hdp; Depremin tespiti ve çözüm önerilerinin açıklanması: İşte o 12 madde

HABER: Fatou Ardouane

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın da katılımıyla, Taksim Hill Otel’de depreme ilişkin karar ve çözüm önerilerini içeren HDP tutum belgesini açıkladı. HDP’nin Taksim Hill Otel’de yaptığı basın açıklamasına HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP İlçe Eş Başkanı İstanbul Ferhat İnko, HDP MYK Üyesi Elif Bulut, HDP Çevre Komitesi Eş Başkanı Naci Sönmez katıldı.


Yer bilimci Prof. doktor. Tüysüz’den Çorum ve Amasya için deprem uyarısı

“Müslüman çalışanları kayırmaya”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, depreme ilişkin karar ve çözümleri içeren HDP durum belgesini açıkladı. Son deprem ile. Buldan, AKP-MHP iktidarının depreme karşı gerekli ve yeterli önlemleri almadığını belirterek; “Kamu kurumlarının hazırlıklı olmadığı ve büyük bir organizasyon ve koordinasyon sorunu olduğu açıkça ortaya çıktı. Doğal afetlere müdahale etme yetkisine sahip kurum olan İçişleri Bakanlığı’nın Doğal Afetler ve Afetler Dairesi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı’na bağlıydı. İçişleri Bakanlığı ve kurum bütçesi genel bütçenin yüzde 0,25’i oranında esas alınmak suretiyle belirlenmiş, Kurumun yönetim kadrosu kayırmacılık, personel ve teçhizata devredilmiştir. Asli görevi cevap vermek olan bu kurum acil durumlara, hırsızlık ve yolsuzluğa kapı dönüşmüştür. Kızılay, kurum yönetiminden vasıfsız ve menfaatçi olarak kullanılan, halka yardım sağlamayan, Malzeme satan bir şirkete dönüşmüştür. Bu duruma tepki olarak, deprem bölgesinde yaşanan kitlesel toplumsal dayanışmanın kabusu gibi siyasi iktidar çökmeye çalıştı.” dedi.

Boldan’ın açıklaması şu şekilde:

“6 Şubat 2023 tarihinde iki büyük deprem yaşayan bir ülke olarak büyük bir yıkıma tanık olduk. 10 ilde resmi verilere göre 50 binin üzerinde, gerçek verilere göre çok daha fazla can kaybı yaşandı, 100 binden fazla kişi yaralandı, binden fazla kişi yaralandı. 20.000 bina hasar gördü, 100’den fazla insan öldü.Binlerce insan ve birçok bağımsız bölümün yıkıldığı depremlerin acısı hala yüreğimizi yakıyor.Deprem bir doğa olayıdır ve aktif fay hatları üzerinde sürekli yıkıcı depremler meydana gelmektedir Anadolu Coğrafyası 1939 Erzincan depremlerinin sonuçları, 1966 Varto, 1971 Bingöl, 1975 Lokus, 1999 Marmara, 2011 Van, 2020 Elazığ depremleri şiddetlidir. yasal örtü altında işlenen, ülke genelinde çarpık kentleşme hakim.

“Kızılay, iktidarı gasp etmenin kapısı oluyor”

Oy ve çıkar için yapılmayan aramalar, felaketin siyasi faillerine, yaşam hakkı ihlallerine ve kentsel suçlara da işaret ediyor. Son deprem ile. Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi hükümetlerinin depreme karşı gerekli ve yeterli önlemleri almadığı, kamu kurumlarının hazırlıklı olmadığı, teşkilatlanma ve koordinasyonda büyük sorun yaşandığı açıkça kaydedildi. Vakfın Doğal Afet Müdürlüğü İçişleri Bakanlığına bağlanarak, Vakıf bütçesi genel bütçenin %0,25’i olarak belirlenmiş ve Vakıf yönetim kadrosu himayeye verilmiştir. Personel ve teçhizat eksikliği net bir şekilde ortaya çıkmış ve devletin hırsızlık ve yıkımla uğraşma yetkisi olan, birincil görevi afetlere acil müdahale olan bu kurum yolsuzluğa açılan kapı konumuna gelmiştir. Kurumun yönetimi açısından Kızılay, vasıfsız ve hak sahibi olarak kullanılan, halka yardım etmeyen, malzeme satan bir şirket haline gelmiştir. Bu duruma tepki olarak siyasi iktidar, deprem bölgesinde yaşanan kitlesel toplumsal dayanışmayı bir kabus gibi yıkmaya çalıştı. Yerel makamların siyasi partilerin ve STK’ların yardımını engellemeye çalışması tipik bir tabloydu. Türkiye’deki son derece merkezileşmiş idari yapı, şehir planlamasını, bilimsel katılımı ve demokratik süreçleri de olumsuz etkileyen bir durumdur. İmar kanunları, imar yönetmeliği ve denetim mekanizmaları bilimsel ve kamuoyundan uzak, vahşi piyasa koşullarına göre hazırlanmaktadır. “

Pervin Buldan açıklamasına şu sözlerle devam etti:

“Ölümlerden depreme karşı gerekli ve yeterli önlemleri almayan siyasi güç sorumludur. Sözde bürokrasiden kurtulma iddiasındaki cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yani tek adam yönetiminin ne kadar beceriksiz olduğuna bu toplum şahit olmuştur. Merkezi devletin budalalığıyla can kayıplarına tanık oldu Yerel yönetimlerin güçlü olduğu, Ankara’dan acil müdahale emirlerinin beklenmediği bir siyasi sisteme bir kez daha ihtiyaç var. yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler bulma yeteneğini kaybetmiştir.

12 HDP Tavsiyesi

Seçimlerin ardından oluşturulacak yeni yönetimin depreme hazırlık ve kent hakları kapsamında atacağı başlıca adımlar şöyle:

1. Mevzuatta yer alan cezai yükümlülükler artırılmalı ve yapım, ruhsatlandırma ve onay aşamalarında inşaat kusuru nedeniyle yıkım ve ölümden birinci derecede sorumlu olan herkes hakkında sıkı bir şekilde uygulanmalıdır.

2. Afet ve kültür bilincini geliştirmek için ilköğretimden itibaren müfredatlarda coğrafya ve jeoloji dersleri yer almalıdır. Afet öncesi, sırası ve sonrasında eğitimler verilmeli, afet sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler eğitimine ilkokul düzeyinde başlanmalıdır.

3. Afet zamanlarında merkezde karar alma sürecini beklemeyen, halkla işbirliği yapan, güçlü, demokratik yerel yönetimlerin inşa edilmesi gerekmektedir. Yatay örgütlenme yöntemiyle merkezi kurumlarla koordineli çalışacak yerel yönetimler, her mahallede afet gönüllüsü örgütlenmesini bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlamalıdır.

4. Mevcut 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu ve yeni yönetmelik yürürlükten kaldırılmalı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler kentsel suçların tanımlanması kapsamında yeni mevzuata uyumlu hale getirilmelidir.

5. Doğayla çelişmeden planlı ve sağlıklı kentsel genişleme sağlanmalıdır. Başta imar affı olmak üzere tüm şehir suçları anayasal kurala bağlanacak ve kamu yararı ve katılımı gözetilerek imar ve yapı mevzuatına uygun olarak yapılaşma yapılacak ve bilimsel imar planları kamu yararına olacak nitelikte olacaktır. şehirler anayasası.

6- Kentlerde afetlerden korunmak ve zararlarından daha az etkilenmek için “afet risk yönetimi” anlayışı benimsenmeli, başta deprem olmak üzere afet riskine açık alanlar belirlenmeli ve bu riskleri azaltıcı önlemler alınmalıdır. hemen alınmalıdır. Başta İstanbul olmak üzere tüm illerimizde kapsamlı afet yönetim planları hazırlanmalı ve gecikmeden uygulama imkanları yaratılmalıdır.

7. Depreme dayanıklı ve depreme dayanıklı şehirler projesi önümüzdeki beş yıllık planlama içinde duyurulmalı ve hayata geçirilmelidir.

8. Tarım alanları, akarsu dipleri, kıyı şeritleri, fay alanları, heyelan ve çığ gibi riskli alanlar imara açılmamalı, mevcut alanlar planlamaya göre boşaltılmalıdır.

9. Barınma hakkı anayasal bir hak ve sosyal demokrat devletin görevidir. Kent planlaması, Yüksek Merkezi Plan ilkelerine uygun olarak yerel yönetimlerin bilimsel ve ekolojik dengesini dikkate alan katılımcı, sosyo-kültürel, çevresel ve jeolojik kriterlere göre yapılmalıdır.

10. Kent ve mekânsal planlama, imar kanunları, yapı ve imar yönetmeliği, yapı denetim sistemi uzman kuruluşları, üniversiteler, TMMOB ve benzeri sivil toplum kuruluşları ve bilimsel gerçekler ışığında, kent hakkı kavramı içinde yeniden düzenlenmelidir.

11. Kentsel Dönüşüm ve Afet Bankası kurulacaktır.

12- Afet ve Acil Durum Daire Başkanlığı bağımsız bir kimliğe sahip olmalı ve atamalar liyakat esasına göre yapılmalıdır. Afet ve acil durum yönetiminin yerel ve il düzeyinde teşkilat yapısı yeniden düzenlenmeli, illerde afet yönetimi danışma kurulları kurulmalı, ilgili sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler bu kurullara katılmalıdır. 13. Afet anlarında insanlara yardım etme anlayışını yitirip devlet lehdarına dönüşen Kızılay’ın bu çarpık anlayıştan arınması ve bir an önce yeniden yapılandırılması gerekmektedir.

Boldan açıklamasını şu sözlerle noktaladı:

HDP olarak normal yaşamı ve ekolojik dengeyi göz önünde bulundurmak ve sadece siyasi hedeflerle bir arada yaşamanın sağlanmayacağı; Kent yaşamının ve kültürünün sağlıklı algılanması için her bireyin karar alma süreçlerine aktif katılımının gerekliliğine inanıyoruz. Son depremlerde de gördüğümüz gibi Türk halkının muazzam bir dayanışmayla yaraları sarma çabası geleceğe dair umutlarımızı yeşertmiş, ortaya çıkan haklı öfke, halkın iktidara yönelik demokratik değişim arzusunu netleştirmiştir. Artık depremlerde bir canımızı bile kaybetmek istemiyor, siyasi ve idari sorumluluğu olanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini bir kez daha teyit ediyoruz. Pervin Buldan açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde destek vereceklerinin isimlerini önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, adını net bir şekilde anmasa da kimsenin en demokrat aday olmadığını, milletimizin onu tanıdığını söyledi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın