1. İlkel Çorba (Hayat Çorbası) ve Elektrik Kıvılcımı
Bazı araştırmacılara göre, Frankenstein teorisi olarak da bilinen bu teori, Miller Urey tarafından 1953 yılında ortaya atılan teoridir. Bu teoriye göre, küresel yaşam organik bileşiklerce zengin sığ havuzlarda başlamıştır. Bu havuzlardaki yoğun yıldırımlar, onların organik bileşiklerden bir dizi amino asit molekülünü sentezlemelerini ve sonunda tek hücreli bakterileri oluşturmalarını sağladı.
Amino asitlerden DNA’nın oluşum aşamalarını açıklayamaması teorinin en büyük kusuru olarak kabul edilmektedir. Ek olarak, dünyanın ilk atmosferik yapısının hidrojen açısından ciddi şekilde eksik olduğu biliniyordu. Buna rağmen, bazı volkanik olaylar atmosfere amonyak, metan ve hidrojen gazları salmış olabilir.
2. Killi toprak katmanları
Yaşamı doğuran ilk organik moleküllerin kil yapısındaki kilden yapıldığı fikridir. İskoçya’daki Glasgow Üniversitesi’nden ünlü kimyager Graham Cairns-Smith, bu fikrin en büyük savunucusudur. Çamur yapısındaki tabakanın canlı yaşam için gerekli olan korumalı, sağlam ve sıcak bir ortam sağlaması muhtemeldir. Cairns-Smith, DNA’daki amino asitlerin proteinin şekli hakkında bilgi verdiğini, kildeki mineral kristallerinin ise DNA’nın yapısındaki organik moleküllerin düzenlenmesini sağlayan bir şablon haline geldiğini söylüyor. DNA kendini kopyalayıp ilk kez ikiye bölündüğünde kile gerek yoktu.
3. Derin deniz volkanik yığınları
Bu, yaşamın hidrojen açısından zengin molekülleri denize püskürten derin deniz volkanik menfezlerinden kaynaklandığını savunan bir teoridir. Derin denizlerde menfezler oluşturan gözenekli nokta mineralleri, bazı hassas reaksiyonları hızlandırmış ve karmaşık organik bileşiklerin oluşumunu hızlandırmış olabilir. Kimyasal ve ısı enerjilerinin açığa çıkmasını sağlayan derin deniz bacaları, günümüzde bile çok az ışık alan deniz tabanı organizmaları için besin ve vitamin kaynağıdır.
4. Soğuk çalıştırma
Bilim adamlarına göre, Dünya buzullarla kaplı olabilir çünkü Güneş yaklaşık üç milyar yıl önce bugün olduğundan çok daha soğuktu. Yüzlerce metre kalınlığındaki bu büyük buz kütleleri, su tabakasının altındaki kırılgan organik molekülleri güneşten gelen zararlı ultraviyole radyasyondan koruyarak yaşamın gelişmesini sağlar. Soğuk bir ortam kimyasal reaksiyonların hızını azaltsa da, bazı önemli moleküllerin uzun süre bozulmadan etkileşmelerini sağlayarak yaşamı hızlandırabilir.
5. RNA teorisi
Bu teori, yaşamın kökeni hakkındaki bir paradoksu çözmeyi amaçlayan bir teoridir. Bu paradoksta DNA, protein yapılarından oluşur ve protein yapıları, DNA molekülünün sağladığı kodla oluşturulur. Peki ikisinden hangisi önce ortaya çıktı? Bu sorunun cevabı, proteinleri parçalayan ve DNA’ya benzer bilgileri depolayan bir enzim gibi davranan bir RNA molekülü olabilir. Proteinlerin ve DNA’nın RNA’dan oluştuğu fikrine dayanır. RNA’dan bilgi alarak egemenliği ele geçirdi çünkü moleküllerinin sentezi çok daha hızlıydı. Son zamanlarda, RNA’ya alternatif olarak PNA ve TNA gibi çeşitli moleküller önerilmiştir. RNA yapbozunun kayıp halkasının, Kuzey Carolina Üniversitesi üyelerinden Charles Carter ve Richard Wolfenden tarafından 2015 yılında yürütülen araştırmada ortaya çıktığı söyleniyor. Ancak RNA teorisi henüz doğrulanmadı.
6. En basit başlangıç
Bu teoriye göre yaşam, RNA gibi reaksiyonları baştan sona düzenleyen karmaşık moleküller oluşmadan önce (bir kimyasal reaksiyonun yalnızca ilk aşamasında bulunan) basit, geçici moleküllerden kaynaklanmış olabilir. Bu aşamadan sonra monomerler, reaksiyon sonunda oluşan ürüne RNA ve DNA oluşturmak için tek bir zincir halinde sıralanabilir. Bu tür moleküler modeller, “önce metabolizma” diyen ve önce gen teorilerine karşı çıkan orijin teorisi kapsamına girmekte ve RNA teorisine karşı bir tez olarak sunulmaktadır.
7. Dış kaynak
Yaşam ilk olarak dış uzayda kuyruklu yıldızlarda, asteroitlerde ya da güneş sisteminde Mars gibi gezegenlerde ortaya çıkmış ve daha sonra bazı uzay olaylarıyla Dünya’ya gelmiş olabilir. Yaklaşık bir milyar yıl önce Mars’ın atmosferinde oksijen bulunması bu teorinin en güçlü yönlerinden biridir. Bir diğer çıkış noktası da, DNA’nın evrimsel analizinin, moleküllerin oluşumundan 9,7 milyar yıl önce, güneş sisteminin oluşumundan önce ortaya çıktığı tezidir.
kaynak:
https://www.livescience.com/13363-7-theories-origin-life.html
yazar: bronzlaştırıcı tonik
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]