Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife, 699 yılında Irak’ın Kufe şehrinde doğdu. Yaklaşık 70 yıl hukuk alanında çalıştı. Hakimlik yaptığı da söyleniyor. Toplamda 6.000’den fazla davayı çözdüğü ve her davada barışçıl yöntemi izlediği biliniyor.
Ebu Hanife’nin bir diğer adı da Büyük İmam’dır. Kelime anlamı olarak Büyük İmam anlamına gelen bu ismin öncülüğünde birçok farklı önemli görüş varlığını sürdürmüş ve İslam’ın anlaşılması açısından önemli çalışmalara doğrudan katkı sağlamıştır. Ebu Hanife 767’de zehirlenerek öldürüldü. Başka bir rivayete göre ise kırbaçlanarak öldürüldüğü söyleniyor. Mansur öldürüldüğünde Abbasi döneminde iktidarın başındaydı. İslam alemine getirdiği yenilikler o dönemde büyük tartışmalara yol açmış, küfür suçlamaları onu ölüme götürmüştür.
İçindekiler
Uydurma konuşmaları reddet
Hz. Ömer devrinde yakıldığı bilinen bütün hadisler Emevî devrinde ihya edilmiştir. Sahih hadislerin 500 hadise ulaşmadığı belirtilmektedir. Ancak dönemin ünlü fakihleri tarafından sürekli olarak istinsah edilen hadis sayısı o dönemde 600.000’i geçmiştir. Özellikle İmam Buhari ve Maliki’nin rivayet ettiği hadislerin çoğuna karşı çıkmıştır. Kuran’a uygunluk ilkesini hadislere ilk sokan kendisi olmuştur. Bu konuda dönemin ileri gelenlerinin tepkisini çekmiştir. Ebu Hanife olan adı Ebu Cife olarak değiştirilmiştir. Ebu Saif, kelime anlamı itibariyle çürümüş, çirkin, pis demektir. Ancak tüm eleştirilere, kırbaçlara, cezalara ve sürgünlere rağmen bildiklerinden utanmadı ve İmam-ı Ali unvanına layık bir hayat yaşadı.
Kamu yararını vurgulamak
Bu yöntemi uygulayan ilk imamlardan reformcular. Çözümlenmesi zor durumlarda bile halkın çıkarlarını ön planda tuttu. Bu noktada Emevî ve Abbasi sünnet geleneği sıklıkla eleştirilmektedir. Problemlerin Kuran ayetleri ve akılla çözülebileceğine inanan en büyük imam, bu anlayışından ömrünün sonuna kadar vazgeçmemiştir.
Kadınlara hak verilmesi
Büyük İmam, zamanının en yaratıcı imamlarından biriydi. Hemen her dinî ve sosyal alanda reform yoluna gitmiş ve aydın bir kanaat önderi olarak tanınmıştır. Kadınların erkeklerle eşit olduğunu söyleyen Ebu Hanife ona söz hakkı verdi.
Tercüme ile namaz kılınabileceğini söyleyen ilk alim
Emeviler döneminde Arapça kutsal bir dil ilan edilmiş ve buna dayanak olarak da Kuran’ın Arapça olarak indirildiği ileri sürülmüştür. Buna şiddetle karşı çıkan büyük imam ise her dilde namaz kılınabileceğini iddia etmiştir. İmam-ı Azam’dan etkilenen Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir Paşa’ya şöyle demişti: “Kur’an tercüme edilemez demek, Kur’an’ın manası ve anlamı yok demektir.”
Ebu Hanife yaptığı reformlarla adından söz ettiren ve tartışmaya açık bir liderdir. Dinin her dilde yaşanabileceğini iddia ederek, bu konuda ilerici ve aydın bir imam olduğunu ispatlamaktadır.
Mülkiyet ve haklar konusunda tamamen adil davranın
Hakkında yazılan kitapların tamamı, Ebu Hanife’nin ekonomik açıdan eşitlikçi ve adil bir politika izlediğini ortaya koymaktadır. Demek ki, kamu parasından bir şey adaletsizliktir, Ebu Hanife, mal hırsızlığı halinde dahi, fetva hükümlerinin geçersiz olduğunu görmektedir.
O mükemmel bir figürdü
O dönemin zor koşullarından asla geri adım atmadı. O dönemde ve sonrasında yazılan kitapların çoğu bu yöndedir. Ancak aleyhine yazılan fiiller de vardır. Hayatından ölümüne kadar büyük tehditler altında yaşadı. Farklı zamanlarda sürgüne gönderildi. Ancak orada da çalışmalarına ve fetvalarına devam etti. Zehirlenerek öldürüldüğünde bile metanetini bozmadığı söylenir. İlim ve fıkıh alanında ürettiği bütün eserler, günümüze kadar gelen en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.
kaynak:
Yaşar Nuri Öztürk-İmam-ı Azam Müdafaası
yazar: itaç arslan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]