İBB, Üsküdar’da kaçak kafeteryayı yıktı


📺 # dokuz8 # seçim2023 Yerel Gündeme Özel – Ege bölgesi seçimlere nasıl hazırlanıyor?

İBB’nin kente kazandırdığı İstanbulluların Boğaz ile görsel bağlantısını kesen ve Üsküdar Meydanı’nın bütünlüğünü bozan kaçak yapıların yıkımı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bölge Müdürlüğü ve Üsküdar Valiliği tarafından önlendi, mahkeme kararına rağmen. 10 Nisan’da yıkım için bölgeye gelen İİM polis ekipleri, polisle karşı karşıya geldi.

İBB, 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından rüzgarların geçtiği noktada kuşların dışkılamaması için yaptırdığı, halk arasında Kuşkonmaz Camii olarak bilinen Emsi Ahmed Paşa Camii’nin yanındaki kaçak yapıları yeniden yıkmaya çalıştı. Onlar.

İBB’nin ihbarı üzerine Üsküdar Zabıta ekipleri yıkım için bölgeye geldi. Ekipler, matkapla çatıyı sökmeye başlayacakları sırada kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi, çatıya tabanca çekti. Silahlı adam, memurları çatıdan çıkarmaya çalıştı. Çatıdan indirilen söz konusu şahıs, bir süre sonra ortadan kayboldu.

Sabah saatlerinde yaşanan olayların ardından İBB ekipleri kaçak yemekhaneyi boşaltırken, dışarıda bekleyen Üsküdar Belediyesi’ne ait kepçeler tezgahları yıkmaya başladı. İBB ekipleri ile Üsküdar Belediyesi ekipleri arasında kısa süreli gerginlik, kafelerin boşaltılmasıyla son buldu. Ardından kaçak yapılardan biri olan yemekhanenin yıkımı tamamlandı.

Uluslararası İslami Hareket Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı ve Buğra Gökçe açıklama yaptı. Murad Yazıcı yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Yasayı oluşturmak için dört yıl çalıştık: Yaklaşık dört yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tüm birimleri Üsküdar’da şu anda bulunduğumuz bölgede hukukun tesisi için çalışıyor. Bu çalışma hem yasal olarak hem de sahada çok zor şartlar altında gerçekleştirildi. Çünkü bazen tebligatı gönderdiğimiz saat 17.00’den sabah 07.00’ye kadar mahkeme kararlarının önümüze getirildiği günler oldu. Ancak geçen hafta tanık olduğumuz gibi, Mahkeme kararını uygulamak için sahaya çıktığımızda, paydaşımız olması gereken ve kanunun çıkarılmasında bize yardımcı olması gereken bazı paydaşlarımızın, birimlerimizin ve kamu kurumlarının, önümüzde durdu.

Güvenlik güçleri dün olduğu gibi karşımızda değil, bugün yanımızda: Bugün itibariyle neden olduğunu bilmediğimiz bir şekilde sofra olmazsa olmazımız haline geldi. Kaymakamlığa yazdığımız yazının aynısını bugün yine, geçen haftalarda da iki kez yazdık. Ama güvenlik güçleri dün olduğu gibi karşımızda değil, bugün yanımızda. Arkada gördüğünüz gibi yıkım işlemini gerçekleştiriyoruz. Bu sadece bir kafe meselesi değil millet. Hem Salacak’ta hem de Üsküdar sahilinde nişin arkasında ve karşısında görebileceğiniz bir kısmı kamu arazileri üzerine yapılan binaların kaçak olduğuna birimlerimizce karar verilmiş olup, yasal işlem başlatılmıştır. Diğer kafelerle ilgili mahkeme süreci devam ediyor. Mahkeme, idam cezasının yürütmesinin durdurulmasını, yani yıkım işleminin yürütmesinin durdurulmasını kaldırdığı için artık usul aşamasına geçtik. Başkalarında hukuka saygı göstermesi gereken bir kurum olarak hukuk mahkemelerinin sonucunu bekliyoruz. O mahkemeleri tamamladıktan sonra bu sahaları milletimizin hizmetine açmak ve vatandaşlarımızı denizle buluşturmak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak bir kez daha gerekli adımları atacağız.

Sanırım bir randevuya ihtiyacı var: Bence burada bir özür dilenmeli. Çünkü geçtiğimiz haftalarda çeşitli yerlerde karşı karşıya kaldığımız kamu kurumları ile milletimiz arasındaki çatışmacı görüntüden dolayı özür dilerim. Ama bilinmesini isterim ki buradaki tek amacımız mahkeme kararını uygulamak ve bu alandaki imar tutarsızlıklarını gidermektir. Bugün geç olsa da deyim yerindeyse eğri doğru eğriye denk geldi ve yıkımı gerçekleştirdik. Umarım iyisindir.”

Silahın çekilmesiyle ilgili suç duyurusunda bulunacağız.

Kahvehanenin yıkımına başlanırken bir kişinin çatıya çıkıp polislere silah doğrultması üzerine Yazıgi, “Bazı arkadaşlarımız, yıkım çalışmaları devam ederken çatıdaki polislerimize silah gösterdiler. Başlamak için tatsız bir olay. Onun dışında bir sorun olmadı. Bununla ilgili yasal işlemlerimizi yapacağız. “Suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

Yazıcı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile imar değişikliği yapan Üsküdar Belediyesi’nin bugün İBB ekiplerinin yanında olduğunun sorulması üzerine, “Az önce söyledim. ki biz bilmiyoruz.” Bugün bile yanlış olduğunu, mahkeme kararının uygulanmaması gerektiğini söyleyen kurumlar karşıt yazı ve uygulamalarla bizden yana. Dediğim gibi tüm kamu kurumlarının gecikmeli de olsa görevlerini yerine getirmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz.

“İmar yasası ve çevre yasasının bu kadar geç gelmesinden memnunuz.”

Uluslararası İslami Hareket Genel Sekreter Yardımcısı Boğa Gökçe ise, “İmar kanununu ve çevre kanununu geç de olsa hayata geçirmekten mutluyuz. Halk için, halk için bir zafer ve mutluluk günüdür. faiz.” Sözleri şöyle:

“Gecikmiş olsak da bugün burada bizimle iş birliği içinde çalışan kurum ve kuruluşlara, emniyete ve Üsküdar Belediyesi’ne geç de olsa teşekkür ediyoruz. Ancak asıl bilinmesi gereken şey İBB’mizin sorunlarının çözüldüğüdür.” İmar Dairesi, Emniyet Müdürlüğü ve belediye birimlerimiz ile kişilerle Organizasyonlar ve kafeler, önemsediğimiz İstanbul’da kamuya açık alanların işgal edilmesi, amacı dışında kullanılması ve koruma ilişkisi ile bazı kurum veya kişilere bağışlanması, umuma açık yerleri halka arz edin, halka açın. Burası sadece Üsküdar sahilinde değil, Salacak sahilinde değil, burası İstanbul’dur. polis bu kararlılıkla ısrarla bu takibe devam ediyor.

Garip bir şey oldu: Burada garip bir şey oldu. İşte bazı özel mülkleri bulunan hemşerimizle ilgili mahkeme kararları hukuki süreci başlattığımız en son mahkeme kararlarıdır. Dört yıldır yok etmeye çalıştığımız kahvehanelerle ilgili nedense mahkeme kararı çıkmadı ve hepsi kamu malı. Bugünkü tutum değişikliğinden sonra o noktada bir tutum değişikliği bekleyebileceğimizi düşünüyorum. Bunu sıkı bir şekilde takip edeceğiz. Bizim derdimiz buradaki vatandaşla, ekmeğini yiyen, burada çalışan emekçilerle, burayı işletenlerle değil. Bizim önemsediğimiz şey, kamusal alanı kamusal hale getirmek.

Patronumuzdan büyük taahhüt: İstanbul’da işgal altındaki belediye alanlarının halka açık yerlerde halka teşhir edilmesi ve halkın kullanımına açılması Cumhurbaşkanımız Ekrem İmamoğlu’nun en büyük arzusudur. Bu aynı zamanda bir seçilme taahhüdüdür. Bu nedenle, ilerleyen günlerde sadece bu bölgede değil, İstanbul’un diğer yerlerinde de fethedilen tüm bölgeler çeşitli kişi, kuruluş ve vakıf derneklerine bağışlanmış veya teslim edilmiş ve tüm bölgeler kendi amaçları dışında kullanılmıştır. Amaç, herhangi bir kişi veya kuruluşla sponsorluk ilişkisine maruz kalmayacağız. Yıkımların peşini hukuka ve polise bırakmadan sürdüreceğiz. Bugün burada yanımızda olan kamu kurumlarına da bir özür borcu olduğunu düşünerek teşekkür ediyorum. Onları incitmek de bizi ilgilendirmiyordu. Ama bugün, başarılı ve mutlu bir sona ulaştığımız için halk adına sevindiğimiz bir zafer ve mutluluk günüdür. İstanbul ve Üsküdar halkına hayırlı olsun.

Murat Yazıcı: İki yıldır bu kafelerin tahliyesi Kaymakamlığa tebliğ edilmiyor.

Yine söz alan Murad Yazıcı, “Kafelerle ilgili süreç genellikle şu şekilde ilerliyor, kalan adli işlemlerin devam ettiğini belirttik. Tahliye kararı aldık. Burada maalesef süreç biraz ileri gitti. Çünkü tahliye işlemlerinin kaymakamlık kanalıyla yapılacağına dair yazımıza 2 yıldır bir işlem yapılmadığı için yani 2 yıl önce kaymakamlık bu kahvehanelere tahliye ihbarnamesi vermediği için kendisini bekliyoruz. ama kararı biraz daha ileri gitti.Mahkemeler biraz daha hızlı çalıştı.İnşallah yakın zamanda tahliyelerle ilgili kaymakam üzerine düşen görevi yapar.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın