Muhabir: Nureddin Demir
KESK şube platformunun daveti üzerine bugün saat 17.30’da Eskişehir Hamamyolu Yediler Parkı girişinde toplanan KESK üyesi sendika üyeleri, “Halkın bütçesi çalışmak için, yoksulluk sınırının üzerinde maaş talep ettiler. Hayat pahalılığıyla yüzleşen maaşlarının eriyip gitmesine tepkilerini dile getiren temsilcilerinin platformu adına açıklamalarda bulunan Uygar Kurtçu’nun açıklamaları şöyle:
Bütçede işçiler ve yoksul kesimler var
Bilindiği üzere, saray hükümeti tarafından hazırlanan bütçeye ilişkin heyet görüşmeleri tamamlanmış olup, Genel Kurul Genel Kurulu’ndaki görüşmeler halen devam etmektedir. Bütçe müzakereleri yapılırken hükümetler ve devlet destekli akademisyenler arasında bütçenin dengesine ve istikrarına sürekli vurgu yapılarak tartışmalar yürütülür ve bu dengeli bütçe ve istikrardan hepimiz faydalanırız; Hep birlikte gelişeceğimizi anlamak istiyor. Ancak, bütçelerin siyasi tercihlere göre yapıldığını biliyoruz. Bütçenin önceki yıllarda olduğu gibi büyük sermaye gruplarının ve hükümet etrafında toplanan çıkar gruplarının talepleri dikkate alınarak yapıldığını biliyoruz. İşçiler ve yoksullar uzun süredir bütçede yok sayılıyor.
Qedegil: Bu ülkeyi sizin kirli ellerinize bırakmayacağız
Krizin faturası işçilere ödeniyor
Kamuoyunun da bildiği gibi, içinden geçmekte olduğumuz bu ağır ekonomik krizde bile, başta kamuda çalışanlar olmak üzere, yoksullukla mücadele etmek zorunda olan toplum kesimlerinin sorumluluğundadır. Bir ekonomik kriz olduğunda, hükümet ve hükümetlere bağlı güç merkezleri, ekonomik krizin sorumlusu sanki işçilermiş gibi görünür; Kurban bizden isteniyor. Aynı zamanda işçi sınıfının anayasal hakkı olan grevler yasaklanmakta, işçilerin işten çıkarılmasını kolaylaştıracak yasal düzenlemeler yapılmakta ve ücret artışı talepleri bastırılmaktadır. Diğer kriz dönemlerinde olduğu gibi, 2023 bütçesinde yaşanan krizin bedeli başta işçiler, küçük esnaf, çiftçiler, öğrenciler, işsizler ve kısacası yoksullar olmak üzere biz devlet tarafından ödendi. Zor ekonomik koşullar ışığında geleceğe dair korkularımız her geçen gün artıyor. Gıda, barınma, eğitim ve sağlık gibi temel insani ihtiyaçlarımızı bile karşılamak zorunda kaldığımız bir süreçte adım adım genel seçimlerden geçiyoruz.
Seçimler karşısında toplumsal muhalefeti dosyalamaya zorlamak istiyorlar.
Siyasi iktidar seçimlere doğru giderken toplumu kontrol altında tutmak için her yolu deneyeceğinin sinyallerini verirken, seçilen belediye başkanlarına sekreterlerle başlayan süreç, içinde bulunduğu durumu kullanmayı amaçladığını gösteriyor. İmamoğlu, seçim sahasında toplumsal muhalefeti umutsuzluğa sürüklemeye çalışılıyor. Bu durum, siyasi iktidarın pervasızlığını bir kez daha gösterirken, bugüne kadar bu iktidara karşı mücadele verenlerin mücadelesini artıracak, emekçiler AKP/saray rejiminin karanlığına boyun eğmeyecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde halen görüşülen aynı kase ve aynı güvercin anlayışıyla hazırlanan 2023 bütçesi bize şunu gösteriyor; Siyasi iktidarın tercihleri her zaman olduğu gibi sermayeden, savaştan, ranttan ve israftan yanadır. Gelecek yılki bütçeden kimin alacağı belliyken, siyasi güç seçim ekonomisiyle dikkatleri üzerine çekmeye çalışıyor.
İşçiler ayrıldı
Siyasi iktidarımızın taleplerini yerine getirirken bile işçileri işten atmaya, yoksulluğa mahkûm etmeye devam ediyor. Yandaş medya, kamuda müteahhitler için iş bulunacağını açıkça belirtirken, kamuda güvencesiz çalışma yöntemlerini kimin teşvik ettiğinden söz edilmiyor. Emekli olacak yaştakilerin talepleriyle dalga geçenler, EYT’lilerin taleplerinin ekonomimize darbe girişimi olduğunu söyleyenler bir anda EYT’li olabilir. Yıllardır açlık sınırının altında belirlenen asgari ücretle işçileri açlığa mahkûm edenler, aylar öncesinden asgari ücrete ciddi zam yapacaklarını açıklayarak işverenleri uyardı. 20 yıl önce akıllarına gelmeyen sosyal konut projeleri, fahiş fiyatlarla konut alanlara vatandaşlık verenler tarafından dolaşıma sokuluyor. Belli ki seçim yaklaştıkça benzer adımlar artacak.
Hükümet, ekonominin yönetimini dini referanslara dayandırıyor
Bilimsel akıldan her geçen gün uzaklaşan iktidar, ekonominin yönetimini de dini referanslara çevirmiştir. Meşruiyet kaynağı olarak gördüğü siyasal İslam’ı ve dini siyaseti onay alma aracı olarak kullanıyor. Kendilerini arka bahçeleri olarak gören tarikatların ortaya koyduğu mağduriyet ve tecavüz manzaralarında da gördüğümüz gibi arka bahçeleri olarak gördükleri tüm yapılarıyla birlikte ülkeyi ekonomik, sosyal ve ahlaki açıdan uçuruma sürüklemektedirler.
İşçiler bir yandan bu ucuz politikalara gülerken bir yandan da: Ey seçim, senin ne işin var! İşçiler seçim tercihlerini son altı aya göre değil, 21 yılda kaybettiklerini hesaplayarak yapacaklar! Parayla korunan mudilere yani sermayeye gelince hemen ek bütçe teklif edip milyarlar aktaran siyasi iktidar, 2023 bütçesinin de gösterdiği gibi işçilere kulaklarını tıkamaya devam ediyor.
Biz kazanacağız!
2023 bütçesinde işçiler olarak taleplerimizi karşılayın,
gelirimizi güvence altına almak,
Vergi dilimi hırsızlığını sonlandırın
Asgari ücreti açlık sınırının altında bitirmek, maaşı yoksulluk sınırının altında ödemek istiyoruz.
Siyasi iktidarı bir kez daha uyarıyoruz!
İşçilerin yanında halktan da denge talep etmeye kulak verenler şunu bilmeli; Tarihteki yerleri hazırdır ve onları tarihteki yerlerine geri gönderecekler de onları yok sayan işçiler olacaktır.
Bizden çaldıklarını geri vereceğiz! Biz kazanacağız!


Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]