Ünlü sanat tarihçisi Panofsky, bir resmin anlaşılması için üç aşamada incelenmesi gerektiğini öne sürmüş ve bu olgu günümüzde sanat tarihinin mihenk taşı haline gelmiştir. bunlar;
doğal anlam, sözleşmeli anlam, orijinal anlam ve içerik.
1- Doğal anlamı: Görüntüde şekiller ve nesneler vardır ve kendi içinde ikiye bölünmüştür.
A- Gerçekçi anlam: Form ve nesneler arasındaki ilişki, hareketin bağlamıdır.
B- Anlatımsal anlam: Resimdeki yer, durum ya da davranışın uyandırdığı mutluluk, hüzün, acı gibi duyguların toplamıdır.
Bu iki olgunun özdeşleştirilmesi, doğal anlamı yaratır ve bize yapıtın ikon öncesi çözümünü verir.
Örneğin; Michelangelo’nun Sistine Şapeli tavan freskinden bir detay olan Adem’in Yaratılışı’nı inceleyelim. Eserde karşımıza çıkan figür ve nesnelere odaklanalım. Solda tepede tek başına çıplak bir erkek heykeli, sağda ise yan yana gruplanmış on üç figür yer alıyor. On bir tanesi genç ve çıplak, ortada duran bekar, yaşlı ve giyinik bir adam figürü hakkında. Ortadaki yaşlı figürün yanında genç ve kısmen güzel bir kadın var. Şimdi şekiller ve algılanan nesneler arasındaki ilişkilere odaklanalım. Soldaki kendinden geçmiş genç figür, tepede yattığı yerden yükselen bitkin bedeniyle sağdaki yaşlı adama parmağını uzatıyor. Sağdaki grupta on bir genç ve yaşlı erkek figürü tutuyor gibi görünüyor. Ortadaki antik figür sağdaki erkek figüre ulaşmak istercesine işaret parmağını uzatır ve bu karşılaşma muralın merkezinde yaşanır. Ayrıca yaşlı adam bir yanına uzanmak isterken bir kadına sarılır ve diğer tarağında kolundan tutar. Bu grup büyük bir pelerinle çerçevelenmişti ve hepsi havada süzülüyor gibiydi. Sol kısım tamamen berrakken ve yeni uyanmış bir güzelliği temsil ederken, sağ kısım zaten mevcut olan ilahi rezonansın gücünü yansıtır.
2- Müzakere anlamı: İmgenin doğal anlamı çıkarılmış, biçim, nesne veya duygulardan değil, araştırma yoluyla bulunabilen anlamıdır. İnanç, mit, gelenek gibi kaynaklardan elde edilen verilerdir. Buradaki temel nokta sanat eserinin zaman dilimi, sosyo-ekonomik durum, kültür, coğrafya gibi pek çok açıdan bağımsız incelenmemesi gerektiğidir.
Örneğin; Öncelikle fresklerin bulunduğu yapı ve yapının coğrafyası, içeriği konusunda bizleri biraz olsun rahatlatacaktır. Bu, doğrudan İncil’e baktığınızda gözlerinizi alacaktır.
“Allah insanı kendi suretinde yarattı ve onları Allah’ın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı.” (Yaratılış – Yaratılış 1:27)
Bu bilgilerle freskte soldaki genç, çıplak figürün uykusundan uyanmış gibi yatan Adem olduğunu, sağda ise Allah’ın ona cennet yolculuğunda hayat vermek için elini uzattığını ve meleklerin etrafını sardığını görüyoruz. ve kutsallığını ilan et. Tanrı’nın diğer tarafında olup biten her şeyden bağımsızmışçasına kolunun altında duran ve başkalarına karşı sinirli görünen kadın büyük olasılıkla Havva’dır. Basit bir anlatım gibi görünse de birbirine temas etmeden uzanan iki elin orta noktası, ona bakan gözlerin hikayeyi anlaması ve ahenk içinde takip etmesi için yeterliydi.
3- Ana Anlam – İçerik: Sanatçının dönem, sınıf, kültür, felsefe, inanç, ekonomi gibi yaşamsal unsurları bir araya getirerek sentezleyerek oluşturduğu eserin saf benliğinde sergilenmesidir. Bu aşama, sanatçının zihinsel yolculuğuna doğrudan ışık tuttuğu için oldukça zor ve tartışmaya açık bir aşamadır. Sonuçlardan çok soruların olduğu bir aşamadır.
Örneğin; Bu kısımda ne kadar bilgi sahibi olursak olalım, eseri yaratan sanatçının zihnindeki gerçek anlatıyı görebiliyor muyuz? Gerçekten ulaşabilir miyiz? sorusuyla karşı karşıyayız. Bu nedenle tartışmaya ve farklı bakış açılarına açık bir alandır.
Bir Panofsky eserini incelemenin her aşaması, önce parçadan bütüne, sonra figürden parçaya giderek bütünü şekillendirerek işi daha iyi anlamamızı ve keyif almamızı sağladı.
kaynak:
Suçlu, b. , 2010. Mitoloji ve İkonografi, Ankara: DK Yayınları. İncil, Tekvin.
yazar: Serpil Ülger
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]