İkizdere’de taş ocağı işletilmesinin önünü açan karara 5 yıl sonra iptal

Rize’nin İkizdere ilçesindeki Eskencidere Vadisi’nde, İyidere Lojistik Limanı inşaatına dolgu malzemesi sağlamak amacıyla Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (Cengiz İnşaat) tarafından yürütülen taş ocağı projesi hakkında Rize Valiliği tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı, Rize İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Davacıların avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, davanın 2021’de açıldığını ifade ederek, “Haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı ama 5 yıl boyunca çalışmalar devam etti ve bizim korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya mahvedilmiş oldu. Keşke çok daha önce karar çıkmış olsaydı” değerlendirmesinde bulundu.

Rize’nin İkizdere ilçesi Eskencidere Vadisi’nde, İyidere Lojistik Limanı inşaatına dolgu malzemesi sağlamak amacıyla Cengiz İnşaat tarafından açılan taş ocağı projesi için Rize Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle bazı bölge sahipleri ile çeşitli sivil toplum ve meslek örgütlerinin açtığı dava Rize İdare Mahkemesi tarafından karara bağlandı.

Mahkeme, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ’nin “davalı Rize Valiliği yanında müdahil” olduğu davada “ÇED Gerekli Değildir” kararına ilişkin işlemin iptaline hükmetti.

“Proje Tanıtım Dosyası çevreyi korumak için gerekli önlemleri içermiyor”

Mahkemenin kararında, “ÇED Gerekli Değildir” kararına dayanak Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) eksikleri bulunduğu ifade edildi.

Proje sahasının hassasiyet düzeyinin hidrolojik ve hidrojeoloik açıdan yüksek olduğu, detaylı hidrojeolojik modelleme yapılmadığı, içme suyu kaynaklarının doğrudan etkilenme riskinin devam ettiği, atık yönetimi açısından proje sahasının yüksek risk taşıdığı, buna rağmen PTD’de atık yönetiminin genel ifadelerle ele alındığı anlatılan kararda, atık depolama sahalarının yeri, kapasite hesaplamaları ve acil durum planlarının yeterince detaylandırılmadığı kaydedildi.

Arazi ıslah çalışmalarına ilişkin planlamanın yeterli özellikleri taşımadığı ve proje sahası civarındaki çay tarımı yapılan alanların proje kapsamında oluşacak toz emisyonları nedeniyle olumsuz etkileneceği ifade edilen kararda, sahanın rehabilitasyonu ve doğaya yeniden kazandırılması ile ilgili detaylı planlamanın da yapılmadığı belirtildi.

Kararda, “PTD’nin çevreyi korumak için gerekli önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı, bu nedenle ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı kanaatine varıldığı” bildirildi.

“Şahane bir coğrafya ve bir vadi maalesef baştan sona yok edilmiş oldu”

Davacıların avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, yaptığı açıklamada, verilen iptal kararının hukuki açıdan önemli olduğunu ancak geri dönülmez çevresel tahribatın önüne geçemediğini vurguladı. Kararın benzer projeler açısından emsal niteliği taşıyabileceğini belirten Okumuşoğlu şunları söyledi:

“Ne yazık ki 2021’den bu yana süren bir davaydı ve ivedi yargılama usulüne tabi bir davada bir türlü sonuca varamadık. Halen sonuca varmış değiliz aslında. Çünkü Danıştay yolu halen açık. Daha önce iki defa Danıştay’a gitmişti, iki defa bozulmuştu. Sayısız keşifler yapıldı, çok ciddi anlamda bilirkişi ücretleri ödendi. Nihayet bugün gelen kararla bir kez daha iptal kararı verildi ve haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı. Ama olan şey şu aslında; beş yıl boyunca çalışmalar devam etti, bizim korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya ve bir vadi maalesef baştan sona yok edilmiş oldu.

“Davayı kazandık ama üzgünüz”

Bu hâliyle adalete ulaşamadık. Keşke çok daha önce bir karar çıkabilmiş olsaydı. Bu saatten sonra gelen kararın çok fazla bir anlamı müvekkillerimiz açısından yok. Umarız ki idari yargıda daha hızlı bir yargılama gerçekleşir ve umarız ki iş işten geçtikten sonra değil, çevre ve doğanın yok edilmesinden önce bu kararlar verilir ve çevre ve doğayı koruyabiliriz. Çevrenin ve doğanın korunması kamu yararının gereğidir. Üstün kamu yararıdır. Dolayısıyla bu davaların karşılığının da bu şekilde görülmesi lazım ve çok hızlı bir şekilde kararların verilmesi gerekmekte. Aksi takdirde aslında davayı kazansanız bile pratikte bir anlamı kalmıyor. Üzgünüz, davayı kazandık ama üzgünüz.”

Eskencidere Vadisi’nde açılan taş ocağı, proje başlangıcından itibaren bölge halkının yoğun tepkisine neden olmuş, vadide jandarma müdahaleleriyle gündeme gelen protestolar düzenlenmişti.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın