İçindekiler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fadel Ödül Töreni’nde; “Bazıları emperyal emellere hizmet eden bir kül tabakasıyla ülkemizi yeniden örtmek isteseler ve yaydıkları karamsarlıkla Allah’ın izniyle bunu başaramayacaklar.”
“15 Temmuz dahil her olay, milletimizin istiklali ve istikbali için neler yapabileceğimizi bizlere defalarca göstermiştir. Ustanın yüzyıllardır yaktığı meşalenin ışığının yolumuzu aydınlatmaya devam etmesini temenni ediyorum. dedi. .
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Necip Fazıl Ödül Töreni’nde konuştu. Törende Saygı Ödülü’nü İlhami Atalay, Şiir Ödülü’nü Mehmet Can Doğan, Öykü ve Roman Ödülü’nü Ayşgül Cenk, Fikir Araştırma Ödülü’nü Mustafa Özel, İlk Eser Ödülü’nü Elif Cenk ve Can Ayser, Elçin İyasoğlu aldı. . Afendiev, Uluslararası Kültür ve Sanat Ödülü’nü aldı. Erdoğan törende şunları söyledi:
“Bugün devrimci romantizmi oynayıp rüzgarı başka yerden kutsayanlara bakmayın”
Şair, düşünür ve dava adamı Necip Fadıl Kasakurk Bey’i bir kez daha rahmet ve özlemle anarak sözlerime başlıyorum. Allah ondan razı olsun, ameli ve emeği ile nesillerin ruhunu besliyor. Zor zamanlarda dimdik ayakta durmak her cesur adama göre değildir. Tatlı su hevesi olmaya çalışanlara, romantik devrim oynayanlara, rüzgarı başka yerden estirenlere bakmayın. Hiçbiri zalimin karşısında konuşamaz. Haksızlığa karşı koyamaz. Davasına sahip çıkamaz ve gerektiğinde canı pahasına acı çeker.
Hatta bazı dönemlerde bu vasıfları barındıran bir ülke karşısında beklenen artışı sonunda sağlıyorsunuz.”
Bunu başaran usta olduğu için milletimizin gönlünde böylesine güçlü bir yer bırakmış ve derin bir iz bırakmıştır. Milletler, bilimde, kültürde ve sanatta akıllı liderlere ve üretken insanlara sahip olduklarında yükselirler. Onları kaybettiklerinde geri çekilirler. Bazı dönemlerde küle dönse de sonunda bu niteliklere sahip bir milletin beklediği yükselişin önünde olduğunun farkına varır. Bu küllerin üzerimize yoğun bir şekilde düştüğü bir dönemde, yaptıkları ve mücadelesiyle milletimizin özündeki közleri diri tutarak bugün yaşadığımız büyük atılımın zeminini hazırladı. Bu mirası kucaklayacak ve zenginleştirecek şekilde daha hızlı ve daha hızlı hareket etmeyi umuyoruz.
“Birisi emperyalizmin emellerine hizmet etmek için bir kat kül eklemek istese bile, Allah’ın izniyle bunu başaramaz.”
Birileri ne kadar yaydıkları karamsarlık havasıyla emperyalist emellere hizmet eden ülkemizi bir kül tabakasıyla örtmek isteseler de Allah’ın izniyle başaramayacaklar. 15 Temmuz dahil her olay, milletimizin istiklali ve istikbali için neler yapabileceğini bizlere defalarca göstermiştir. Ustanın yüzyıllardır yaktığı meşalenin ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam etsin. Bugün ülkemizin bilim, sanat ve kültür hayatına yön veren çalışmalarıyla ruhumuza dokunan siz değerli dostlarımla tanışmaktan mutluluk duyuyorum.
“Hocamızın çoklu araştırmacı kimliği, Rumence dilinde siyaset, iktisat ve iş hayatı ana başlıklarında ortaya koyduğu eserlerle yeniden ortaya çıkmaktadır”
9. Necip Fazıl Ödülleri edebiyat ve fikir dünyamıza hayırlı olsun. Öykü ve Roman Ödülü’nü bu yıl Ayşegül Genç Hanım’a takdim edeceğiz. Mutlak güzellik ve nihai hakikat arayışını eserlerine koyan ağabeyimizi tebrik ediyorum. Ekonomiye ilgi ve sevgi uyandıran yazılarıyla Mustafa Özel hocamızı yakından takip ediyoruz. Çalışmalarından ve söyleşilerinden aldığı cesaretle girişimcilik yolunu seçen girişimcilerimiz, üretim, istihdam ve ihracat destanları yazmaktadır. Hocamızın çok yönlü âlim kimliği kurgu, siyaset, iktisat ve çalışma hayatı dilindeki eserleriyle bir kez daha kendini göstermiştir. Bu yılki Fikir Arama Ödülü’nü takdim edeceğimiz Mustafa Özel hocamızı tebrik ediyorum.
“Genç kardeşlerimizi ilk eser ödülleriyle hem eğlendiriyor hem de teşvik ediyoruz”
Tunç Sawyer: Yaşar Kemal bu camianın vicdanıydı
Her yıl verdiğimiz ilk eser ödülleri ile genç kardeşlerimizi cesaretlendiriyor ve teşvik ediyoruz. Bu yıl iki genç kardeşimiz birincilik mesleğinde ödül aldı. “Düşün Ben Hızır Bendim” ve “Demirin Demiri Kesen Sesi” adlı yazılarıyla okurları ile buluşan Can Acer’in kardeşleri Elif Genç’i tebrik ediyorum. Bu iki genç yetenekten değerli ve yetenekli işler bekliyoruz. Durma, devam et.
ELÇİN İLYASOĞLU EFENDİYEV’E NECIP FAZIL ULUSLARARASI ÖDÜL
Nesib Fadıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’nü Azerbaycanlı kardeşimiz Elçin İlyasoğlu Afendiyev’e takdim ediyoruz. Türkiye-Azerbaycan dostluğunun samimiyeti, dayanışması ve nezaketiyle dünyaya örnek olması da bu ödülü anlamlı buluyorum.
Ressam İlhami Atalay’a Fouz Fadel’e Saygı Ödülü
Fadıl Najib’in saygı ödülünü vereceğimiz İlhami Atalay kardeşimiz güzide bir isim. Asırlık milli birikimimizi modern sanatın imkanlarıyla harmanlayarak manevi hassasiyetlerimizi de dikkate alan bir tavrın başlıca temsilcisidir. İlhami Atalay Bey’i de tebrik ediyorum. Ödül törenlerini bir hak devri olarak görüyoruz. Medeniyetimizin yeniden doğuşu yolunda geçmişten bugüne fikir, sanat ve kültür köprüleri kurarak emek veren, bir usta gibi çileler çekerek eserler ortaya koyan herkese bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
“Baskı dönemlerinde sesini siyasete yansıtmayan bloklar, iç seslerini kendi tarafında buldu.”
Yahya Kemal’deki tarih bilinci, Ahmed Haşim’deki insani kaygı ve Muhammed Akif’teki İslami duyarlılık en verimli, etkili ve çarpıcı ifadesini Fadel’in paylaşımında bulmuştur. El-Sayed tamamen kendine has bir şiir ve nesir tarzına sahiptir. Sevdiği özgün sözler, özgün deyimler, kimi zaman öfke, kimi zaman ironi, bir araya getirmedeki ustalığı, temposunu yer yer artırıp azaltan üslubu, muhataplarını adeta başka bir iklime taşımıştır. Ama her şeyden önce kalbi ve cesareti. Yargıya girdi çıktı ama usta vazgeçmedi. Ve hakimler ona: “Biz senden bıktık” deyince, o şöyle cevap verdi: “Madem bu durumda yolcusun, ben bu handa daha sık uğrayacağım.” Umarım buradan aldığımız ilhamla bu yolda devam ederiz ve etmeye de devam edeceğiz. Çağdaşlarıyla karşılaştırıldığında okuyucularıyla kurduğu bağ da çok farklıydı. Baskılar sırasında siyasi arenada ifadeleri reddedilen kitleler, onun gür sesinde kendi iç seslerinin yankısını buldu.
“Hayasofya bir gün açılır” derken bunu söyledi.
Ayaklanmanın en önemli sonuçlarından biri de tek parti zihniyetinin inatla ve ısrarla yürüttüğü sözde sadeleştirme faaliyetleri oldu. Dilinizin musiki kudretine kavuşması, sözlerimizin bir ismin güzelliğini kazanması için bütün zahmetler, ilimler kinle örtülmüştür. Temel amaç, devletimizin kurumlarında ve milletimizin gönlünde yer etmiş ecdadımızın izlerini sürmekti. Naguib Fadel’in dile duyarlılığı bu açıdan büyük önem taşıyor. Büyük Doğu’yu birkaç kez durdurmak yetmedi. Bugün Türkiye’nin asrı diyerek yeni bir vizyon belirliyor, aynı zamanda ustanın hayalini gerçekleştiriyoruz. Usta bugün yaşasaydı, “Müjdeler olsun, güneş doğdu” sözlerini yine çok daha yüksek sesle söyleyebilirdi. Ayasofya’nın ibadete açılmasından dahi etkilenmeyen, nesiller mücadelesine hayatlarını adayanları görünce üstad, her mücadeleyi yanlış bulan ahlaksızların konumunu hatırlattı bizlere. Bunu Sultanahmet Meydanı’nda, Milli Türk Talebe Birliği’nin Cağaloğlu’ndaki konferans salonunda bize defalarca tekrarladı. “Ayasofya bir gün açılacak” derken bunu hep dile getirdi. Hamd olsun Rabbime, O’nun idealleri ve gayesi gerçekleştiği gibi bizler için de gerçekleşmiştir.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]