılında MEB-Koç Holding’in “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” sloganıyla yaptığı işbirliği ile öğrenciler sanayinin orta elemanı olarak yetiştirilmeye başlandı. İlerleyen yıllarda protokoller imzalandı. TOBB, Dünya Bankası’nın teşvik ettiği Sanayi ve Ticaret Odaları ile “yerli ve milli eğitim” sloganıyla “Ortaokullarda okuyan öğrencilerin mezun olmasını beklemiyorlar”. sayısı bir milyona ulaşan çalışan çocuklar grubu tarafından Avrupa Birliği’nin desteğiyle uygulanan çocuk işçiliği karşıtı” programlar.

İstekler

Çocuk işçiliğin getirildiği durumu ve çocuk işçiliği suçlarının bir “çocuk işçiliği istismarı” politikası olduğunu vurgulayan İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu, şu talepleri sıraladı:

  • Ucuz çocuk işçiliğini teşvik eden, altyapısını şekillendiren eğitim sistemi ve eğitim politikalarına son verilmelidir. Tüm çocuklara ücretsiz ve kaliteli eğitim sağlanmalıdır.
  • Çocuk işçiliğine ilişkin veriler bilimsel, güvenilir ve düzenli bir şekilde yayınlanmalıdır.
  • Kayıt dışı çocuk işçi çalıştıran kişi ve kuruluşlara müsamaha gösterilmemeli ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.
  • Yasadışı çocuk işçiliğinin önlenmesi için önlemler alınmalı, denetimler etkin ve sıkı bir şekilde yapılmalı ve ilgili mevzuat uygulamaya konulmalıdır.
  • Tüm çocuklar ücretsiz ve ayrıntılı bir sağlık muayenesinden geçmelidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenme sağlanmalı, bağışıklık sistemleri güçlendirilmelidir.
  • Çocuk işçiliği yasaklanmalıdır.
Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın