Ne yazık ki her felçli hasta sağlığına kavuşamıyor. Çünkü inmenin oluş şekli ve vücuda verdiği zarar hastadan hastaya değişir. Beyin ve serebellumdan kaynaklanan inmelerin tedavisi çok zordur. Herhangi bir kaza veya yürüme bozukluğu gibi vücuttaki çeşitli şekil bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkan omurga kırıkları ve felçler, felç tedavisi sırasında düzelmekte ve iyi sonuçlar alınabilmektedir. Ancak vücuttaki omurların kırık mı yoksa vücudun deforme olan bölgesinin karşılıklı mı durduğu ve omurilikteki sinirlerin bütünlük oluşturup oluşturmadığı felç tedavisinde önemli faktörlerdir. Felçli hasta yürümekte zorlanıyorsa ve felçli hastanın omurlarından geçen sinir uçları düzlük oluşturuyorsa, felçli hastanın ayak parmaklarında çok az his olsa bile tedavi çok başarılı sonuçlar verebilmektedir.
Fizyoterapi genellikle felçli hastalara uygulanır. Yürüme sorunu olan felçli hastaların minimum 30-35 gün olarak planlanan tedavisinde bağ dokusu durumu veya kemik hasarı tespit edilirse genellikle uzman hekim tarafından fizyoterapi ve ozon tedavileri kullanılmaktadır. Son günlerde alternatif tıbbın sağladığı tedavilerden biri olan akupunktur da kullanılmaya başlandı. Akupunktur felçli hastaların vücudundaki akupunktur noktalarına uygulanır. Bu şekilde kaslar uyarılır. Akupunktur uygulaması sayesinde kasların çalışması sağlanır ve uzun süredir kullanılmayan ve aktif olmayan kaslar harekete geçirilir. Bu sayede kemiklerdeki ağrıları azaltmak için akupunktur tedavisi uygulanabilir. Fizyoterapi ile omurgayı kontrol altında tutar, pürüzsüzleştirir ve düzgün çalışmasını sağlar.
Felçli hastalara uygulanan ozon terapi yönteminde kas ve kemik hücrelerinin beslenmesi ve bağışıklık sisteminin arttırılması ile vücudumuzun bütünlüğü iyileştirilmektedir. Fizyoterapide felçli hastaların sinir ve kas dokuları aralıklı elektrik akımı ve ultrason ses dalgaları ile uyarılır. Felçli hastalarda ultrason taraması sırasında eklem lezyonları oluşabilir. Bu yaraların iyileşmesinde bitkisel merhem ve merhemlerden yardım alınırsa bu yaraların önüne geçilebilir. Non-iyonik ve elektromanyetik tedaviler sağlayan cihazlar ve gelişmiş teknolojiler sayesinde hastanın pozisyonundaki denge kaybı yeniden yapılandırılır ve ayakta durma pozisyonu kolaylaştırılır. Sonuç olarak yürümekte zorluk çeken kişiler tekrar yürüme imkanına sahip olabilir.
yazar:Anas Eker
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]