İçindekiler
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dün MHP’nin grup toplantısının ardından yaşananlara yanıt vererek, “Dün TBMM’de yine bir utanç yaşandı. Hoş değil ama biz gazetecilerin sokaklarda, meydanlarda zorbalığa uğradığını gördük. Olmalı” dedi. Olmadı ama oldu bir daha olmaz inşallah ama gazeteciyi meclise sokan ne olur parti lideri milletvekiline iterse ne olur Konsey bu gazeteciler işini yapıyor gazetecilere baskı yapacağına herkes yapsın onların işi Sinan Atış bir katildi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dün MHP’nin grup toplantısının ardından yaşananlara yanıt vererek, “Dün TBMM’de yine bir utanç yaşandı. Hoş değil ama biz gazetecilerin sokaklarda, meydanlarda zorbalığa uğradığını gördük. Olmalı” dedi. Olmadı ama oldu bir daha olmaz inşallah ama gazeteciyi meclise iten ne parti lideri milletvekilini zorlayınca ne oluyor meclisi bu gazeteciler işini yapıyor gazetecilere baskı yapacağına herkes işini yapsın işini yap ki Sinan H cinayeti aydınlansın.Bütün teröristlerin ayakkabı numaralarını biliyorsun,Sinan H cinayetinin katilini,azmettiricisini,kararın verildiği merkezi bilmiyorsun.Böyle bir şey olur mu?
Garo Paylan, Ermenistan sınırından Erdoğan’ı telefonla aradı
Engin Altay, TBMM’de bugün düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya seslenen Altay, “Ne oldu İsmail Çataklı’nın kardeşi? Kardeşi FETÖ’yü destekleyen herkese ‘FETÖ’cü’ demediniz mi?” Şu anda, bakan yardımcınız orada duruyor, Veto’nun bir bakan yardımcısı. Bunu nereye koyacağız? Bu iftira mı? Biz bu gerçeği söyledik diye jandarma ve polis üniformasının arkasına saklanmayın.
İşte Altay’ın konuşmasından satırbaşları:
Son asgari ücret, 25 gün sonra en hızlı olandan daha azdır: Sadece 25 gün sürdü. Son asgari ücret 25 gün sonra açlık sınırının altına indi. Türkiye ekonomisindeki durum her geçen gün ve hızla kötüye gidiyor. Alınan tedbirler ekonomideki kötü gidişatı durdurmak yerine bozulmayı hızlandıran ve teşvik eden tedbirlerdir. “Asgari emekli maaşım 5 bin 500 TL” dedi, “Asgari ücret 8 bin 506 TL” dedi, “Memura yüzde 30 zam verdim enflasyondan kimseyi ezmedim” dedi. ” Ev, araba ya da tatil satın almak artık memurlar ve işçiler için hayal değil. Şimdi de Hazine’nin desteğiyle konut kredilerine kısmi destek gündeme geliyor.
Tüm memurlar enflasyonla yüzleşmelidir: Türkiye’de ortalama 2 milyonun altında konut olmamasına rağmen, 2 milyonluk konut için bir memurun ödeyeceği kredi ilk yıl 8 bin 800 TL’ye, 14’üncü yıl ise 25 bin TL’ye çıkacak. Primler de sabit değil. Ekonominin uzun süre iyi gitmeyeceğini gördüler. Hangi memur bu krediyi kullanıp ev alacak? Hazineyi desteklemek için dernek genel kurulunda bir tüzük vardır. Verelim, destek olalım, evet diyeceğiz ama bu sorunu çözmez. Ne yazık ki polisinden öğretmenine, mühendisinden ormancısına, hemşiresinden doktoruna kadar tüm memurlar kısacası enflasyona karşı bütün memurlar inliyor.
