Gıda fiyatlarını düşürmek için depolara baskın düzenlendi, organize pazarlar açıldı: iş yok, peynir rüya görüyor

Gıda fiyatlarını düşürmek için şimdiye kadar farklı zamanlarda çeşitli tedbirler açıklandı. Yasal düzenlemeler yapılmıştır. Aramalar, cezalar, baskınlar yani polis tedbirleri uygulandı. Hiç birşey çalışmıyor. Çünkü sorunun nedenlerini ortadan kaldıracak hiçbir önlem alınmamaktadır.

Gazeteci Ali Ekber Yıldırım, gıda fiyatlarındaki sürekli artışın gerekçesine ilişkin yazısında 18 tedbiri hatırlatıyor ve buna rağmen gıda fiyatlarındaki artışın durdurulamadığını belirtiyor. İşte bu yazıdan öne çıkanlar…

1- İthalat kapıları ardına kadar açık: Tarımda üretimin azalması nedeniyle fiyatlar yükseldiğinde ilk yapılacak şey ithalat çubuğunu kullanmaktır. Bunun için hükümetin başvurduğu en yaygın yöntem ithalat tarifelerini sıfırlamaktır. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar, soğan ve patateste bile tarifeler zaman zaman sıfırlanıyor ve ithalat kapıları ardına kadar açılıyor. Et fiyatlarının yüksek olması nedeniyle yıllardır canlı hayvan ve et ithal edilmektedir. Karkas et fiyatı yaklaşık 7 aydır yürürlükte ve herhangi bir işlem yapılmadı. Ürünün fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun gümrük vergileri anında sıfırlanıyor ve ithalat başlıyor. Yani üretimi artırmak yerine ithalat sübvanse ediliyor. İthalat arttıkça üretim düşüyor. Üretim azaldıkça fiyatlar daha da artıyor. Fiyatlar yükseldikçe daha fazla ithalat yapılıyor. Hükümet bu girdaptan kurtulamadı. Bunun faturasını köylüler, tüketiciler ve toplumun tüm kesimleri ödüyor.

2- Hata şu ki, bedel devletin kanunlarına göre düşüyor: Hull yasası taze meyve ve sebze fiyatlarını düşürmek için değiştirildi. İktidar bakanı değiştirirken aynı, kanun değişip fiyatlar düşecek diye halk kandırılıyor. 2010’da kapsamlı bir devlet yasası çıkarıldı ve yasa 2012’de yürürlüğe girdi. Dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazısı, “Hazır yasasıyla yaş meyve sebze en az yüzde 25 ucuzlayacak” dedi. Ucuz olmadı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 2019 yılında piyasa kanununda değişiklik yapılarak ürünlerin doğrudan üreticiden satılmasına aracılık ve satışın ortadan kalkacağını ve fiyatların düşeceğini söyledi. Fiyatlar düştü mü? Bir daha asla düşme. Şu sıralar Hull Law yeniden gündem olmak istiyor.

3- Gıda Komitesi ve Fiyat İstikrar Komitesi oluşturuldu: Gıda fiyatlarını kontrol etmek amacıyla 2014 yılında “Gıda Komisyonu” olarak bilinen Gıda ve Tarım Ürünleri Piyasası İzleme ve Değerlendirme Komitesi kurulmuştur. Komitenin bileşimi iki kez değişti. Daha sonra onun yerine bir fiyat istikrar komitesi kuruldu. Komitede bakanların değişmesiyle film sona erdi ve her şey yeniden gözden geçirildi. Kurul oluşturularak fiyatların düşmeyeceği anlaşıldı. Gıda Komitesi’nin fiyatları düşürmesinin yanı sıra çiğ süt fiyatını da uzun süre baskı altında tutması, sütün yemdeki denkliğinin bozulmasına neden oldu. Yem fiyatlarındaki artışa rağmen süt fiyatları sabit kalınca yüzbinlerce süt ineği kesildi. Süt üretimi azaldı ve fiyatı arttı. Kasım 2022’de süt ve süt ürünleri yükselen şampiyonlar olacak. Yani Fiyat Durdurma Komitesi fiyatları havaya uçurdu.

