Gezegenler Kepler-62-E ve Kepler-62-F «Efendim

İnsanoğlunun var olduğundan beri bilinmeyene olan merakı ve bu bilinmeyeni keşfetme isteği yeni keşiflere yol açmıştır. Bu yeni keşiflerde Dünya’ya benzer yeni gezegenlerin varlığını duyurdular. Nitekim son günlerde yeni keşfedilen bazı gezegenler, bileşim olarak Dünya’ya benziyor ve yaşam için fırsatlar sunabilir. Bu yeni keşiflerden sonra evrenin oluşumuyla ilgili birçok sorunun ortaya çıkacağına inanılmaktadır. Yeni keşfedilen bu gezegenler bilim adamları tarafından incelendiğinde, yıldızlar üzerindeki konumları nedeniyle yaşam şansı sağlayabileceklerine inanılıyor. NASA’nın tüm bu gezegenleri keşfetmek için kullandığı ve dünyanın en gelişmiş teleskopu olarak anılan Kepler teleskopu, keşiflerine her geçen gün yeni teleskoplar eklemeye devam ediyor.

NASA tarafından yapılan araştırmalar her gün meyvelerini veriyor. NASA verileri her gün güneş sistemimizden yüzbinlerce ışıkyılı (1 ışıkyılı = 10 trilyon km) uzakta yeni gezegenler ortaya koyuyor. Keşfedilen bu gezegenlerin yaşanabilir olup olmadığına dair NASA tarafından yapılan açıklamalar, Dünya’ya çok benzeyen gezegenlerin olduğu ve yaşanabilir ortamların olduğu hipotezini ortaya koyuyor. Adını gezegen avcısından alan KEPLER, NASA’nın en büyük ve en gelişmiş teleskopu ve yeni keşfedilen gezegenlerin ve yıldızların neredeyse tamamını keşfetmiş dünyanın en gelişmiş teleskopudur.

Kepler tarafından yeni keşfedilen son iki gezegen, Kepler-62-e ve Kepler-62-f olarak adlandırılıyor. Ortalama olarak, keşfedilen bu iki gezegen Dünya’dan ortalama %40 daha büyüktür. Kepler’den gelen bilgiler ışığında bu gezegenlerin kayalık bir yapıya sahip olduğu belirlendi. Bu iki gezegenden Kepler-62-e’nin Sahra kadar sıcak, Kepler-62-f’nin ise kutuplar kadar soğuk olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca bu iki gezegen birbirine Dünya ve Mars kadar yakındır. Keşfedilen bu iki gezegenin yer aldığı sistemin merkezindeki yıldızın güneşimizden 2,5 milyar yıl daha yaşlı olduğu açıklandı. Kim bilir belki bir gün Dünya dışında yaşanacak yerlere ihtiyacımız olacak ve bu gezegenler bizim yeni yaşam alanımız olacak. Şimdi bize bir rüya gibi gelen bu düşünce, yüzlerce yıl önce atalarımızın aya gitmenin bir rüya olduğuna inandıklarını ve bu hayallerin gerçekleştiğini düşünürsek belki de başka bir gezegende yaşadığımızı düşündürür. hiç de rüya değil.

katip:Hikmet Akyol

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın