İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde miting düzenledi. Burada konuşan İmamoğlu, vatandaşların taşıdığı pankartları okudu. İmamoğlu, sözlerine “Bu ülkenin vatanseverleri olarak hep birlikte bu seçimde Türkiye’nin dengesini yeniden tesis etmek zorundayız” diyerek başladı.
Adalet terazisinin terazisini bozdular: Maalesef Türkiye’nin dengesi ciddi anlamda bozuluyor. Bu ülkeyi onlara bırakırsak ne yazık ki çöküşün eşiğine gelmiş bir sürece doğru gidiyorlar. Ülke olarak bir gün bile tahammülümüz kalmadı. Artık bekleyemeyiz. Memleketi üzenleri 14 Mayıs’ta evlerine göndereceğiz. 22 yıldır ülkemizin ekonomik dengesini bozanlar ne yazık ki çok kazananlar daha çok kazanırken, az kazananlar maalesef elini kaybetmiştir. Zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Gençlerimiz hak ettikleri halde kamuda iş bulamıyorlar. Hak etmeyenler mülakatla işe yerleştiriliyor. Röportajı bozup çöpe atacağız. Haksız kazanç elde edenlere devletin kapıları ardına kadar açıldı. Adaletin dengesini bozdular. Ne yazık ki, bu önlem artık insanların lehine değil. Güçten güce tartışmaya başladı.
Birliğimizi, Kardeşliğimizi oluşturan her şeyi yok ettiler: Erkeğe göre hukuk, erkeğe göre adalet dönemi başlamıştır. Maalesef eğitim ve sağlıkta dengeler bozuldu. Parası olanlar bile artık iyi okullara ve sağlık hizmetlerine erişemiyor. Birliğimizi, kardeşliğimizi sağlayan ne varsa yok ettiler. Toplumsal dengeyi bozarlar. Devlet, devlette dengeyi sağlar. Bir devlette denge bozulursa dengeyi sağlayan kurum devlettir ama ne yaptılar? “Atı alan Üsküdar’ı geçmiştir” diyerek ortaya koydukları bu sistem ne yazık ki devletimizi yıktı ve devletimizi çok sarstı. Devlete değil, millete değil, bir avuç insana hizmet eden bir ortam oluşturdular. Devleti milletin iradesine değil, bir kişinin iradesine tabi kıldılar. Kurumları, kuralları ve devleti sahibine, millete iade etmek için dönüyoruz.
Millet konuşur gibi konuşanları istemiyor Söz veriyorum, 15 Mayıs’ta bu ülkeye bahar gelecek. Devlet de yüzünü sana çevirecek ey millet. Devlet halkına hizmet edecek. Devlet gücünü milletten alacak, ancak bu gücünü millete hizmet için, sempatisini ve vicdanını göstermek için kullanacaktır. Millet artık açık fikirli bir yönetici istemiyor. İnsanlar kendilerini dövüyormuş gibi konuşanları istemiyorlar. Devlet milleti için vardır, herkes iş bulsun, sağlıklı olsun, iyi bir gelir elde etsin. Vatan, çocuklar mutlu, gençler mutlu olsun diye var olur. Kimse soğan patates fiyatlarını dert etmesin diye devlet orada. Devlet bu ülkede tren kazalarının yaşanmaması için var. Devlet adaletin tecelli etmesi için vardır. Millet İttifakı Türkiye’de basit bir hükümet değişikliği sözü vermiyor. Milletin ittifakı, Ahmed’in ayağa kalkması ve Muhammed’in oturması için gelmiyor. Millet ittifakı bu yozlaşmış sistemi değiştirmeye geliyor.
Bugünün hükümeti, “Milleti bölenlere oy vermeyin” etiketlerini çevirdi. Oradan git: Devletimizin temellerini adalet üzerine sağlam bir şekilde atmaya geliyoruz. Devletin temeli adalet olsaydı bu topraklarda her şey düzelirdi. Devletin temeli adalet ise, aramızdaki kardeşlik ve birlik sağlamdır. İnanın en çok birlik ve beraberliğimizle bu milleti yok etmeye çalışanlar var. Bugün Denizli’deydim. Çok heyecanlı bir kalabalıkla oradaydık. Denizli’deki tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Denizli’ye girdiğimde binanın cephelerinde ne gördüm biliyor musunuz? Efendim ne oldu, bugünkü iktidar “Milleti bölenlere oy vermeyin” pankartları açtı. Nedir bu akıl, biliyor musun? Bu zihniyet, “Bana oy veren vatanseverdir, yerlidir, vermeyen vatan hainidir.” Çık oradan.
Vatandaşın sesini duymayan yönetici bu ülkeyi yönetemez: Herkes namusu için yaşar, Vatan, bayrak şereftir. Milletin şerefi şereftir. Gücümüz, beraberliğimiz onurumuzdur. Bu vatandaşları 86 milyon insandan ayıran göz, bu milletin hamisi olamaz. Bu millete liderlik edemez. Söylediklerimi kendin söylüyormuşsun gibi düşün. Bunu sana söylemiyorum. Sanki aklından geçenleri sana söylüyormuşum gibi düşün. Evladının ve vatandaşının sesini duymayan bir hükümdar bu milleti yönetemez. Vatana, millete, bilime olan sevgimi, vatan sevgimi konuşacak kişi henüz annesinden doğmadı diyorum. Bu söz herkesin sözüdür. Kelime 86 milyon kişi. Ellerinde sizin için tuttukları bir cihaz var mı, kilitli mi yoksa kilidi açık mı? Utanmasalardı bugün “Cennete mi gideceksin yoksa cehenneme mi gideceksin” derlerdi? Konut. Utanmasalar da utanacaklar. Benim siyasete olan inancımı kullananlarla işim olmaz, oy pazarlığı yapmak için siyaseti kullananlarla da işim olmaz. Selametle.
Adalet için bir aradayız: Yeni bir döneme başlıyoruz. Bundan sonra iş başka yere gidecek. Herkes için adalet istediğimiz için buradayız. Bu ülkede adalet için bir aradayız. Kimse şüphe etmesin. Kesinlikle başaracağız. Bunu da hayatını hak, hukuk, adalet ve millet ittifakı mücadelesine adamış 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte başaracağız. sana söz veriyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin birleştirici gücüdür ve bu sürecin garantörüdür. Birçok farklı parti ve farklı kesim Sayın Kılıçdaroğlu’nun etrafında toplanmıştır. Çünkü onun vicdanına, adalet anlayışına ve devletin tecrübesine güveniyoruz. 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kılıçdaroğlu, devletin aklını, milletin vicdanını temsil etmektedir. Ülkeyi alt üst eden bu sistemi onun liderliğinde hep birlikte değiştireceğimizi göreceksiniz. Bu güç bir kişinin, partinin, inancın veya ideolojinin gücü değildir. Ortak değerlerimizin, hayallerimizin ve hedeflerimizin gücünü oluştururuz.
Bu seçim Milat olacak: Bu sizin seçiminiz arkadaşlar. Bu son seçim olacak. Bu seçim milat olacak. Artık kimse milleti bölerek siyaset yapmaya cesaret edemez. Bu nedenle milleti bölenleri, siyaset yapanları bu seçimde acilen görevden almalıyız. Onları evlerine göndereceğiz. Akılları, geldikleri her makam, kendi unvanlarıymış gibi muamele görüyordu. 15 Mayıs sabahı devletin aklı ve yönetim şeması yeniden çizilecek. En üstte bu ülkenin sahipleri yazacak. kimi biliyorsun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları. Buradaki herkes bu ülkeye eşit katkıda bulunuyor. Hepimiz bu ülkenin unvanı üzerinde aynı haklara sahibiz. (döviz) ‘Seninle öğle üstü kazanamayacağımız bir seçim yok’, ‘Edirne’den Kars’a Karadeniz’in hizmetkarları yollarda, gücün rahat uykusu yok.Karanlık doğacak elbet Marmara’ya Ereğli burada’.
Eve geleceğiz: Bu dönemde bakanlar ve yöneticiler ne olacak biliyor musunuz? Hemşehrilerinin gözünde yerlerini bilecekler. Hükümdar, yurttaş karşısındaki yerini biliyorsa, bu yönetim biçiminin adı da cumhuriyettir. Vatandaşa şöyle bakacağız, tersini yapan biz değiliz. yemin ettik. Vatandaşın gözünün içine bakarak konuşacağız. Onunla konuşurken onu dinleyeceğiz. Gözünün içine bakacağız. Benim gözlerim mavi değil ama Atatürk’ün gözlerine benzeyeceğiz. 15 Mayıs sabahından itibaren çalışmalara başlayacağız, çok çalışacağız. Millete döneceğiz. Sınırlarımızı bileceğiz. Ekonomiye istikrarı ve güveni hızla geri getireceğiz. Herkes yolunu görecek. Kendi hesabını yapabilen Türkiye, sağlıklı büyüme ve toplumsal gelişme yolunda ilerleyecektir. Her bir şehrin kendine özgü sorunlarına odaklanacağız. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın büyük şehirlerindeki tüm imkanları tüm Türkiye’ye yayacağız.
Gelir dağılımında tüm şehirlere adaleti sağlayacağız: Burada da çalışacağız. Tekirdağ Şehir Belediye Başkanı ve Kadir’in abisi ile birlikte çalışıyoruz. Çorlu’nun da çalışkan bir belediye başkanı var. Tekirdağ’ın bütün belediye başkanlarını çok seviyorum. Tüm şehirlerin çağdaş şehircilik anlayışı içinde gelişmesini sağlayacağız. Çocuklar, gençler, kadınlar, emekliler ve tüccarların hayatını kolaylaştıracağız. Eğitimde, sağlıkta, gelir dağılımında adaleti bütün şehirlere yaşatacağız. Tekirdağ’da olduğu gibi Trakya ve Marmara’nın tüm illerini özel bir strateji ile yöneteceğiz. Bu bölgenin çok özel bir görüntüsünü vereceğiz. Dolayısıyla bu alanın büyük sorunları var. Türkiye’de her üç kişiden biri Marmara bölgesinde yaşıyor. Türkiye’nin kalkınmasında en önemli alan olan bu alanda önümüzdeki 50 yılı planlayacağız. Bu anlamda Çorlu Havalimanı bölgede verimli bir havalimanı haline gelecek. İstanbul’da stratejik bir konuma sahip olacak. Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı projesini de hızla bitireceğiz. Çorlu’da duralım. Çorlu Ekonomisini Canlandıracağız.
21 yılın sonunda gençlerin en az yüzde 85’inin desteğini kaybedeceksiniz: Çorlu’da, Tekirdağ’da, tüm Trakya’da, Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışır, yukarıda bahsettiğim güçlü stratejiyi taşıyan vizyoner bir paradigma ile gelecek kaygısı taşımayacağız. Tarım ve sanayi arasında denge kuracağız. Çiftçimizi de, sanayicimizi de destekleyeceğiz. İşçilerin yanında olacağız. İşçinin hakkını asla gasp etmeyeceğiz. Çevreyi gözümüz gibi koruyacağız. Dengeli, adil ve şeffaf politikalarla ilerleyeceğiz. Gelişmiş dünyanın uyguladığı yöntemleri hızla ülkemize kazandıracağız. Bundan şüpheniz olmasın. Bu uygulamaları çevre nasıl korunursa doğru şekilde ülkemize kazandıracağız. Daha iyisini yapacağız. Gençlerin elinde “gelecek kaygısı istemiyoruz” afişleri var, insanın içini acıtıyor. Aslında bu adamların “Biz bu laboratuvarı istiyoruz, bu araştırma merkezini istiyoruz, bu teknoloji merkezini de istiyoruz” afişleri olması gerekirdi. 21 yıl sonra bu ülkenin gençliğinin en az yüzde 85’inin desteğini kaybettim. 15 Mayıs’ta eve gitmek için çantanı topla.