Ayrıca milletin 17 kg etini çalıyorsunuz: Asgari ücret ortamı anlaşılmaz. Erdoğan çok değil tam iki yıl önce 2 bin TL olan asgari ücret şimdi 8 bin 506 TL. Bundan tam iki yıl önce asgari ücretle 1.990 adet ekmek alırken şimdi 1.700 adet ekmek alıyor. Erdoğan, 290 adet ekmeği buharlaştırdı. Asgari ücret 8.500 TL ki bu gurur verici. 3 bin 139 yumurta alıyordu. İki yıl önce 2 bin TL olan asgari ücretle şimdi 2 bin 766 yumurta alıyor. Millet için 377 yumurta çaldınız. Erdoğan, iki yıl önce asgari ücretle 54 kilo dana eti alıyordu. Şimdi 37 kilo. 17 kilo milletin etini çaldınız.
Erdoğan, öğretmene 10 bin TL nerede: 2013 yılında bir öğretmen asgari ücretin üç katıydı. Şimdi 1.8 kat. Yani 2021’in çok altında olan asgari ücrete bağlı olan öğretmen maaşını ayarlamak istesek. Şimdi kime soruyorsunuz 2000 TL mi yoksa 8 bin 500 TL’den fazla mı? Herkes “8 bin 500 TL” diyor. hayır. 2800 daha büyük. Hocamız şimdi 804 TL iken asgari ücret 2 bin 381 TL oldu. üç kere. Şimdi 15 bin 700 TL alıyor. 25 bin 510 TL alması lazım. Erdoğan 10 bin TL hoca nerde?
Biz bu tabloyla bile “Memur, işçi ve asgari ücret enflasyonunu ezmiyoruz” ne diyeceğiz? Kamuda çalışan bir mühendis asgari ücretin 4 katı maaş alıyor. Yani asgari ücret 804 TL, mühendis maaşı 3 bin 394 TL oldu. Şimdi kamuda çalışan mühendisimiz 21 bin 295 TL alıyor. Asgari ücretin 4 katı olsa mühendisimiz 35 bin 725 TL alsın. nerede? Erdoğan’ın mühendisine verilen 14 bin 430 lira nerede? Devlette üniversiteden yeni mezun bir memura 2013’te asgari ücretin 2,4 katı belirlendi. Şimdi 12 bin 632 TL. Mevcut asgari ücretin 2,4 katı ödenmelidir. Yani 20 bin 410 TL alması gerekiyor. Erdoğan, devlette yeni çalışan için 7 bin 782 lira nerede? Bu tabloyu bilerek “İşçiyi, işçiyi, asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” demek ne anlama geliyor? Mümkün mü?
Bu hesaba göre kahraman polisimiz 10 bin TL kaybetmiş: Kahraman polisimiz… Düşman olmak kolaydır. Evet, polisimiz kahramandır. Şehit olmaktan korkmuyor, emeklilikten korkuyor dedik ve bizi 3.600 ek göstergeye itti. 2013; 8’e 1 polis memuru asgari ücretin 3,3 katını kazandı. Yani 2 bin 714 TL. Asgari ücret 800 TL iken polis 18 bin 235 TL ile kahramanımız oldu. Asgari ücretin 3,3 katı ne işe yarıyor? 28 bin 69 lira. Bu hesaba göre kahraman polisimiz 10 bin TL kaybetmiştir. Şimdi nasıl olacaksın?
Bu para 119 litre zeytinyağı aldı, şimdi 2.5 litre aldı: 2009’da basılan 200 liralık banknot 2010’da millete teslim edildi. Şimdi burada 200 dolar. 200 TL basıldığında bu para 101 litre süt alırken şimdi 7 litre alıyor. Bu parayla 100 kilo ekmek aldı, şimdi 16 kilo alıyor. Bu parayla 119 litre zeytinyağı alıyormuş, şimdi 2.5 litre alıyor. Bu parayla eskiden 7 kilo 600 gram et alınırken, şimdi Erdoğan 1 kilo 200 gram et alıyor. Eskiden 15 kilo peynir alırdı, şimdi 1 kilo 100 gram alıyor. Eskiden 54 litre benzin alırdı, Erdoğan bu parayı bastırınca şimdi 9.12 litre benzin alıyor. İşte Nabati ve Erdoğan’ın ekonomideki mucizesi. Ama küstahça millete ekonomide her şeyin yolunda gittiğini söyleyen bir başkan var. Program farklı, kafa farklı. Bu ekonomi bu şekilde devam edemez. İnsanlar kırıldı.
Polise ve gundamar’a söylediğimiz gibi ona söylediklerimizi pazarlamak gerçekten beş para: Kriminal İşler Bakanı tekrar durmak için konuştu. nerede konuştun Emniyet müdürleri toplantısında. Toplantıya çıktı ve aynen şöyle dedi: “Polisimizin, jandarmamızın ve güvenlik güçlerimizin onuru, değersiz bir iftira konusu mu?” hiç. Polisimizin, jandarmamızın, askerimizin şerefine hakaret edenler ciddiye alınmalıdır. Ama polisimize, askerimize, güvenlik güçlerimize iftira atanlar korkaktır. Evet, Nobel. Ama polisi ve jandarmayı hatalarından ve suçlarından koruyan bir insan gerçekten değersizdir. Kahraman polis ve jandarmanın üniformasının arkasına saklanarak, bizim ona anlattıklarımızı polise ve jandarmaya anlatıyormuşçasına kendi hatalarınızı, idari yanlışlarınızı pazarlamanın bir anlamı yok.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Twitter hesapları olanlar için: İsmail Çatlı’nın kardeşine ne oldu? Bütün FETÖ’cü kardeşlerinize “FETÖ’cüyüm” demediniz mi? Sen gerçek anlaşmasın. Hayır, iltisakınız yok, temelde FETÖ’cüsünüz. Şimdi ne oldu sayın bakan yardımcınız? FETÖ terör örgütüyle bağlantılı bakan yardımcısı olarak orada duruyor. Bunu nereye koyacağız? Bu iftira mı? Biz öyle dedik diye jandarmanın, polis üniformasının arkasına saklanmayın. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının Twitter’daki hesapları kimlerle bağlantılı? Özgür Özel dedi. cüce pelerini. Her elfe teslimat. Bu geçmişte olduğu gibi aynı. FETÖ’yü devletin kozmik odasına sokmak, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Twitter hesabını bir trole teslim etmekle aynı şeydir. iftira? Özgür neden çıkıp tek kelime etmedin her şeyi konuşarak dedi.
Bakan bakandı, 133 çete çöktü: Beyefendi sattı. Ama hem Tayyab Bey hem de Abdülkadir Aksu buna üzülür. Afkan Ala da üzgün. Selami Altıok da kırılmıştı. 2016’ya kadar yok edilen çete sayısının sadece 5 olduğunu söyledi; Adam bakan oldu, 133 çeteyi yok etti. Yani kendisinden önceki bakanlar ve bakanların başındaki başbakan, Soylu’nun hesabına göre çetelere göz yumdu. böyle değil. türkiye geldiğinde Mafya, çeteler ve uyuşturucu baronları için bir cennete dönüştü. Arada bir tokat yakalarsın. Çok fazla balık olduğunda havuzda oltayı sallasanız bile balıklar tutulacaktır. Durum tam olarak bu.
Buna kim cevap vermeli Arduan: Sayın Erdoğan’ı davet ediyorum. 2016 yılına kadar, başbakanlığınız ve hatta cumhurbaşkanlığınız sırasında çetelere göz yumdunuz mu? Bir sürü çete vardı ama 138 çeteden sadece 5 tanesini yakalamakla yetindiniz mi? Süleyman sana geldi ve bütün çeteleri yok etti. bilmiyorum. Bu sorunun cevabını vermesi gereken Sayın Erdoğan’dır.
Katili taşıyan ve olay mahallini kaçıran kişi iki kez tutuklanarak serbest bırakıldı: Sayın Erdoğan’ın cevaplaması gereken bir konu daha var. Hiçbirinin hiç konuşmadığı bir örnek var. Sinan Ateş’in öldürülmesi. Patronumuz da bu cinayetin er ya da geç aydınlanacağını söyledi. nereye gidersen oraya gideceksin. “Sadece bir kişi kaldı” dedi adam. Dosyayı kontrol eder. “Atıcı kaldı” dedi. Tetikleyici yok. Katili taşıyan ve olay mahallini kaçıran kişi iki kez tutuklandı ve ardından serbest bırakıldı. Bugün veya dün yine yakalandı. ne yapmak istiyorsun? Bu soruşturma mümkün mü?
