Gestus terimi, Bertolt Brecht’in epik tiyatro kuramı ile dramaya dayalı çeşitli sanat dallarında karşımıza çıkan teatral bir terimdir. Gestus, Brechtyen tiyatronun izleyiciyi özgürleştirme ve oyuna dahil etme yoluyla diyalektik aydınlanma sağlamayı amaçladığı unsurlardan biridir.
Latince’de Justus genellikle uzuv hareketi, vücut duruşu, vücut duruşu, jest ve hareket anlamına gelir. Gördüğümüz gibi, justus kavramı, teatral bir terim olan “jest” kelimesinin orijinal Latince adıdır. Bertholt, “jest” kavramından farklı olduğunu göstermek için özellikle justus kavramını kullandı. Nitekim justus terimi sözlüklerde sınıfsal, tarihsel ve politik kimliği gösteren toplumsal yansımayı, fiziksel hareketleri ve duruşları ifade eden bir jest olarak tanımlanmaktadır. Yine bu farkı incelemek için Brecht, her jestin jest olma niteliği taşımadığını özellikle vurgular.
Gestus, kişinin yaşadığı dönemin özellikleri çerçevesinde toplumsal ilişkilerden doğan kimliğinin dışavurumunu ifade eder.Jest en çok bir kolun hareketini ifade ederken, Gestus terimi ses tonlaması, vücut duruşu gibi çok boyutludur. , giyim, tarz, yüz ifadeleri, Olaylara verilen tepkiler, ifadelerin toplamını açıklar. Gestus’u somutlaştırmak için. Kapıcının ve saray sahibi hanımın yemek yeme alışkanlıklarından, günlük yaşamdaki eylemlerine ve diğer eylemlerine yansıyan tüm davranışları farklıdır.
Epik bir tiyatroda Justus
Justus ile, diyor Brecht, oyuncu teatral role ilişkin politik ve toplumsal bakış açısını ortaya koyuyor. Gestus ile oyuncu ait olduğu kimliğin davranışlarını sergilerken aynı zamanda ideolojik yaklaşımı çerçevesinde o kimliği yeniden yapılandırır. Gestus bir sosyal kimliği ifade edebilir veya tamamen kişisel olabilir. Brecht’e göre oyundaki jestin artışına bağlı olarak oyunun polemik aydınlatmasına katkısı da artar. Gestus üslubunda oyunculuk, toplumsal ilişkileri ortaya koyduğu için, seyirciyi doğrudan toplumun sınıfsal yaklaşımı doğrultusunda düşündürmeye çalışır ve bu, Brecht’in tiyatrosu yardımıyla toplumu dönüştürmek anlamına gelir; İnsanlara enerji vermeyi amaçlayan yaklaşımının temelini oluşturur. Brecht’e göre oyuncu Justus’un yaptığı jestlere isim verebilmek için soruyu iki yönden cevaplaması gerekir.
A- Sahnede oynanan oyunun karakterlerinin birbirleriyle olan ilişkilerini geliştiren temel jestler nelerdir?
b- Oyuncunun oynadığı karakterdeki tarzı nasıldır?
Bu sorulara verilen cevaplar sonucunda yazarın metninde yer alan bir unsur olarak oyuncuyu kendi başına özgür bir oyuncu olarak değerlendirmek mümkündür. jestlerle, oyunda yeni bir anlam cephesi yaratır. Ana yaratıcı olmasına rağmen yazardan çok, oyunu mimikleriyle yeniden yaratan oyuncuyu sanatın merkezine yerleştirdiğini görüyoruz. Brecht’in Marksist toplumsal dünya görüşünde önemli bir yer tutan diyalektik performansı sağlamaya çalıştığını söyleyebiliriz. Editör temsilcisi, metnin yorumlanmasındaki en önemli halkalardan birini oluşturur. Brecht’in diyalektik tiyatrosunda yazar, ortaya koyduğu senaryo ile bir “tez” ortaya koyar ve yazarın tezine “karşı-tez”, oyunun sahnelenmesi sayesinde ortaya çıkar. Son olarak seyirci oyunu üçüncü bir göz olarak değerlendirerek sonuca ulaştırır ki bu da “sentez”dir. Brecht bu süreci “küçük pedagoji” olarak adlandırır.
Kaynak:
http://dergipark.ulakbim.gov.tr/sduarte/article/viewFile/1018003670/1018003040
http://mimesis-dergi.org/2011/07/gestus-ozgurlesen-oyuncu/
yazar:Erdal Oğur
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]