İçindekiler
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında emeklilik yaşıyla ilgili düzenlemeleri şöyle sıraladı: “CHP, daha iktidara gelmeden adaletsizliği, hukuksuzluğu ortadan kaldırmak için ülkeye can üflemeye başladı. Bu hükümet, Tükenmişlik, metal yorgunluğu ve akıl ölümü yaşayan “Cumhurbaşkanımızın tadına bakmadan adım atamaz hale geldim” diyen Öztrak, Suriye hükümeti ile Türkiye arasındaki temaslara ilişkin şunları söyledi: “O günlerde bir meydanlarda bahar.
Sayıştay, Botaş’ta iş kanununun ihlal edildiğine karar verdi: Hatta bir yılda 1.124 saat fazla mesai yapıldı.
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında emeklilik yaşıyla ilgili düzenlemeleri şöyle sıraladı: “CHP, daha iktidara gelmeden adaletsizliği, hukuksuzluğu ortadan kaldırmak için ülkeye can üflemeye başladı. Bu hükümet, yorgunluktan, bitkin metalden ve zihinsel ölümden mustarip; “Cumhurbaşkanımızın tadına bakmadan adım atamaz hale geldi.” Suriye hükümeti ile Türkiye arasındaki temaslara ilişkin ise Öztrak, “Rabia’nın içinde olduğunu söyleyerek dört parmağını sallıyor. O günlerde meydanlar cebindeydi bugün yeşil dolar için… Bugün Katar’a Mısır’la, Rusya’ya Suriye’yle konuşma talebi haline geldik.Ülke olarak itibarımızın büyük bir kaybına uğradık.
CHP Sözcüsü Faik Öztrak bugün CHP genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Öztrak, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:
2022’nin kötü olduğu uyarısı: 2022 gerçekten kötü bir yıldı. bu yıl; Bu korkunç tek kişilik yönetim sisteminin en kötüsünü yaşadık. Ülkedeki yönetim krizi derinleşti. Adaletsizlik ve kaos, sarayın vesayeti altındaki kadıların elinde doruğa ulaştı. Ekonomik kriz 85 milyon insanı mahvetti. Orta direk gitti. Yoksulluk tabana yayıldı. Evlerin mutfakları alev aldı. Bu yıl Cumhuriyet tarihimizin en büyük buhranlarından birini yaşadık. 2022 krizi, tarihin en derin krizlerinden biri olarak hatırlanacak. 2022 krizinden bu milleti çıkaranlar toplum vicdanında unutulmayacaktır. Ancak 2022 yılı başladığında; Yalan imparatorluğunun kralı, saplantılı hükümet sisteminin başı, AKP’nin başı, “Döviz de düşecek, faiz de düşecek” derdi. 2022’de ne kur ne de devletin faiz yükü azalacak. Aksine ikisi de katlanır.
Erdoğan’ı konuşup idam eden Lenin: “Bir ülkeyi ateş etmeden yok etmenin en kolay yolu parasını ezmektir.” Bu açıklamayı Lenin yaptı, yürütücüsü de Erdoğan oldu. Erdoğan. Faiz sebep, enflasyon sonuçtur dedi. Bir yanılsamayla tüm ülkeyi yönetmeye çalıştı. Ulusal para birimimiz ezildi. Erdoğan, 85 milyonun alım gücünü, ülkemizin geleceğini, hayallerini, umutlarını düşmana tek kurşun sıkmadan yerle bir etti. Bu en son örnek. Kuzey komşularımız savaşta. Rusya Ukrayna’yı işgal etti. Bütün dünya Rusya’ya ambargo uyguluyor. Yıl sonunda enflasyon ambargonun ezdiği Rusya’da yüzde 12, işgal altındaki Ukrayna’da yüzde 26,5 oldu. TİK’te küçük rakamlarla ülkemizin enflasyon oranı yüzde 84,5’e ulaştı. Erdoğan ülkemize savaşın yapamayacağı zararlar verdi. 2022’de Türk lirası, Gürcistan lari karşısında yüzde 44, Afganistan afganisi karşısında yüzde 42, Papua Yeni Gine kinası karşısında yüzde 32, Mozambik metikali karşısında yüzde 32 ve Bulgar levası karşısında yüzde 30 değer kaybetti. Ulusal para birimimizin alım gücünün erimesi nedeniyle bugün sınır illerimizin tamamına yakını talan edilmektedir. Gürcistan Başbakanı, “Türkiye’den gelen ucuz ilaçlar sayesinde Gürcistan’da ilaç fiyatları yüzde 60, yüzde 80 düştü” dedi. Ama halkımız eczanelerimizde ilaç bulamıyor. Trakya’daki hemşerim peynire yaklaşamıyor. Ama Bulgaristan’dan gelen komşularımız peynir briketlerini yığıyor ve eve götürüyor.
Ateşli ve Saray Muhafızı…: Yarın yılbaşı olacak. Parası çalınan memleketimin muhterem insanları, aziz milletimiz evde sofraya ne koysak, çocuklarına ne yedirsek diye düşünürken, oteller, eğlence yerleri komşu ülkelerden gelenlerle dolup taşacaktır.
Noel’i saraylarında kutlayan, birbirlerine 99 gülün altında pasta kesen kibirli ve saray bekçisi, milletimizin yılbaşını evinde kutlayamamasını sağladı.
Atadan Diden malları sattı: Cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümetin elinde olmayan kaynakları kullandı. 125 milyar dolar yurt içi ve yurt dışından borçlandı. Ülkenin atalarından kalan mal varlığını 63 milyar dolara sattı. 20 yılda toplam 2 trilyon 718 milyar dolar harcandı ki bu, kendilerinden önce iktidara gelen tüm cumhuriyetçi hükümetlerin 79 yılda kullandığı paranın yaklaşık 4 katı.
Cepte kenetlenmiş dört parmak: 2012’de Cumhurbaşkanımız açık mektup yazarak Erdoğan’ı uyardı. Suriye’de yaşananların ekonomiden toplumsal dengeye kadar ülkemiz üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. İç savaşın bölünmeye ve hatta uluslararası çatışmaya dönüşme tehlikesini anlattı. Ve Suriye’ye çözüm önerilerimizi ortaya koyun. Saray bütün bu önerilere sağır olmuştur. hakaret. Emevi Camii’nde namaz kılacağız” dedi. 5 milyon Suriyeli ülkemize girdi. Afganlar, Pakistanlılar, Bangladeşliler, Faslılar, Cezayirliler şehirlerimizde yaşıyor. Ve o günlerde meydanlarda “Rabi” sallayan dört parmak, günün yeşil doları için cebe sıkıştırılırdı. Dün bütün ülkelerle aracısız görüşebilirken bütün ülkelerin dostluk aradığı bir ülkeyken bugün Katar’ın Mısır’la, Rusya’nın Suriye’yle konuşmasını talep eder hale geldik. Ülke olarak itibarımız adına büyük bir kayıp yaşadık.
Geçenlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaşananlar. İstanbul büyükşehir belediyesini çökertmek için arka arkaya akılların alamayacağı kumpaslara girişirler. YSK’nın yardımıyla İstanbul’un iradesini gasp etmek istediler. İstanbul halkı, milli iradenin bu sahiplenişine sandıkta şiddetle karşılık verdi. Ama yine de akıllı değiller. Saray vesayetinde savcı ve hakim kullanıyorlar, milletimizin gözünün içine bakıyorlar, kumpaslar kuruyorlar. Önce gezici hakimler, kendilerine hakaretten İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na ceza verdi.
İstanbul’un gelirlerine el koymak istiyor: Entrika futonlarının baş temsilcisi olan Sarayın Fouche’si olarak İçişleri Bakanı kanlar içinde kaldı. Dedi ki: Onu hemen kovacağım. Ama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını görevden almak, İstanbul’u Cumhuriyet Halk Partisi’nden almak, İstanbulluların iradesine karşı yıkılmak, milli iradeyi gasp etmek ve sahte Fuş’un yürütmeyi devralması ucuz görünmedi. yeni bir hüküm. AKP Müfettişini Uluslararası İslami Harekete salın. Bu yalancı bakanın saçma sapan iddialarını ciddiye almıyoruz. Ama olay örgüsü bu. Sarayın İngiliz Dünya Bankası Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu görevden alıp, İstanbul’u CHP’den almak isteyen kibirli kişiye ait olduğunu da görüyoruz. Belli ki saray kibirlisi son çare olarak İstanbul’u bir hukuk kumpasıyla ele geçirip İstanbul’un mali ve siyasi kazanımlarını seçimlerde kullanmak istiyor.
Set ile oynadığınızda, terazi bir gün hava durumuna göre çalışacaktır: Bunda kullandığı kıskaçlar görevle karşı karşıyadır. Suları ve balıkları bulandırmaya çalışan bu sahte Fuş’a kanun çerçevesinde verilmesi gereken cevabı İstanbul Belediye Başkanımız verdi. Yapılan mağduriyetleri ve haksızlıkları ortaya çıkarın. Bu son kumpasla, sarayın yetkilerini partizan amaçlar için nasıl kullandığı, bu hukuksuz işlerde güvenlik bürokrasisini kullanırken İstanbul’u nasıl çökertmek istediği ortaya çıkmıştır. Bu komploya hukuki ve siyasi yanıtlarımızı kararlılıkla vermeye devam edeceğiz. Bu dolandırıcılara şunu hatırlatalım. İstanbul, İstanbul halkının iradesi, milletin iradesi koca bir lokmadır. Midenize oturur. Bugün oturduğunuz koltuklara güvenerek hukuku öldürmeye çalışmayın. Oynamaya çalıştığınız ölçek sizinkini de artıracaktır.
Havlularla yatan sarayın sonunda: Gerçeği gören gözler için buradan çıkarılacak çok ders var. Erdoğan’ın kirlettiği suyu evin dışında içmesi yetmedi. Ayrıca içeride kirli su içmeye başladı. Erdoğan daha önce emeklilik yaşına gelenlere hakaret bırakmamıştı. Seçimi kaybedeceğini bilse de EYT’lilere haklarından vazgeçmeyeceğini söyledi. “İskandinavya bundan battı” gibi asılsız sözler sarf etti. Ancak EYT’lilerin örgütlü mücadelesi hız kesmeden devam etti. Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ısrarla konuyu takip etti. Hak mücadelesine her türlü desteği verin. Ülke gündeminde tutun. Seçimleri kaybedeceğini bilen milletin içinde bulunduğu duruma çözüm bulamayan saray, sonunda havlu attı. Hem EYT’lilerin teşkilatlanma gücü hem de başkanımızın ısrarı kendisine emekli olma hakkı verdi. EYT üyelerine “Duedi” diyen mağrur saraylılar tükürüklerini yalayıp yuttu. Şimdi bu bir gerçek. CHP daha iktidara gelmeden devlete can vermeye, adaletsizliği ve hukuksuzluğu ortadan kaldırmaya başladı. Aşırı çalışan, metali tükenmiş ve zihinsel olarak ölü olan bu hükümet; Patronumuzdan sufle almadan hamle yapmak imkansız hale geldi.
“Vizyon, son yurt dışı gezilerinde oluşturulmuştur”: Bu yılın ilk 10 ayında ülkemizdeki net doğrudan yabancı yatırım 6 milyar 300 milyon doları buldu. Ancak aynı dönemde ülkemize kaynağı belirsiz para girişi 21 milyar doları buldu. Biz çok kararlıyız. Sahip olduğumuz avantajları ve ülkemizin potansiyelini çok iyi biliyoruz. Biz halkımıza güveniyoruz. 58 ülkeye, 1,5 milyar nüfusa ve 22 trilyon dolarlık pazara 4,5 saatlik uçuşla ulaşabilen bir ülkede yaşıyoruz. Biz CHP olarak; Kısa sürede makroekonomik istikrarı sağlayacağız. Ekonomide öngörülebilirliği ve güveni sağlayacağız. Genç ve dinamik iş gücümüz, dünya sahnesinde yarışan girişimcilerimiz ve eşsiz coğrafi konumumuzla ülkemizi hak ettiği zenginliğe ulaştıracağız. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden düzenlendiği bu günlerde devreye alacağımız güçlü demokratik kurum ve kurallarla Afro-Avrasya’nın en önemli tedarik ve tedarik merkezi olacağız. genel başkanımız; Son yurt dışı gezilerinde bu büyük vizyonu gerçekleştirecek siyaset üstü bir birliğin temellerini atmıştır.
“İK ve KILIÇDAROĞLU BULUŞMASI”
Öztrak, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye İşçi Partisi’nin Millet İttifakı’na gireceği ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Çeğ ile görüştüğü yönündeki iddiaların sorulması üzerine Öztrak, “Cumhurbaşkanımızın Ahmet ile görüştüğü doğrudur. Şek.Ama dediğim gibi içerikle ilgili söylenenler sadece bir iddia, “İddialardan bahsetmiyoruz.”
CHP’nin emekli ve memur oranlarının artırılmasına yönelik bir çalışması olup olmadığı sorusuna Öztrak, şöyle yanıt verdi:
“Geçen yıl ve bu yıl çalışanlarımız ve emeklilerimiz enflasyon tsunamisine kapıldı. TÜİK kompozisyon rakamlarına göre yapılan zamlarla milletimiz, emekliler ve memurlar geçim maliyetinin altında ezildi. İTO endeksi ise maaşlar yüzde 100’den fazla arttı, sarayın yapısal enflasyonu yüzde 80’in biraz üzerinde.Bunu yapanlar kölelik hakkından girmiş oldular.Devlet devlet memurlarının ve emeklilerin ceplerini soymaya devam ediyor. TÜİK’in yardımı Misyon belli Açlık sınırı 8 bin lirayı geçti Asgari ücret 8 bin 500 liraydı Bu kayıpların telafisi için emekli ve memurlarımızın maaş ve maaşlarına zam yapılması çok gerekli büyümeden pay alıyor.
“13. Altıncı masa için başkan adayı olacak.”
sorusu hakkında öztrak; Aynı masanın etrafında oturan liderler, ortak hedeflerinin bir adayı bu masadan çıkarmak olduğunu defalarca dile getirdiler. Bunu toplum içinde defalarca tekrarlayın. Sayın Davutoğlu bir kez daha son açıklamasında A Planı ve B Planı’nın tek aday olduğunu söyledi. 13’üncü Cumhurbaşkanı’nın Altılar Tablosu’na aday olacağını Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca dile getirdi. Burada tekrar edelim. On üçüncü başkan, altı puanlık tablo için aday olacak.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]