İmamoğlu: Bu masa sınıf masası değil

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varıldığı açıklanan altı tablonun eleme tablosu olmadığını belirterek, “Altı tablo birden az olmamalı, ikiden az olmamalı daha çok insanı kucaklamalıyız sapkın oturup doğruyu bulacağız birinin kalbi kırılırsa onarırız birileri dertlenirse düzeltiriz eğer bunun üstesinden gelmek için içgörü gerekiyorsa Dün hararetle bir araya gelen Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Uluslararası Kızıl Haç Partisi Yılı Başkanı Sayın Meral Akşener’de bu içgörü mevcuttur.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halk TV’de yayınlanan “İsmail Küçükkaya ile Günaydın Türkiye” programına katılarak soruları yanıtladı. İstanbul’daki depreme hazırlık çalışmalarını anlatan İmamoğlu, dün yapılan ve cumhurbaşkanı adayının görüşüldüğü 6’lı masa toplantısından da bahsetti. Altı tabloda düşüş olmaması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, süreci basından takip ettiğini söyledi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile dünkü görüşmeye ilişkin telefon görüşmesi yapılmamasına değinen İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Ankara İl Başkanı Mansur Yavaş’ın adını gündeme aldıklarını söylerken, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun her şeyi söylediği soruldu. Lobinin verdiği bilgilerle ilgili olarak, “İki belediye başkanımız da çok başarılı, belediyecilik çalışmalarını sürdürüyorlar, sürdürecekler” dedi.


Maraş Mimari Raporu: 4 katlı alanlarda 14 katlı yapılaşma onaylanmıştır.

“Güç bizi yıpratmaya çalışıyor, bu konuyu kaçırmayın: Bu durumu televizyonda, gazetelerde ve internette okudum. Tüm kritik vakaları değiştirecek ve iyileştirecek tek bir rakip vardır, o da günümüz sistemi ve sistemin savunucularıdır. Muhalefet olarak rejime karşı savaştığımızın farkına varmalıyız. Bu sistem binalarımızın sağlamlığını tehdit ediyor, bu sistem şehirlerimizin geleceğini tehdit ediyor, bu sistem çocuklarımızın geleceğini tehdit ediyor, bu sistem bizim yönetim anlayışımızı, özgürlüğümüzü, özgürlüğümüzü tehdit ediyor… Az önce teknoloji dünyamızdan bahsettik. hapiste. Tayfun Kahraman’ı konuştuk. Ya da diğer tutuklulardan bahsettik. Tüm bu kavramlarla mücadelemizin sistem olduğunu unutmayalım. son; Bu konu ilk kez tartışılmıyor. İmamoğlu’nun bilinçli veya bilinçsiz tartışmasını bulmuyorum, bugünün enerji alanı çok anormal. Çünkü bizi yormaya çalışıyorlar. Ancak zaman zaman sahada bu tartışmalar yaşanıyor, siyasi arkadaşlarımız ve ne yazık ki bizim sahamızdaki insanlar da öfkeleniyor ve bu konu hiddetleniyor. Konumuz bu değil diye her yerde söyledim, arkadaşım Ekrem İmamoğlu büyük şehrin belediye başkanıdır, 16 milyon nüfuslu bir şehrin belediye başkanıdır. 25 yıllık süreci değiştiren bir ortamın temsilcisidir. Bunu İstanbul belediye başkanı yürütür. Bizi bu işe karıştırma. Dedim ki: Bu konuyu inceleyeceğim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı bu konulardan uzak duramaz, bununla ilgilenir. nasıl önemsiyorsun İyi olmaya, doğru yürümeye önem verir. Ben bu göreve adanmış bir askerim ve her zaman bu kavramı kullandım. Ben bu operasyonda asker olmaya talip oldum, en çok koşan ben olacağım dedim.

Her CHP adayı genel başkandır. Adaylığım genel başkan: Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı diye bir şey yok. Her CHP adayı yönetim kurulu başkanıdır. Benim adayım aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı. Tabii burada altı tane can alıcı tablo var. Bu tablonun kararı önemlidir. Bu masa kararını verirken birbirlerini memnun etmeleri ve korkularını gidermeleri önemlidir. Bu masa bir ayrılık masası değil, parçalanmış bir masa değil. Hepimiz bu masada yemin ederiz. Ne dedin, altılı masanın en çalışkanı ben olacağım dedim. Altı programdan en az biri veya ikisi. Daha fazla insanı kucaklamalıyız. Eğri oturup doğruyu bulacağız. Burada birinin kalbi kırılırsa, onu tamir edeceğiz. Birisi endişelenirse, onunla ilgileneceğiz.

Mesele aday olmak ya da seçimi kazanmak değil, asıl mesele bundan sonrası: İstanbul seçimlerini kolay kazandık mı? O zamanki ölçüleri benden daha iyi biliyorsun. İlk maçımızda İstanbul’da 14-15 puan gerideydik. Hükümetin başındaki kişi hangi şehirde gelip 30 toplu toplantı yaptı. Ama zayıflıkları gidermeye çalıştık. Zorlukları çözmeye çalıştık. Siyasi olarak kimin nereye geleceği, kimin ne yapacağı umurumuzda değildi ama bir sorun olursa atlayıp Ankara’ya gittim. Masaya oturdum ve “Bunu düzeltin, burada uzlaşın” dedim. her iki başkanla “Ama gerek yok kardeşim önümüze bakalım” diye çirkin bir nedenle yolda bırakanları işlerine dönsünler diye geri getirdik. Baktığımız sürece bana ne olacak diye bakmadık. İstanbul seçimlerini Ekrem İmamoğlu’nun kazanacağını düşünen kaç kişi var? Herkes çarpık oturur ve doğru konuşur. 31 Mart akşamı seçimi kazandık. 23 Haziran ödüldü. Adaylığı veya seçimi kazanmakla ilgili değil, sonrasıyla ilgili. Bir dahaki sefere hazırlanma meselesi. Bu nedenle birlikte çalışabiliyoruz. “Başardık” eksiklikleri var. “E bir sorunumuz yok” endişeleri var. Eksiklikler giderilecek, korkular giderilecek. bir araya gelecek. Bugüne kadar bir araya gelmenizin sebebi nedir? Neden buluşmuyorsun? Neden endişeni hafifletmiyorsun? Neden hatayı düzeltmiyorsunuz? gideceksin.

Avukatlarımızı verdiğimiz kişiler bu sorunu çözmek için bir araya gelecekler: Bu sayfayı (altı tablo ortak beyanı) dün okudum. Ondan sonra uyudum. İmzaladıkları bir anlaşma var. Son kez bir araya gelecekler. Söylenenlerle tutarlı mı değil mi? O zaman düzelteceksin. Milletin emanetini emanet ettiği, bizim de şirketimizin bağlarını, vekillerini emanet ettiğimiz insanlar bir araya gelip bu sorunu çözeceklerdir. Burada görevli kim? Tabii ki sorumluluk rolü ülkemin Cumhurbaşkanı ile başlar Meral Akşener Hanım ile devam eder. Diğerleriyle birlikte bu süreç canlanıyor. Çünkü; Ana olan iki siyasi partidir. Bu iki siyasi partinin İstanbul’daki duruşunu bir araya getirdik. Diğer siyasi unsurlardan, yani bu koalisyonda olmayanlardan da destek aldık. Bu ikili oturup ülkeyi düşünecek ve sorunlarını çözecekler. Konuşmadan uzlaşma olmaz. Üç saat birbirimize bakalım, bir toplantımız var diyelim. Böyle bir şey olur mu? imkansız. Burada herhangi bir orta yol var mı? Endişelerinizi yatıştıracağız. Aksi takdirde, görüşlerimi zaten ifade ettim. Ben yüksek sesle düşünmeyi ve şeffaf konuşmayı seven bir insanım. Evde, eşim ve çocuklarımla hayatı nasıl tasarlarım, önceliklerim ne olursa olsun, siyasette ve siyaset masasında dün de aynı şeyi yaptım, bugün de aynı şeyi yapıyorum. Çünkü süreci ulusal bir mesele olarak görüyorum.

Siyasette 24 saat çok uzun: Siyaset bir araçtır. Amaç milletimizin, devletimizin, şehirlerimizin iyi olması. Hangi olumsuzlukları aştık? Pazartesiye kadar kaç günümüz var? Bugün, Cuma, Cumartesi, Pazar sayın. Demirel’in dediği gibi siyasette 24 saat çok uzun bir süre. Bu sorunu aşmak için bir içgörüye ihtiyaç varsa, dün güçlü bir şekilde bir araya gelen Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ve çok sevgili İYİ Parti Genel Başkanımız Meral Akşener’de bu anlayış var. Arkalarına yaslanıp öğrenecekler. Kaygıyı giderecekler. Altılar Masası’nı bir onur olarak tanımladığımız ve hepimizi asker olarak tanımladığımız bir süreçte, ülkemizin geleceğini birlikte belirleyecekler. Vallahi bir sorumluluğum varsa, sofraya bir çay getirmemiz gerekiyorsa, ben de onlardan biriysem Ankara’ya giderim. problem yok.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın