İçindekiler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödül Töreni’nde; “Sanatçısı arasında ayrım yapmayan, sanatçısını kucaklayan bir Türkiye anlayışıyla hareket ediyoruz. Boynunda bir ceza ile ebediyete intikal eden Najib Fadel Bey’e nasıl saygı duyuyorsak, Nazım Hikmet’e de sahip çıkıyoruz. tek parti döneminde cezaevine sürüklenen” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödül Töreni’nde konuştu. Erdoğan, ödüle layık görülen sanatçı ve hocaları tebrik ederek konuşmasına başladı. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Kılıçdaroğlu’ndan ‘En Uzun Gece’ mesajı
Aşık Veysel’in seslendirdiği neşeyi, hüznü, hasreti, sevgiyi anlatan türküler coğrafyamızın dört bir yanında yankı buldu. Böyle bir dönemde doğruyu ve değişmeyen doğruyu söyleyen kılık kıyafet nedeniyle Ankara’nın Ulus ilçesinden kovulma milletimizin hafızasında onarılmaz yaralar açmıştır.
Ahlaksız varlıkların kültür ve sanatımıza verdiği tahribatın izlerini silmek, millete dair her şeyi bir direniş delili olarak öne sürmek kolay olmamıştır.
Gazi’yi görmek için Sivas’tan Ankara’ya 3 ay yürüyerek giden Aşık Veysel’e yapılan bu kötülük, halkımızın çarpık görüşünün de ifadesidir. Aynı zihniyet ne yazık ki Türk müziğini afedersiniz tezek kokuyor diyerek aşağılamış, yasaklamış, radyoda çalınmasını yasaklamıştır. Millete ait olan her şeyi gerilik alameti olarak niteleyen faşizm heveslilerinin yol açtığı yıkımın izlerini silmek elbette kolay olmadı. Bu yılki vefa ödülünü büyük usta Aşık Veysel’e vererek bu ayıbı ortadan kaldırıyor ve ona ülke olarak minnet borcumuzu yerine getiriyoruz.
“Türkiye’ye hizmet eden, inancı, kökeni, hutbesi olan herkesin başımızda yeri vardır”
10 farklı dalda ödül alan bilim, kültür ve sanat uzmanlarımızın her birini milletimizin kadim mirasının temsilcileri olarak görüyoruz. Tüm sanatçılarımıza ve ülkemizin kültürel mirasına değer katan herkese destek olmayı görev biliyoruz. Burada bu gerçeği tekrar ifade etmek istiyorum. Türkiye’ye ve Türk kültürüne hizmet eden, katkıda bulunan herkesin inancı, kökeni, mizacı ne olursa olsun başımızın üstünde yeri vardır.
“Türkiye’nin sanatçı ayrımı yapmayan, sanatçısına yardım eden yaklaşımını kabul etmiyoruz”
Sanatçı ayrımı yapmayan, sanatçısını kucaklayan bir Türkiye anlayışıyla hareket ediyoruz. Boynunda yargılanarak sonsuza dek vefat eden Necip Fadel Bey’e nasıl saygı duyuyorsak, tek parti döneminde hapiste olan Nazım Hikmet’e de sahip çıkıyoruz. Bunu başka biri gibi sadece sözle yapmıyoruz, davranışlarımızla ve attığımız adımlarla açıkça gösteriyoruz. Vatandaşlıktan çıkarılmasından 58 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla Nazım Hikmet’e yeniden Türk vatandaşlığı veren biz olduk. Yaşarken sırf Kürtçe şarkı söylemek istediği için idam edilmeye yüz tutan Ahmed Kaya’nın mezarına bir kez daha ülkemize dönmeyi teklif ettik.
“Kültürel hayatımızı yerle bir eden büyük ideolojik büyüklüğü bitirdik”
Kadim Türkiye’de küçük düşürülen, dışlanan, hor görülen tüm fikir, sanat ve spor insanlarımızı ayrım gözetmeksizin sahiplendik. Atatürk Kültür Merkezi’ni İstanbul’a, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasını Ankara’ya getirerek önemli bir boşluğu doldurmuş olduk. O göreve geldiğinde ülkemizdeki kültür merkezi sayısı sadece 42 iken biz buna 80 tane daha ekleyerek toplam sayıyı 122’ye çıkardık. Tiyatrodan operaya, sinemadan edebiyata, ışıklandırmadan minyatüre hep yanında olduk. sanat ve sanatçılarımız. Son düzenleme ile kamu ve sanat kurumlarımızda görev yapan sözleşmeli sanatçılarımızın kadroya geçişleri ile ilgili gerekli adımları atmış bulunmaktayız. Ayrıca dün akşam yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile eğlence vergisi oranlarının tamamen sıfırlanmasını sağladık. Böylece sanatçılarımıza hak ettikleri imkanları sunmanın yanı sıra, kültür-sanat camiamızı uzun yıllardır tekdüzeliğe ve kültür hayatımızdan kopukluğa mahkum eden ideolojik bağnazlığa da son vermiş oluyoruz.
Bu nedenle Türkiye’de son yirmi yılda kültür sanat iklimi daha da zenginleşmiş, daha önce hiç okunmamış sanat dalları yeşermiştir. Halkla alay eden, milleti aşağılayan elitist zihniyet de gerilemiş, cumhuriyetle cumhuriyet arasındaki mesafe kapanmıştır.Elhamdülillah ülkemizin kültür ve sanat hayatı olumlu etkilenmiştir. Biz bu pozisyonda olduğumuz müddetçe, Allah’ın izniyle hiç kimse Türkiye’yi eski baskıcı ambargo günlerine döndüremeyecek. Umuyoruz ki Türkiye’nin yüzyılı bu konuda sanatın ve sanatçılarımızın yüzyılı olur. Attığınız her adımda yanınızda olduğumu ve patron olarak üstleneceğimi bilmenizi isterim.”
Ödülleri kim aldı?
Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülleri sahiplerini buldu:
Müzik Ödülü: Ajda Bekan
Tiyatro: Ayla Al Jan
Bilim ve Kültür: Khairatine Karman
Mimar: Helmy Shanalb
Gastronomi: Ömür Akor – Yunus Emre Akor
Ustalık: Sevan Bıçakcı
Fotoğraf: Süleyman Saim Tekan
Bale: Tan Sağtürk
Çizgi Film – Animasyon: Farol Yaşaroğlu
Edebiyat: Yavuz Bülent Arkaler
Sinema: Yılmaz Erdoğan
Geleneksel Sanatlar: Gülbün Mesara
Sadakat Ödülü: Aşık Veysel
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]