İçindekiler
Ekrem İmamoğlu, “Devletimizin teftiş ahlakını temsil etmeyen ve siyasi partinin milletvekili adayı kimliğiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne giden müfettişler maalesef teftiş için değil talimatı yerine getirmek için gidiyorlar” dedi. , soruşturma açmaya çalışıyorlar, karıştırmakla boğuluyorsunuz ama bu milleti boğamayacaksınız.”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Soruşturma açıkçası asılsız, yani dosya kapatılmış ki üzerine bir şey eklenemezler. Memnun değiller. Tabloyu aldığımız için incelemeye çalışan müfettişler de” dedi. Fatih Sultan Mehmet ne yazık ki devletimizde teftiş ahlakını temsil etmiyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne siyasi parti milletvekili adayı kimliğiyle teftiş için değil talimatı yerine getirmek için gidenler, soruşturma açmaya çalışanlar. İflas etmiş esnafın defterini karıştırması gibi… Karıştırırsın, boğulursun ama bu milleti boğamazsın.” dedi.
Ekrem İmamoğlu bugün Kastamonu Daday Belediyesi’nin kapalı pazarının açılış törenine katıldı. İmamoğlu törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bugün bizi yalnız bırakmayan gençlerimizden zarar görmeyeceğiz”
“Buraya kapı açmaya geldik ama burada açmaktan daha fazlası olduğunu görüyorum. Başkan Yardımcımız Sayın Seit Torun ile farklı noktalarda açılışlara gidiyoruz. Evet bir coşku var ama burada başka bir tavır var. Ne için burada olduğunuzu bilin.” “Milletin iradesine kimse dokunamaz” diyorsunuz.
Bugün bizleri yalnız bırakmayan çocuklarımızdan ve gençlerimizden utanmayacağız. Onlara asla haksızlık olmayacak; Hakkın ve hukukun çiğnendiği Türkiye’yi terk etmeyeceğiz. Şimdi konuşacaklar, ‘İmamoğlu neden Kastamonu’ya gitti’ diye soracaklar. “Abi senin Kastamonu’da ne işin var” diyecekler. 16 milyon İstanbullunun selamını Kastamonu’ya getirdim; Bu geçen; Yüzbinlerce Kastamonuluya İstanbul’dan selamlarımı ilettim. İstanbul belediye başkanı olarak yüzbinlerce Kastamonu’nun yaşadığı Kastamonu’ya, Dadayi’ye ya da İstanbul’un diğer ilçelerine yardım etmezsem ne yapacağım? Tabiki yapacağım.
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin her noktasına karşı sorumlu bir kurumdur”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin her yerinden sorumlu bir kurumdur. Bunu görevimizin başından beri tüm kalbimizle hissediyoruz. İstanbul Türkiye demektir demedim, kendileri söylüyor, hepimiz söylüyoruz. İstanbul gerçekten Türkiye’ye eşittir. İstanbul, Türkiye’de yaşıyor. İstanbul, Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlarımızın oluşturduğu, dünyanın en önemli şehirlerinden biridir. Onun için Daday’da olmaktan, Kastamonu’da bulunmaktan, sizlerle birlikte olmaktan, bu güzel güne böyle bir hizmet vermekten dolayı çok mutlu ve gururluyum.
Bazen “her şey çok güzel olacak” derim ama aslında “her şey çok güzel olacak” sürdürülebilir mutluluğun felsefesidir. Sabah uyandığımızda asla “Evet, her şey yolundaydı” demeyeceğiz. En iyisini hedefleyeceğiz. Milletimizi ve ülkemizi daha ileriye taşımak için her zaman en iyisi için çalışacağız. Bu nedenle “her şey güzel olacak” tam da ruhumuza göre. Ne olduğuyla yetinmeyeceğiz. Üstelik bugün gerçekten kötü şeylerden bahsediyoruz, kötü şeylerden. Adaletten bahsediyoruz, hayal edin. Ülkemizde iftiradan bahsediyoruz ve maalesef ülkemizde kötülükten, ayrılıktan bahsediyoruz. Bir gün insanlarımızı inançlarından dolayı ayırıyoruz, başka bir gün onlar etnik kökenlerinden dolayı ayırıyorlar. Bir kez daha insanlarımızı inançlarından dolayı ayırıyorlar.
“Bakıyorum ki bu güzel cennet bizim evimiz ve o evin sahibi bu ülkede 86 milyon kişidir.”
Bu güzel cenneti evimiz olarak görüyorum ve bu evin tapusu bu ülkedeki 86 milyon kişiye ait. 86 milyon sakini bu eve, bu cennete eşit katkıda bulunuyor. Bu millet, 2023 Mayıs’ında kendisini bu vatanın sahibi gören bir veya bir avuç insanı vatan sevgisiyle gönderecek. Hep birlikte 2023’te milyonlarca, on milyonlarca vatandaşımızla, demokrasinin tüm kurallarına uyarak, demokrasinin zedelenmesine asla izin vermeden, cesur bir mücadeleyle büyük bir zafere imza atacağız. Milletimiz için alacağız.
Siyaset, hırslı muhalifler arasında cesaret ve yiğitlikle yapılır ama bugün maalesef bu kuralı çiğneyenler var. Rakipleriniz değil de düşmanlarınız varmış gibi davranmaya başlarsanız, her şeyi yaparsınız. Siyasette nifak ve kavga çıkarırsanız her şeyi yapmaya çalışırsınız. Ancak milletimiz siyasetten nezih ve onurlu bir mücadele olmasını beklemektedir. Peki ne yaparlar? Ekrem İmamoğlu’nu cezalandırmaya çalışıyorlar. Memnun değiller, her gün bir soruşturma uydurmaya çalışıyorlar. Baktılar bir şey çıkmazdı, “Geri dönelim, Ekrem İmamoğlu’nun 6-7-8 yıl önceki paylaşımından bir şeyler bulmaya çalışalım.”
“Parlıyorsun ama bu milleti parlatamazsın”
Şimdi ölü dosyaları dirilterek suç duyurusunda bulunmaya çalışıyorlar. Soruşturma açıkçası asılsız, öyle kapatılmış dosyalar ki üzerine bir şey ekleyemiyorlar, ‘Dava açalım içinden bir şey alamasak da rezalet çıkaracağız, her şeyi yapacağız’ diye düşünüyorlar. kirletebiliriz. Fatih Sultan Mehmet’in tablosunu aldık diye soruşturmaya çalışan müfettişlerden memnun değiller ne yazık ki bizim devletimizin teftiş ahlakını temsil etmiyorlar ve siyasi partinin milletvekili adayı kimliğiyle meclise giden müfettişlerden memnun değiller. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, teftiş için değil, talimatı yerine getirmek için, soruşturma açma çabasında. İflas etmiş bir esnafın defteriyle oynaması gibi. Karıştırıp duruyorsun, boğuluyorsun ama bu milleti boğamayacaksın.
Kendini milletten üstün görenler, yargıyı siyaset silahı olarak kullanmaya çalışanlar milletin vicdanını asla kazanamazlar. Siyaset milletin emrinde yapılacak nezih bir iştir. Bugün Türkiye az önce söylediğim kötülüğü yapmaya çalışan bir iradeyle iktidarla karşı karşıyadır. Ülke genelindeki insanlarımız şu mesajı veriyor; “Milletin kararını ancak millet değiştirir. ‘İstanbul için adalet, Türkiye için adalet’ diyorlar. Tatmin olmuyorlar, ‘hak, hukuk, adalet’ diyorlar. Bu ses hep yüksekte çınlıyor. Her yaştan insanımız. bu süreci bir onur mücadelesi olarak kabul etmişlerdir.
“Bu büyük kağıt erzaklarını kimin kullandığı nasıl ortaya çıktı?”
Bugün ne yazık ki İstanbul’da açılan bir davada kararın açıklanmasının ardından Yüksek Yargı’nın ne yapacağına dair dedikoduların ve yorumların yapıldığı günlerde yaşıyoruz. Maalesef gündemleri İstanbul, Ekrem İmamoğlu. Her gün bu konuyu tartışıp duruyorlar, “Ceza alırsa şöyle olur, siyasi yasak alırsa böyle olur” gibi. Ben Demokrat bir siyasetçi değilim, bu tür şeylerden asla etkilenmem. diyene kadar; Ben sıcak su demokratı değilim ve asla olmayacağım. Bu kişilerin yorum yapan kişilere tepki gösterdikleri, alanı ve toplumu etkilemek istedikleri açıktır. Enerjisini kanepeden aldığını sanan insanlar yarın kahve çaycı bulamayacaklar. İnsanların yüzüne bakamayacaklardı. Seçim gecesi bu insanlar gereğini yapsın, bugün o sözleri söyleyenler, fark edilmeye çalışanlar, bir gecede kalıp nasıl değişecek görelim. Bu büyük cümleleri kullananların nasıl kağıttan kaplanlar olduğu ortaya çıkacak.
Türkiye’ye bağımlıyım, Kastamonu’ya bağımlıyım, İstanbul’un 16 milyon sakinine bağımlıyım. Milletimizin vicdanına güvendiğim için çok rahatım. İnsanlar yanınızda olsa hangi delinin sizi zincirleyeceğine şaşırırdım. Ata binip Üsküdar’ı geçmek gibisi yok. İstanbul’da bu iş bitti. At bizim, Üsküdar bizim.