Soruşturma konusundaki cehalet, derneği yeni bir ima altında bıraktı: Amca bağırır: katil mecliste. Soylu, Derneğin itibarını zedeledin. Mafyadan ve meclisin bulaşmasından ayda on bin dolar alan bir milletvekili var dediniz. Şimdi senin bu soruşturmaya karşı duyarsızlığın Cemiyeti yeni bir suçlamayla karşı karşıya getirdi. Parlamentoda katil ne demek? Böyle bir şey varsa yap. Yoksa çıkıp deyin ki, “Yok öyle bir şey kardeşim, ne münasebet.” Burada Meclis Başkanı’nı da uyardı. Önüne gelen herkes dernekten bahsediyor. Uygunsuz iftira niteliğinde sözler söylüyor. 10 bin dolar alan bir milletvekili -yenisi-eskisi, herkesin statüsü meclise bağlı- TBMM’nin yüz karasıdır. 10 bin dolarlık dava CHP’nin değil, Soylu’nun sarayı gasp etmesidir.
Gazetecinin TBMM’deki maaşı ne kadar? Rezalet dün TBMM’de yeniden imzalandı. Hoş değil ama gazetecilerin sokaklarda ve meydanlarda zorbalığa uğradığını gördük. Olmaması gerekirdi ama oldu. Umarım bir daha olmaz. Peki bir gazeteciyi meclise sokan nedir? Parti lideri vekiline ödeme yapınca ne oluyor? Parlamentoda. Bu gazeteciler görevlerini yapıyorlar. Gazetecilere baskı yapmak yerine herkes işini yapsın ki Sinan H cinayeti aydınlansın. Tüm teröristlerin ayakkabı numaralarını biliyorsunuz, Sinan H cinayetinin katilini, azmettiricisini, kararın verildiği merkezi bilmiyorsunuz. Mümkün mü?
Kaldınız, mahkeme işini yapıyor: Devlet Bey kapatma konusunda dün Anayasa Mahkemesi’ne talimat verircesine “HDP bir an önce kapatılsın, kapısı kilitlensin” dedi. Aksi halde teröre hizmet eder” dedi. Bu olmayacak. Mahkeme işini yapsın. Ancak siyaset, mahkemenin işini düzenleyemez. Seçim öncesi bir yargı siyasi belirsizlik yaratamaz. Yargının siyaseti dizayn etmesi bu ülkede yapılabilecek en büyük hatadır. Herkes işini yapsın. Bahjali, “Yargı üzerinde vesayet var diyoruz” dedi. Erdoğan yeterince yargıya müdahale ediyor, baskı uyguluyor. Mahkemenin işini yapmasına izin verdim. Seviyorsun, sevmiyorsun.
Seçimlerde rüşvet. Başlık, iyi bir başlık değil: Emeklilik yaşına yaklaşan insanlarla dalga geçmeyi bırakın. Ben söyledim Erdoğan, Temmuz ayında söyledim. Dilimizin üzerinde bir tüy var. “EYT, EYT, EYT.” Sosyal hak arayışında güçlü bir platform ortaya çıktı. Ben önce şiddetle karşı çıktım, Temmuz’da ‘Bunu 1 Ekim’de Meclis açılınca hallederiz’ dedim. Bazı yerlerde hala “ben yaptım” falan yazıyor. ne yaptın? 4 ay geçti. Dün ‘Asgari emeklilik yaşını çözdük’ dedi. Onu çözmedik. bilmiyorum. Kanun Meclis’e geldi mi, geçti mi bilmiyorum, Erdoğan böyle bir şey. çözeceğim ne zaman? “Umarım Mayıs başında.” Seçimlerde rüşvet. Kafa iyi bir kafa değil. yapmazlar. Bir zamanlar beyaz olan sütleri kadar doğru. Daha fazla gecikmeyi kaldıramayız.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]