4- Erken Uyarı Sistemi: Gıda Komitesi birkaç kez toplandı. Gıda fiyatlarını düşürmek amacıyla ithalatın devam etmesinin önünü açacak kararlar alındı. Tarifeler sıfırlandı. Erken uyarı sistemi üzerinde çalışılmıştır. Erken uyarı sisteminden gelen sinyallerle gıda fiyatları düşecek. Sinyal alınamıyor.

5- Müşteri siparişi oluşturuldu: 2019 seçimleri öncesinde özellikle Ankara ve İstanbul’da çadır düzenleme mağazaları kuruldu. Üreticiden alınan ürünler doğrudan tüketiciye sunulacak ve fiyatlarda indirim yapılacak. İnsanlar “ucuz” meyve ve sebze almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Çadırlar yerel seçimlerin ardından kapatıldı. Hükümet, Ankara da dahil olmak üzere İstanbul’daki belediye seçimlerini kaybetti. Fiyatlar tabii ki düşmedi.

6- Depo baskınları: Soğan ve patatesin ağırlığı 5 kiloyu geçtiği için 2018 sonu ve 2019 başında depolar basıldı, soğan ve patates yetiştiricileri “terörist” ilan edildi. Ağır para cezaları uygulandı. Gümrük vergileri sıfırlandı, soğan ve patates ithal edildi. Daha sonra Toprak Mahsulleri Bürosu kalan soğan ve patatesleri alarak şenliklerle dar gelirli vatandaşlara ücretsiz dağıttı. Bugün soğan ve patatesin ağırlığı 15 kiloya ulaştı. Eskiden 3 kilo soğan ve patates 5 kiloyken bugün 50 kilo.

7- Rekabet Kurumu müdahale ettiGıda fiyatlarını düşürmek için Rekabet Kurumu’nu devreye sokmak. Ülke genelinde faaliyet gösteren 23 market zinciri, tavuk eti üreten 19 firma, kanatlı eti imalatçıları ve yetiştiricileri derneği, 6 gübre üreticisi, 34 un değirmeni ve un sanayi derneği, zincir marketler hakkında soruşturma yürütüldü ve milyonlarca lira para cezası verildi. Veriliş. Fiyatlar henüz düşürülmedi. Bugünlerde yeni soruşturmalar gündemde.

8- Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturuldu: Ticaret Bakanlığı, Koronavirüs günlerinde fahiş fiyatların ve istifçiliğin önüne geçmek amacıyla 17 Nisan 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7244 Sayılı Kapsamlı Kanun ile 13 üyeli Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturmuştur. bu bağlam; Fahiş fiyat artışı ve istifçilik yaptığı tespit edilen firmalara 2022 Kasım ayına kadar 56 milyon 602 bin lira idari para cezası verildi. Ceza indirilince fiyatlar düştü mü, düşmedi tabi.

9- İhracatın reddi: Belirli dönemlerde ihracatı yasakladı ve fiyatları düşürmeye çalıştı. Soğan, patates, limon, nohut, buğday, şeker, salça, konserve domates, tereyağı ve 60’a yakın üründe avans izinleri, ihracata belirli dönemlerde kısıtlamalar veya yasaklar getirilerek fiyatlar kontrol altına alınmaya çalışıldı. Ancak fiyatlar henüz düşmedi ve düşürülemez.

10- Kooperatif Tarım Kredi Piyasaları: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tedarik için ticaret yaptığı tarımsal kredi kooperatif marketlerinin sayısını artıracak, daha ucuza temin etmek için zaman zaman 40-50 ürünün fiyatını düşürecek. Ancak piyasanın açılıp kapanmasıyla fiyatların kalıcı olarak düşürülemeyeceği anlaşıldı.

11- Modern seraların kurulması: Ülke seracılıkla uğraşıyordu. Ziraat Bankası’nın desteğiyle Sera A.Ş. Şirket kuruldu. Devlet seracılık yoluyla fiyatları düşürecek. Bir daha asla düşme.

12- Sütün sabit, kırmızı etin fiyatının yüksek olması: Gıda Komisyonu peynir, tereyağı, yoğurt ve ayran fiyatlarına zam yapmamak için 13 ay boyunca çiğ süt fiyatlarını değiştirmedi ancak zam yapmadı. Süt ürünlerinde fiyat düşmedi. Çiftçi ineklerini kesmek zorunda kaldı. Faruk Çelik’in Tarım Bakanı olduğu dönemde kırmızı etin fiyatına sınır getirildi. Fiyatlar henüz düşürülmedi. Bakan değişikliği ile politikalar değişti. Ama fiyatlar hala düşmedi.

13- Fason üretim: Fiyatların düşürülmesi amacıyla Tarım Kredi Kooperatifleri Sera A.Ş ve Türk Şeker fason üretim yapmaktadır. Fiyatlar üretici baskısı altında kaldı, ancak tüketici fiyatlarındaki artış durdurulamadı.

14- Detab kuruldu: Olağan pazarlarda fiyatlar kontrol edilemeyince Tarım Bakanlığı, Bekir Pakdemirli’nin bakanlığında dijital tarım pazarı kurdu. Tarımsal destekler bile bu pazara bağlandı. İl Tarım Müdürlükleri DİTAP’a üye olmak için yarıştı. Sanal pazarda bile fiyatlar düşürülemez. Bugün kimse Detap’tan bahsetmiyor.

15- Enflasyon farkının oluşumu: Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin El Nebati, enflasyonla mücadele için “enflasyon ekipleri” kuracaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da destekledi. Enflasyon farkı yaratılamaz. Takılırsa fiyatlar düşer mi?

16- Mobil Uygulama ile Ucuz Gıda Marketi: Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, eski Ticaret Bakanı Ruhar Pekan ve şimdi de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin El Nebati’nin yükselen gıda fiyatlarına karşı “mucizevi” bir icadı var. Mobil uygulama ile tüketici nerede ve hangi ürünün daha ucuz olduğunu görebilecek. Böylece ucuz ürünler teşvik edilecek ve fahiş fiyat uygulayanlar piyasadan uzaklaştırılacaktır. Bu rekabetle birlikte gıda fiyatları düşecek. Yıllardır aynı projeyi pişirip gündeme getiriyorlar. Özel sektörde bu konuda zaten uygulamalar var. Bu gıda fiyatını düşürecek bir uygulama değil. Bu girişim de ucuz bir yer olmadığı için yürümedi.

17- Katma Değer Vergisi İndirimi: 13 Şubat 2022’de Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla temel gıda ürünlerinde uygulanan katma değer vergisi yüzde 8’den yüzde 1’e düşürüldü. Bu indirim tüketiciye de yansımamaktadır. KDV sorunu, gıda endüstrisini ve pazarları neden oldu.


TCMB: Reel kur endeksi Kasım’da %0,3 arttı

18- Piyasa verileri kamuoyu ile paylaşılacak: Ticaret Bakanlığı Yönetmeliği değişikliğinin bugün (7 Aralık 2022) Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte bu maddenin Gazete’de yayımlanmasının ardından; 200’den fazla şubeyi bünyesinde barındıran mağazalar zinciri, satışa sunduğu ürünleri ve şubelerine ilişkin verileri Ticaret Bakanlığı’nın belirleyeceği sisteme aktaracak. Bu veriler kurum, kuruluş ve kamuoyu ile paylaşılabilir. Böylece tüketici fiyatları karşılaştırabilecektir. Kendisinden daha ucuz olan marketlerden alışveriş yapacak. Fiyatlar fiyatlara göre düşüyor mu?

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın