Edebiyatımızda genellikle bir fikir etrafında şekillenen ve olay örgüsü olmayan nesir yazılar fikir yazısı olarak kabul edilir. Deneme, deneme veya eleştiri olarak kabul edilen eserler fikir yazıları olarak kabul edilir. Bu yazılarda yazar bilgi nakletmek, geliştirmek, işlemek veya tartışmak gibi bir amaca yöneliktir ve ifşa ettiği eser herhangi bir olay örgüsü içermemektedir.
Fikir yazıları, yazarın gözlem, araştırma veya deney sonucunda ortaya çıkan duygu ve düşüncelerini bir bütün olarak ele aldığı yazılardır. Bu yazılar bazen okuyucuya bir şeyler öğretmek, bazen de kişisel duygu ve düşüncelerimizi okuyucuyla paylaşmak için yazılır. Bu nedenle görüş yazılarında hem nesnel gerçekler hem de öznel konular yazarın kendi bakış açısından ele alınabilir.
Bir makalenin fikir yazısı olabilmesi için öncelikle herhangi bir konu içermemesi gerekir. Yani yer, zaman, karakter, olay gibi öykü unsurlarına bu denemelerde yer verilmez. Bu yazılar, tek bir fikri veya duyguyu ele almak ve onu bir bütün olarak bir araya getirmek için yaratılmıştır. Bu nedenle bazı istisnalar dışında bu maddeler çok yaygın değildir.
edebiyatımızdaDeneme, makale, eleştiri, söyleşi, gezi yazısı, günlük, söyleşi, fıkraMetin türleri “düşünce yazısı” olarak kabul edilir. Bu tür metinlerin ortak yönleri, bir olayı değil, belirli bir duygu veya fikrin işlenmesidir. Ayrıca, bu yazıların bilgi ve deneyim aktarma avantajı vardır. kişinin kendi uzmanlık alanına giren bir konuyu ya da kendisini ayrıntılı olarak tanıyarak ya da kendi düşünce dünyasına ait bir konuyu dilediği gibi ele aldığı metin türü.
Görüşler hemen hemen her konuda yazılabilir. Günümüzde komşuluk ilişkileri, teknoloji bağımlılığının zararları, nesli tükenen hayvanlar, sağlıklı uykunun önemi, kitap okumanın faydaları gibi hemen her konuda fikir yazısı yazmak mümkün. Eleştiri görüşü makalesine bir örnek:
İçindekiler
Türk müziğinin yolculuğu nereye gidiyor?
Özellikle son yıllarda z nesli Dinlediği müziği dinlemeliyim. Çarşıda, markette, metroda ya da yürüyüş yollarında sürekli bu tarz müzikler çalıyor kulağımda. Çok sınırlı bir dinleyici kitlesinin dinleyeceğini düşündüğüm bu müziğin birçok gencimiz tarafından konuşulduğunu görünce şaşkınlığımı gizleyemiyorum.
Evet, müzik evrenseldir. İnsan kulağına hoş gelen her türlü müzik, dil ve melodi dinlenebilir. Bu insanın doğasında var olan bir şeydir. Üstelik müzik de bir zevk meselesi olduğu için tartışmaya açık değil. Ama bahsetmeye çalıştığım şey, dinleyicilerin bile anlayamadığı kelimelerin, nota ve paydalardan arınmış bir melodiyle birleşmesi. Müziğin sanatsal bir şölen olması gerekmesine rağmen, bazı müziklerin insanın kulaklarını kanatacak kadar rahatsız olabilmesi gerçekten şaşırtıcı.
Türk türkülerinin sözlerindeki derinlik, ezgilerindeki sanat ve makam, günümüz türkülerinde görülmez. Nitekim kendimizi anlatan, milli özümüzü ve kültürümüzü yansıtan türkülerimizin yerini hiçbir müzik tutamaz. Belki onları karşılaştırmak da doğru değil. Ama bu şarkılarla büyüyüp uykuya dalmış insanlar olarak, bırakın gönüllerin bu müziği dinlemediğini, kimsenin dinlemediğini görmek onları çok üzüyor. Bunun yerine, teknolojik etkilerle dolu, genellikle argo veya anlamsız sözlerle yapılan şarkılar popüler oldu. Tabii bu da kadim milletimizin günümüze kadar taşıdığı kültürün zarar görmesine sebep oluyor.
Orkon Kutlu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]