Kemal Kılıçdaroğlu Denizli’de konuştu
Aralarında ayrım yapmayacağız: Ülke genelinde önemli hizmetler yapacağız. Bundan şüpheniz olmasın. Kültür merkezleri, gençlere ucuz, kaliteli ortamlar sağlayan iş yerleri hepsi gelecek. Depreme dayanıklı sosyal konut üreteceğiz. Toki’yi lüks konut üreten bir merkez değil, bu ülkenin sosyal konut ihtiyacını karşılayan bir işletme haline getireceğiz. Konut önemlidir. Kiralar artıyor. Burada bu sorunu da çözeceğiz. Her ülkenin sorunu üzerinde kontrolümüz var. İstanbul’da gece gündüz çalıştık. Onların yapamadığı metroları biz yaptık. Yapamayacakları işleri bitirdik. Durdular, iktidar onlarda, belediye onlarda. Onlara ayrımcılık yapmayacağız. Herkesle aynı masada çalışacağız.
Milli İttifak’ın tek derdi çocuklarımızın ve gençlerimizin gücüdür: Beylikdüzü gençliği afişi buraya yorumladı. 2012 yılında o dönem CHP Beylikdüzü ilçe başkanıydım. Orada bir tweetim var. 19 Mart 2012. İki yıl önce henüz belediye başkanı değilim. Yazdım: Beylikdüzü’nde elektriksiz uykumuz yok. Hani o zaman ‘İstanbul’da, Türkiye’de iktidardayız’ dedim. Kalan bu 10 gün için çok çalışacağız. Eşimizle, dostumuzla, akrabamızla konuşacağız. Onlara söyleyeceğiz: Bu hükümetin tek derdi adalettir. Bu yeni hükümetin, milletin koalisyon hükümetinin tek derdi çocuklarımız ve gençlerimizdir. Bu hükümetin tek derdi bu milletin bir arada olması, bir olması, büyük olması ve diri olmasıdır. Bu ümmet ittifakının tek derdi Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin ve Yunus Emre’nin güzel felsefesini bu topraklarda yaymaktır.
Tüm sigortaları ve cezaları takip edeceğiz: Bu ittifakın temel kaygısı, halklarının birbirini sevmesini ve saygı duymasını sağlamak ve 21. yüzyılda teknolojiyi yakalayan lider ülkelerden biri olmaktır. Bunu açıkla. Kadın-erkek, genç-emekli, bu iktidarın tek sorunu bu diyerek, kapı kapı dolaşarak, bunun bir partizan seçimi değil, sistem değişikliği olduğunu söyleyerek birlikte çalışmaya hazır mıyız? 14 Mayıs’ta sandık başına gitmeyen Türk gönüllülerine partiler aracılığıyla üye olarak sandık başına gitmeye hazır mıyız? O gün eve gitme. Türk bayraklarını elinize alın, 14 Mayıs’ı sokağa çıkmalı veya katılımsız demokratik bir bayrama dönüştürmeye hazır mıyız?
Kişisel faydaları azaltacağız: Oyumuz 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na. Milletin ittifakı lehine oyunuzu. Umutlarımız yüksek, güvenimiz tam. Kişisel çıkarları çöpe atan, ulusal çıkarlarımızı ön planda tutan bir sürecin askerleri olacağız. Stajyer de adalet bekliyor, öğretmen tutacağız, psikolog tutacağız. Bütün bunlar onurlu bir şekilde gerçekleşecek. İnsan sevgisi olduğu sürece yorulmayacağım. Size iyi hizmetler sunmayı umuyoruz. Tanrı beni buradaki herkes adına utandırmasın.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]