Yapacak çok işimiz var. Uygulama odaklıyız, üretim odaklıyız ve çözüm odaklıyız. Gözümüz başka bir şey görmüyor. Yurdumuzun bir köşesinde sıkıntı olsa kaçarız. İstanbul’un 39 ilçesine eşit hizmet verirken, elimizden geldiğince ülkemin her bireyine ve her köşesine katkıda bulunmanın çabasını gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz. biz; Birlik, beraberlik ve kardeşliği esas alıyoruz. Milleti bölmek isteyenler için. Çocuklarımızı, gençlerimizi geleceklerinden ümitsizliğe düşürmeye çalışanlara karşı bir mücadele içindeyiz.
“Ülkemin kalbine girmeye adayım. Yetkililer için en güzel yer orası.”
Settorun’dan Bakan Soylu’ya: Sizi ağlatacağız
Altı Levha, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile diğer siyasi partilerimizin iş birliği içinde bugün İstanbul’da başlayan bu güzel birliktelik, Türkiye’yi güçlü bir demokrasiye kavuşturmuştur. Belediyelerimizin mücadelesinde sergilediği erdemli, ahlaki ve adil duruşu tüm Türkiye’ye yaymak. Bugün istenen gün. Yani bu yıl o yıl olacak. El birliği ile bu süreci atlatacağız. Milletimin kalbine girmeye adayım. Ofisler için en güzel yerdir. Ben bunu İstanbul’da yaşadım, yaşamaya da devam edeceğim.
Beylikdüzü’nün ilk belediye başkanı olduğumda bana ‘Amacın ne’ dediler. ‘burada yaşayan herkesin kalbine girmek için; ses ya da değil. Şimdi İstanbul’un, ülkemizin, milletimizin, bütün milletimizin kalbine girmek istiyorum. İyi dinleyerek, güzel konuşarak, en güzel mesajları vererek, siyasetin kirli dilinden uzak durarak… Çocuklarla konuşurken dikkat ediyoruz değil mi? Onların yanında kötü söz söylemek yanlıştır. Yani ben sizinle konuşurken aslında evinizdeki bebek ve çocuklardan bahsediyorum. Kalplerini inciten tek bir kelime söylememeye çalışıyorum. Onun için Daday’dayız ve bu güzel pazarı halkımıza hizmet için getiriyoruz.
“Pazar oluşturulacak ve oyun parçalanacak.”
Burada görüyorum ki, belediye başkanı tamamlanmış olan bu alanda bir pazar için hedef belirlemekle kalmamış, burada çeşitli faaliyetlerin yapılacağı bir alan da kurmuş. Yani bir bakıyorsunuz milletimiz mayıs ayında ‘Yeter milletinizin sözü’ dedi, zafer kazandı ve biraz yağmur yağsa burada demokrasiyi kutluyormuş gibi düşünün. Tabii ki Kastamonu’nun Daday ilçesindeyiz, tüm bölgelerinde Arac ve Cide’de bulunuyoruz. Kapımızı çalan her mahalleye katkı sağlıyor, yanlarında oluyoruz. Onunla birlikte olmak ve şehir insanına hizmete katkıda bulunmak çok güzel. Dervişler gibi güzel sözleri var Kastamonu’nun. “Pazar yaratılacak ve oyun bozulacak.” Aslında burası mesajını da veriyor. Evet market oluşturuldu ve oyun da bozulacak.
Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da siyaset yasağı alacaktı. Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’da hapse atacaklardı. Ya da Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’a vasisi olarak atanacaktır. Ben de onlara yemin ederim ki bir sandık dolusu imam Allah şahittir. Bu güzel duygu ve ağırbaşlı görünüm çok kişide olduğu sürece İstanbul’da millet iradesini temsil eden Ekrem İmamoğlu’nun şiirine dokunamazsınız.
“2023’te demokrasi sansasyonel bir şekilde kazanacak, her şey çok güzel olacak”
Birlikte harika şeyler yapacağız. İnandığımız zaman ne yapacağımızı gördük. İstanbul’da insanımızın başına gelen adaletsizlik ve kaosa karşı 806 bin oya karşı 13 bin oyu nasıl fark ettiğimizi gördük. Her taraf oyunu var. “Tanrım” diyorum, “en mutlu insan benim.” Yüzde 55’e yakın oranla İstanbul tarihinin en yüksek oyu alan belediye başkanı oldum. Coşkum o kadar yüksek ki kendimi o kadar küçük hissediyorum ki yürüyüşe çıkıyoruz. Ülkemizi dolaşacağız ve göreceksiniz, 2023’te demokrasi coşkuyla zafer kazanacak diyorum, her şey güzel olacak.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]