ekonomik düşünce

İktisadi konulara yaklaşım, çalışma konuları farklı olsa da belli ilkelere dayanmaktadır. Buna ekonomik düşünce denir. İlk ilke, kıtlık koşullarında seçimdir. Diğer bir ilke ise bireylerin ekonomik davranış kalıpları ve tercih süreçleri ilkesidir. İncelenecek son ilke, ekonomik düşünce biçimini mevcut durumla analiz etmeye başlamak ve yaklaşan değişimin sonuçlarını incelemektir. İktisadi düşüncenin bu temel ilkeleri anlaşıldığında, hipotezleri kavrayarak iktisatta uzmanlaşmak kolaylaşır.

rasyonel davranış

Rasyonel davranmak ekonomik düşüncenin en basit ilkesidir. İnsanlar belirledikleri amaç ve hedeflerle uyumlu seçimler yaparlar. Örnek vermek; Tüketicilerin amacı, mutluluğu ve refahı en üst düzeye çıkarmaktır. Buradaki rasyonel davranış, tüketicinin beklenen faydayı maksimize edecek şekilde bir seçim yapmasıdır. X ve Y emtia fiyatlarının eşit olduğu her ortamda iyi X’i seçmek gibidir.

Elbette rasyonel davranış, tüketici kararlarının doğruluğunu garanti etmez. Yeni çıkan veya kalitesi iyileştirilmiş mallar denendiğinde seçimin doğru mu yanlış mı olduğu deneme sonucunda anlaşılır. Bu deneyimler aynı zamanda rasyonel davranışlardır. Ancak hangi malın daha faydalı olduğunu anladıktan sonra daha az faydalı olanı tercih etmek akılcı bir davranış değildir.

Ekonomide, tüm üreticilerin karı maksimize etmeyi amaçladığı varsayılır. Örnek vermek; Bir çiftçi 4 milyar liraya aldığı mahsulü 6 milyar liraya satarak iki milyar lira kazanıyor. Üretici, karı maksimize etmek için üretimde en az veya en ucuz kaynakları kullanmak ister. Gerekenden daha fazla veya daha pahalı kaynaklar kullanırsa, karı azalır ve seçim rasyonel olmaz.

karar verme

Ekonomik düşüncede, karar alma biçimleri hakkında varsayımlar vardır. Karar verirken prosedürlerin yararları ve maliyetleri dikkate alınmalıdır. Örnek vermek; Arabanın ortasında emniyet kemeri takmanın yararları ve maliyetleri karşılaştırılır. Faydası maliyetinden fazla ise emniyet kemeri takılır, maliyeti faydasından fazla ise emniyet kemeri takılmaz.
Maliyetler, faydalar ve kararlar kişiden kişiye değişir. Örnek vermek; Otogardan şehir merkezine taksiyle kısa sürede, toplu taşıma araçlarıyla uzun sürede ulaşmak mümkünken, zaman ve paraya göre hangisinin tercih edileceğine karar verilecek. Burada herkes aynı sonuca varamaz. Memleketinden aynı otogara dönen bir öğrencinin toplu taşıma aracına binerek yurda gideceği söylenebilir. Müvekkilini ziyarete gidecek olan bir avukat, taksi ücretini müvekkilinin ödeyeceği için taksi ile gitmeyi tercih etmektedir.

Fayda ve maliyetlerdeki değişiklikler seçimi etkiler. Örnek vermek; Taksi ücretleri önemli ölçüde düşürülürken alternatif araç fiyatları aynı kalırsa daha fazla kişi taksi ücretlerini tercih edecektir. Emniyet kemeri takmamanın cezası arttığında daha çok kişi emniyet kemeri takıyor. Ekonomik birimlerin davranışını tahmin etmek, faydayı artıran davranışsal analiz ve gelişmelerin sonuçlarını belirler.

marjinal analiz

Mevcut koşullar değiştiğinde ne olacağının incelenmesi marjinal analiz olarak adlandırılır. Örnek vermek; Bir öğrencinin iktisat dersini haftada 5 saat yerine 6 saat çalışmaya karar vermesi marjinal analize göre bir davranıştır. Ekonomik çevrimi uzatmanın faydası maliyetinden daha fazladır. Diğer öğrenciler farklı sonuçlar alırlarsa, ekonomi dersinin süresini uzatmazlar.
Örnek vermek; Çiftçiler daha fazla gübre kullanarak buğday üretimini artırmanın yollarını arıyor. Üretimi artırmanın maliyeti ve kârın nasıl değişeceği ile ilgileniyorlar. Burada çiftçiler, mevcut durumdaki değişikliklerin sonuçlarına göre kararlar alırlar. Marjinal analiz, ekonomik düşüncede önemlidir çünkü karar verme genellikle değişimle ilgilidir.

Ekonomik düşüncedeki hatalar

Ekonomik teori, ekonomik analiz ve ekonomik birimlerin davranışını belirlemek için kullanılır. Ekonomik olayların iyi anlaşılması sağlanarak, insanların maliyetli ekonomik hatalardan kaçınması sağlanır. Ekonomik düşüncede üç hata; Diğer koşullar eşit olduğunda, nedensel varyans ve entegrasyon hatasıdır.

Diğer Koşullar Sabit: İktisat teorisi çalışmaları çoğunlukla “diğer koşulların sabit olduğu” varsayımıyla geliştirilir. Bu varsayıma göre ekonomik durum çalışmasında, olguyu etkileyen değişkenlerden biri değişken olarak kabul edilir ve diğer değişkenler sabitlenir. Bu varsayım, analizi basitleştirmenin ana araçlarından biridir. Örnek vermek; Bir malın fiyatı düştüğünde daha çok satılacağı teorisi geliştirildiğinde, ne kadar ucuz olursa olsun satıcının beklentisi karşılanmayabilir. Bu durumda, bir teorinin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu anlamak, dikkatli düşünmeyi ve analiz etmeyi gerektirir. Çünkü satılacak malın miktarı, fiyat dışındaki birçok faktörden etkilenir. Bu nedenle, tüketicilerin zevk ve tercihleri ​​dikkate alınmadan, örneğin fiyatı daha düşük diye daha fazla ürün satılacağı söylenemez. Teori, düşük fiyatların satışları artıracağını, ancak satışları etkileyen diğer faktörlerin sabit kalacağını belirtir. Dolayısıyla faktörlerden biri sürekli değişim olarak kabul edildiğinde, diğer koşullar sabitken varsayım geçersizdir ve teorinin dayandığı önemli varsayım ihlal edilmiş olur. Varsayımı ihlal edilen teoriler test edilemez. Örnek vermek; Hava değişince konser bilet fiyatı düşse bile teori yanlış değil çünkü daha az bilet satılıyor.

Kovaryans Nedensellik: Ekonomik düşünme yönteminde yapılan hatalardan biri, iki değişkenin ortak değişken ilişkisini nedensel ilişki ile karıştırmaktır. İlişkisiz iki değişkenin aynı anda birlikte değişmesi, birinin diğerinin nedeni veya sonucu olduğu anlamına gelmez. Örnek vermek; Yeni doğan bebek sayısı ile baharın başında gelen leylek sayısı aynı yönde değişir. Bu, leyleğin bebek getirdiği anlamına gelmez. Bu iki değişken arasında nedensel bir ilişki yoktur. Buradan kovaryans ve nedenselliğin aynı anlama gelmediği anlaşılmaktadır.

Bütünleştirme hatası: Eğer bir grup bireylerden oluşuyorsa, birey için iyi olan her şeyin grup için de geçerli olduğuna inanılıyorsa, o zaman bir bütünleme hatası yapılmıştır. Örnek vermek; Bir kişi sesini yükselterek konuştuğunda karşısındaki kişi onu daha iyi anlayabilir. Ama herkes aniden yüksek sesle konuşursa, kafa karışıklığı ve gürültü kirliliği olur. Yani bir kişi için doğru olan bir grup için yanlış olabilir. Ekonomik düşünme biçimi bu yanılgıdan kaçınmayı gerektirir.

Kaynak:
Anadolu Üniversitesi – Ekonomiye Giriş – 2008

yazar:Halil İbrahim Arık

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın