Okçuluk, popüler edebiyatta makine-şairler arasındaki şiirsel bir yarışma, tabiri caizse şiirsel bir düellodur. Bazı yörelerde dövüşmek yerine “ayı”, “söyle”, “selam” olarak da adlandırılabilir.
Âşık geleneğinde çekişme, ustalığı sınamak ve yeteneği sergilemek demektir. Belli bir ayağa göre atış yapılır. Çatışma, karşı taraf veya topluluğun bir üyesi tarafından hangi ayağın başlatıldığına bağlıdır. Müsabaka dörtlüklerin dönüşümlü olarak okunmasıyla devam eder ve içten dörtlüklerle sona erer.
Aynı ayağı iki kez kullanmamak, cevap vermek için fazla beklememek, birinci ayağı esas almak, ikinci yarışmacının seçtiği yöntemi kullanmak, homojen heceler oluşturmak ve karşı taraftan cevap verirken aynı seviyede bir soru daha sormak. Özel dikkat ve uzmanlık gerektiren sorular, çekişmenin temel kurallarıdır.
Minşid grubu enstrümanların düzenlenmesinin ardından divan okumasıyla açılıyor. Bundan sonra âşıklar misafirleri selamlamak için besteledikleri dörtlüklerle misafirlere merhaba diyerek sohbetin giriş bölümünü tamamlarlar. Penaltı atışlarının ön hazırlık kısmı tamamlandıktan sonra ayağın bulunduğu yere ve ortama göre farklı şekil ve şekillerde yerleştirilmesi bekleniyor.
Penaltı atışları, iki taraftan birinin ayağını koymasıyla başlar. Atış tabanı, atılacak ilk ayaktır. Ayak konuyla ilişkilendirilirse penaltı atışları bitene kadar o konuda yapılır. Atış yöntemini seçme hakkı ikinci yarışmacıya aittir. konuşan ve soru soran ikinci âşık, münakaşa yolunu seçer; Tekelüm, bağlama, dar ayak, alay denilen bir dal kullanır. Tartışma, dörtlünün birbirine tepki olarak şekillenmesiyle devam etti. Çatışma sonunda aşıklar birbirlerinin kalbini kazanmak için kısasa kısasa dövüşlere de girişirler. Birbirlerini överek ve hoşgörü örneği göstererek çekişmeleri bitirirler. Taraflardan hiçbiri açıkça yenilgiyi kabul etmezse, orada bulunan ve bu işten anlayan büyükler tarafından değerlendirilir. Yenilen takımın kazanana dönüş yapması adetten olsa da, bu genellikle takip edilmez.
Tartışmanın en ilginç yolu onunla dalga geçmektir.
Dudakların birbirine değmeden yapılan atıştırmaya lebdeğmez veya dudak teması denir. Şarkıcılar, dudaklarının arasına dik bir şekilde iğne yerleştirerek, dudakların birbirine değdiği sesleri (b, f, p, m, v vb. harfli sözcükler) kullanmadan saz çalar ve sohbet ederler.
Şık Şenlik ile Aşık Feryad arasındaki husumetin kısa bir örneği
Festival: Kraliçe’nin Şöhret Payı
zafere layık
Bu pozisyonda oturun
Sultan da Han da layık
Alfreadi: gözlerime geldin
Eğer korunmayı hak ediyorsam
En büyük bakan Şeyhülislam
Doğru anla Osman’a yakışır
Festival: Seninleydim Tashuk
gözlerime ışık geldi
kimden hoşlandığını duymadım
Dilleriniz Kur’an’a layıktır.
Alfredi: Bu sevgili kalbimi açabilirsin.
Selim Sırat’ı geçtim
Kievser Nehri’nden içiyorsun
sen dünyayı hak ediyorsun
Festival: hizmetkarların bayramı, saygı
ziyaret ettim
tanrı seni kutsasın gökyüzü
Huriye bir gülümsemeyi hak ediyor
Freddy: Civil Freddy’ye bakın
Meram Makûda Ersen
Sancak tarafının altında durursanız
Habib Rahmana gibi
Günümüzde Konya Aşıklar Festivali gibi bazı yerlerde zaman zaman gösteri ya da yarışma şeklinde bu tür buluşmalar yapılmakta ve bu sanatın devamını sağlamaya çalışmaktadırlar.
katip:derya talas
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]