İçindekiler
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Yardımı engelleyen bir iktidar, insanları enkaz altında, açlıkta, dondurucu soğukta ve hepsinden önemlisi suç altında ölüme terk ediyor ve dayanışmayı da engellemeye çalışıyor. artık senin defterin var iddianamen var o defter yani insanların sana yazdığı not iddianameye dönüştü” dedi.
Hatay Samandağ’da saat 83’te Pak Kadıköy ve İstanbul İtfaiyesi 72 yaşındaki vatandaşı enkazdan kurtardı.
TİP Başkanı Erkan Baş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 ilde meydana gelen deprem nedeniyle duyurduğu TBMM Olağanüstü Hal Toplantıları’na (OHAL) ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Başkan dedi ki:
Aradan çok zaman geçmeden İzmir ve Elazığ depremlerinin ardından konu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeniden görüşülmeye başlandı. Bir komisyon kuruldu ve bu komisyon görevini yaptı, yaptığı incelemeler ve uzun tartışmalar sonucunda 268 somut teklif TBMM’ye sunuldu. Diyeceğim o ki, bu tedbirlerin hiçbiri alınmadı ama bu Parlamentoda, bu Hükümet tarafından tam tersi tedbirler alındı. Yani bunlar sanki hiç olmamış gibi, sanki hiç konuşulmamış, tartışılmamış gibi, sanki bu rapor TBMM’de ortaya çıkmamış gibi ve iki yıl sonra yeniden imar affını yeniden gündeme getirerek Türkiye’nin temellerini attılar. BT. Asıl katliama giden süreç.
Kanlı bir oyun oynayarak bugün burada açıkça ifade ediyorum” dedi.
Şimdi 3 gündür milyonlarca insan belirsizlik içinde yaşıyor ve hükümet koltuğunu korumaktan başka neredeyse hiçbir şey yapmıyor.3 gün sonra Meclis tek adam tarafından ilan edilen olağanüstü hal durumunu görüşmek üzere toplantıya çağrılıyor. Bakın bugün, depremden 85 saat sonra, enkaz altında yardım ulaştırılamadığı için dondurucu soğukta insanlar hayatını kaybederken, bugün burada yapılanları tüm vatandaşlarımızın bilmesini istiyoruz. Bugün burada çok kanlı bir oyunun oynandığını açıkça söyleyebilirim. Çünkü bu ülkede 1959’da çıkarılan bir doğal afetler yasası var. Bakın kamu hayatını etkileyen afetler nedeniyle alınacak önlemler için alınacak yardımlar yasasına bakın, hala yürürlükte olan bir yasadan bahsediyorum. Bu yasa, devlet görevlilerine, kaymakamlara ve valilere, bir afet durumunda 18-25 ve 18-65 yaş arasındaki tüm vatandaşları atayabileceğinizi belirtmektedir. Araç, araç ve makinelere el koyabilir ve bedelini ödemek için daha sonra bedelini ödemek için kullanabilirsiniz. Terapi, kurtarma, besleme, giyinme, barınma gibi işler için acil alım ve kiralama işlemlerini herhangi bir kayıt veya tören olmaksızın yapabilmeniz yeterli değil diyor.
“Arduan bende olsaydı, binlerce insan ölümcül darbeden kurtulabilirdi.”
Bu ülkenin evlatlarını başka coğrafyalara ölüme ve ölüme gönderirken akıllarında tek bir soru işareti olmayanlar, halkımızın yardıma ihtiyacı olduğunda orduya müdahil olmadılar. hatırlıyoruz; Gölcük depreminden sadece birkaç saat sonra sahra hastaneleri kuruldu ve ellerinde her türlü teçhizatı olan Afganistan’daki Taliban havaalanını bile korumayı başarmış deneyimli personeller sahaya indirilmedi. Peki bunun için acil bir durum gerekli miydi diye soruyoruz. Bunu yapmak için acil bir duruma mı ihtiyacınız var? hayır. Yarattıkları garip sistem yüzünden tek gereken bir adamın onayıydı.
“Kitap şırıngaya dönüştü”
Onlar da hiç çekinmeden vatandaşları işaret edip, “Deftere yazıyoruz” diyerek tehdit ediyorlar. Açık söyleyeyim defteriniz zaten dolu, defterinizde bugün sahada olmayan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu Kızılay’ın CEO’su var. Defterinizde ev tarikat firmasına 700 milyon lira, 2017’de uçmayan uçak için 245 bin dolarlık ihale var. Defterinizde AFAD var, yardıma tecavüz edip izin vermeyen AFAD var. etiketini yapıştırmadan alana girmek ve genel müdür olarak başka bir ilahiyatçı atadı. Günlüğünüzde 35 milyar 911 milyon liralık devasa bütçeli Diant, insanlarımız çöp poşetleriyle gömülürken kefen bile alamıyor. Yardımları engelleyen, insanları her türlü suçtan önce açlığın, soğuğun, ölümün enkazı altında bırakan, insanların dayanışmasını kesmeye çalışan bir iktidar, artık sizin defteriniz yok! En iyi ihtimalle iddianame! O not defteri, insanların sana yazdığı o not defteri iddianameye dönüştü. Halka parmak sallayanların hesabının sorulacağı, defterleri dolu olanların canı için mücadele edeceği günler elbet gelecektir. İşlediğiniz tüm suçlardan mutlaka sizi sorumlu tutacağız.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]