Genler, çeşitli psikiyatrik hastalıklarda benzer aktivite gösteriyor

Akıl hastalığına yatkınlığın belirlenmesi, çoklu genetik ve çevresel faktörleri içeren karmaşık bir görevdir. Ayrıca, genlerin beyin işlev bozukluğunu nasıl etkilediğine dair çok az kanıt vardır. Ölümden sonra alınan insan beyni üzerinde yapılan çalışmalarda, belirli genlerin aktiviteleri; Şizofreni, bipolar bozukluk, otizm ve majör depresyonun hepsinin aynı olduğu gösterilmiştir.

Science dergisinde yakın zamanda yayınlanan bilimsel bir araştırmaya göre. Psikiyatrik hastalıklar, gen ekspresyonu (genlerin ürettiği RNA ve protein miktarı) açısından benzerdir. Araştırmacılar otizm, şizofreni, bipolar bozukluk, depresyon ve alkol bağımlılığı olan yüzlerce kişinin ölümünden sonra alınan beyin dokusundaki gen ifadesini incelediler. Sonuçlarını sağlıklı bireylerin beyin dokusundan kontrol olarak elde edilen sonuçlarla karşılaştırdılar.

Akıl hastalığı riskini artıran bazı genetik değişiklikler biliniyordu. Bu tür hastalıklarda ortak genetik riskler olduğu da açıktı. Ancak çeşitli akıl hastalıkları olan insanların beyinlerinde gen aktivitesinin ne kadar değiştiği hakkında çok az şey biliniyordu.
Bu soruyu araştırmak için araştırmacılar, beş psikiyatrik bozukluğu olan kişilerin beyinlerinde bugüne kadar yayınlanan RNA ifadeleri hakkında veri topladılar. Ve böylece toplamda 700 beyni analiz ettiler. İlk olarak, sağlıklı beyinlerle karşılaştırıldığında psikiyatri hastalarının beyinlerinde az ya da çok ifade edilen genleri karşılaştırdılar. Daha sonraki aşamalarda, gen ifadesindeki bu değişikliklerin hangilerinin psikolojik ortak noktalardan kaynaklandığını buldular.

Araştırmacılar, kopyaları birbiriyle ilişkili olan bir grup genin (analiz yönteminde bu gen gruplarına modüller denir) ifadesindeki değişimi ağ analizi adı verilen bir yöntemle incelediler. Bipolar bozukluk ve şizofreni hastalarında, mikroglia (beynin bağışıklık sistemi hücreleri) ve astrositler (iltihaba yanıttan, sinapsların korunmasından ve diğer işlevlerden sorumlu hücreler) ile ilişkili modüllerin ifadesi artar. Otizmli kişilerin beyninde mikroglia ifadesinde bir artış gözlemlenmiştir. Her üç koşulda da gözlenen ekspresyon artışı, patoloji ile inflamatuar yanıt arasında bir ilişkiyi gösterir.

Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bu çalışmanın sonuçlarında; astrosit ile ilişkili modülün ifadesi (CD4, GJA1 ve SOX9 genleri); Otizm, bipolar bozukluk ve şizofrenide artış gözlenmiştir. CD11 mikroglia geninin ifadesi yalnızca otistik vakalarda artar. Mikroglia, nöronal gelişim sırasında sinaptik fonksiyonları (nöronlar arasındaki bağlantılar) düzenlemek için önemli beyin hücreleridir. Bu bulgu, otizmin nörogelişimsel dönemde ortaya çıkan bir hastalık olduğunu desteklemektedir.

Depresif durumda CD2 gen ekspresyonunda bir artış gözlenir. Bu genin işlevlerinden biri, sitokinlerin (bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bir molekül) birbirleriyle etkileşime girme şekliyle ilgilidir. Bu, depresyonun iltihaplanma ile de bağlantılı olduğunu gösterir. Buna ek olarak; Otizm, şizofreni ve bipolar bozuklukta bir diğer ortak nokta da CD1, CD10 ve CD13 genlerinin ekspresyonunun azalmasıdır. CD10, bir hücrenin mitokondri adı verilen bir organelinde DNA üzerinde bulunan bir gendir. Bu sonuç, hücrenin enerji dengesini sağlayan mitokondrilerin psikiyatrik hastalıklar ve nöronal fonksiyonlarla ilişkili olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak, bu çalışmalar psikiyatrik hastalıklardaki moleküler mekanizmaların ve nörolojik bozukluklarda yaygın olan yolakların anlaşılmasını sağlar. Bu sayede ileride yapılacak çalışmalarda hastalığa neden olan mekanizmaların önlenmesi ve beyin hasarını tersine çevirmek mümkün olabilir.

Kaynak:
1) https://www.the-scientist.com/?articles.view/articleNo/51636/title/Gene-Expression-Overlaps-Among-Psychiatric-Disorders/&utm_content=66966259&utm_medium=social&utm_source=facebook

yazar: Ayka Olkay

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın