Erdoğan: İki değil altı başlı CEO’ların peşindeler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimizi vesayetin pençesinden kurtarmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Kendi vesayetlerini oluşturmaya çalışıyorlar. Altı sofranın üzerindeki vesayetin adı siyasi vesayettir. İki değil altı idam kellesinin peşindeler. Allah hikmet, fikir ve anlayış verir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’da düzenlenen toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan şunları söyledi:

“Öncelikle geçen ay şiddetli yağışlar nedeniyle sel felaketinin vurduğu Komluca, Finiki ve Damri ilçelerindeki hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Felağın ilk anından itibaren ülke olarak , var gücümüzle müdahale ettik.Sonra yaraları sarmak için hızlı adımlar attık.Bakanlarım sayesinde hepsi sayın Soylu Wahit Kiriçi’den hemen bölgeye.Orada hemen AFAD ve Kızılay ile devletin oradaki varlığını dile getirdiler. Yani kardeşlerimizi o felakette yalnız bırakmadık.Neden Devlet olduğumuz için görevimizin başında orada yerimizi aldık Dicle kenarından kurt geçerse koyun gelir ilahî gelir Ömer’den onu ister.Komluca’da binden fazla, Finiki’de 226 aileye ve Demre’de 7 aileye emtia desteği sağladık.Ayrıca toplamda 883 A işyerine de nakdi yardımda bulunduk. 1615 adet hasarlı araç sahiplerine maddi yardımda bulunduk Sel felaketinde zarar gören 11755 dönüm tarım arazisi için 2769 çiftçiye 40 milyon liraya yakın nakdi yardımda bulunduk Tarım sigortası olanlar burada da zararını karşılayacak Toplamda, 137 milyon gönderildi 6 bin 430 vatandaşa nakdi yardım olarak lira.

Bilindiği üzere geçtiğimiz yılın Temmuz ayında Antalya’nın doğu bölgeleri yangın felaketleriyle sarsılmıştı. Manavgat, Gündoğmuş, Alanya ve Akseki bölgelerindeki yangında hasar gören evlerin yerine yaptığımız yaklaşık 900 konuttan 427’sinin anahtarlarını teslim ediyoruz. Geri kalanını yakında teslim edeceğiz. Yanan alanlarımızda 143.000 kilogram tohumu toprakla buluşturarak ağaçlandırma çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yanmaz ağaç türlerini de yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda 2,5 milyon fidanı toprağa kazandırdık. Bakın biz hemşerilerimizi her koşulda yalnız bırakmıyoruz. Mağdur olan herkes için her türlü maddi ve manevi desteğimizle yanlarındayız.

Turizm şehri Antalya’da belediyelerin yapmadığı arıtma tesislerini de hükümet olarak biz yapıyoruz.

5 bardağımız var.

Bugün önümde gördüğüm büyük yazı Antalya’nın nereye gittiğini gösteriyor. Çok değil, 5 aylık ve 5 aylık çocuğumuz var. 5 ay kesinti yok. Kutuları havaya uçurmaya hazır mıyız? 1.5 milyar liralık yatırımla Serik ilçesine hizmet edecek atıksu arıtma sorununu, 1 milyar liralık yatırımla Kemer ve Çamyuva bölgelerine hizmet edecek kanalizasyon arıtma tesisi sorununu çözüyoruz.

Antalya Şehir Hastanesi inşaatı yüzde 70 seviyesine ulaştı. 1750 yatak kapasiteli Şehir Hastanemiz, 285 bin metrekare kapalı alanı ve modern altyapısı ile Antalya’ya yakışır bir işletme olacak.

Antalya Havalimanı’nın yıllık kapasitesini 35 milyon yolcuya çıkardık. Gazipaşa Alanya Havalimanı’nı hizmete açtık. Geçen yıl 25 milyonu yabancı olmak üzere yaklaşık 31 milyon yolcunun kullandığı Antalya Havalimanı’nın kapasitesini 80 milyona çıkarırken. Antalya Havalimanı’nın ne hale geleceğini öğrenin.


TTB, haklarındaki iddialara karşı dayanışma çağrısı yaptı: Bu karanlık günleri dayanışmayla aşacağız

“Tek yanlı dönemle ima edilen hususlara rağmen çatışmayı yürüttük”

Geride kalan 20 yılda ülkemizde demokrasi ve kalkınmanın asırlık eksiklerini bu anlayışla tamamladık. Bugün çok şükür bölgesinde ve dünyada sözü, iddiası, gücü, vizyonu, projesi olan bir Türkiye var. Dünyanın salgın hastalıklardan savaşa, enerjiden gıdaya her alanda sorun yaşadığı, krizlerin kol gezdiği bir dönemde ülkemizi hedefleri kapsamında tutmayı başardık. En önemlisi de bu mücadeleyi ve ülkedeki tek parti döneminin verimsizliğine rağmen elde ettiğimiz kazanımları vermiş olmamızdır. Attığımız her adımda, her reformda sapkın, ilkel bir zihniyetle karşılaştık. Milletimiz için hangi projeyle karşılaşırsak karşılaşalım, ‘Başaramayacağız’ dediler. Ülkemizi hangi hedefe koyarsak koyalım, ‘Yapmayacağız’ dediler. Şehirlerimize kazandırdığımız yatırımlar ne olursa olsun ‘yapmayacağız’ dediler. Ve onlara nedenini sorduğumuzda? Cevap verdiler: “Bu bizim işimiz.”

Her defasında ‘Bunu yapamazsın’ diyerek karşımızda durduklarında, biz de yaparsak yaparız diyerek kararlılıkla ve şevkle yolumuza devam ettik. Kepez’in bugün söylediği bu. Tek vizyonu gerçekleştirmek olmayan muhalefete rağmen Türkiye bu günlere geldi. Evet, şimdi, yarın değil.

“Bunlar iki değil, bu ikisi altı başlı infazı takip ediyor.”

Ülkemiz yeni seçimlerin arifesinde. Bir kez daha yapamayan bir ittifaka geldiler. Üstelik bu sefer bizi buna zorlamayacaklarını söylemekle kalmayıp kendi aralarında kendi taktiklerini uygulayacaklarını da beyan ediyorlar. Şiddetli siyasi mücadeleler, çok başlılıklar ve koalisyonların siyasi kaosu nedeniyle onlarca yıl öncesini kayıplarla heba eden Türkiye’ye verdikleri tek söz, düzeni yeniden tesis etmektir. Ama yapamayacaksın.

Milletimizi vesayetin pençesinden kurtarmanın gururunu yaşıyoruz. Kendi vesayetlerini oluşturmaya çalışıyorlar. Bu sefer vesayetin adı ne biliyor musunuz? Altı sofranın üzerindeki vesayetin adı siyasi vesayettir. Ülkemizi içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal kaos ortamından kurtarmanın gururunu yaşıyoruz. Kendi karmaşalarını yaratmaya çalışıyorlar. Biz Cumhuriyetimizin yeni asrını Türkiye’nin asrını görerek kutlamaya çalışıyoruz, onlar ülkeyi kendine getirmeye çalışıyorlar. Kısacası nereden tutarsanız tutun ellerinizde bir anlayış yaşıyoruz. Kaldı ki onların söylediği sözleri millete tatbik etmenin hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Seçimden sonra böyle bir hazırlıkları ve niyetleri olduğuna dair bir emare yok. Geçmişte Türkiye, yürütmenin mükerrerliği ile baş edememesinin ve maruz kaldığı siyasi, sosyal ve ekonomik krizlerin bedelini ağır ödedi. İki değil altı idam kellesinin peşindeler. Allah sana akıl, fikir ve anlayış versin.

Geçen yıl Antalya’ya yurt dışından 25 milyon turist geldi. Kafana bak. Sadece Rusya ve Ukrayna’da 100 bin kişi aradığı huzuru ve refahı burada bulduğu için Antalya’ya geldi. Aynı şekilde Avrupa ülkelerinden, Orta Doğu ülkelerinden ve dünyanın her yerinden insanlar dinlenmek, eğlenmek ve kaliteli zaman geçirmek için Antalya’yı tercih ediyor. Peki bu kadar insan Antalya’ya geldiğinde biz ne kazanıyoruz? Milyonlarca vatandaşımız iş buluyor mu? Olur ya da meydana gelir. Yüzbinlerce üretici, çiftçi ve toprak sahibi mülklerini değerine göre pazarlayabilir mi? Pazarlayabilir. İnşaattan ulaştırmaya tüm sektörlerde patlama yaşanıyor mu? Peki, yabancı yatırımcılara “Türkiye’ye gelme” demenin anlamı nedir? bunu kim söyledi? Kim kim diyor? Seyit Kemal. Bunlarda utanma ve bıkkınlık yoktur. Ülkedeki yatırımcılar onlara, “Sizden bu insanlardan hesap sorulmasını isteyeceğiz” diyor. Kafana bak. Kimden ne istiyorsun? Eğitimde her türlü adımı attılar. Sağlık alanında her türlü adımı attılar. Ulaşımda yollarımızı 6 bin 100 km’den alıp 21 bin 800 km’ye ulaştılar. Bu bizim barajlarımızı yaptı. Köprülerimizi yaptılar. Ne olursa olsun onlardan hesap soracaktı. Basıyor, basıyor. Ne soruyorsun? Bu insanlar size bunu yapma fırsatı vermeyecek. Buna sandıkta fırsat vermeyecek. Bunun için çok çalışacağız. Barışımıza kasteden terör örgütü yandaşları umurlarında değil miydi? Kemal Bey bu teröristlerle kol kola yürümedi mi? Hala önlerini açmaya çalışmıyorlar mı? Ancak Kodi’de hesap vermelerini istedik. Onları cebirde hesaplamalarını istedik. Tendorick’te, onlar için hesap vermelerini istedik. Bu teröristler şimdi neredeler? Güneye gittiler. Devam ediyoruz, devam edeceğiz. Emperyalistlerin değirmenine su taşıyacak ironinin anlamı nedir? ben soruyorum. Ülkesine ve milletine düşman olan bu siyaset anlayışının başka örneği var mı? Hayır, göremezsin. Çünkü hiçbir ülkede siyasetçiler yediği ekmeği, içtiği suyu, soluduğu havayı zehirlemeyi düşünmez bile. Aksine, ülke meselelerinde her türlü anlaşmazlığı bir kenara bırakır ve kendi devletinin kendi hükümetine sımsıkı sarılır. Türkiye’nin her sorununu çözdük. Bu muhalefet sorununu çözemedik.

“Ege bölgesinde bizimle konuşmayın”

Kemal Bey, nerede dolaşıyorsunuz? Köpekleriniz nerelerde geziyor? Şimdi Taifoon’u lanse ettik, Taifoon’un menzili nedir? 561 kilometre. Yunanlılar ne yaptı, kızdı. Gazeteler hemen manşetlere çıktı. “Atina’yı vuracaklar.” Böyle bir sorunumuz yok. Yeter ki Ege’de bizimle uğraşmayın. Siz Ege’de bizimle uğraşmadığınız sürece biz de sizinle uğraşmayacağız. Yapacak çok işimiz var.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın