Dokuz8 TV Youtube kanalında Gazeteci Gökhan Biçici tarafından sunulan “Gündem Siyaset” programına konuk olan siyaset bilimci Selim Akmen, 2025 yılına damga vuran küresel ve bölgesel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Program kapsamında Venezuela’daki hükümet değişikliği, Suriye’deki Halep krizi, İran’a yönelik muhtemel müdahaleler ve Türkiye’nin iç siyasi ile ekonomik gündemi kapsamlı bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldı. Küresel sistemdeki diplomatik ve askeri hamlelerin masaya yatırıldığı yayında, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yeni dönem stratejilerinin bölgesel dengeler üzerindeki etkileri üzerinde duruldu.
İçindekiler
VENEZUELA OPERASYONU VE ENERJİ STRATEJİSİ
Yeni yılın ilk günlerinde ABD’nin stratejik bir hamle yaparak Venezuela’ya yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdiği ve Nicolas Maduro’yu görevden uzaklaştırdığı kaydedildi. Selim Akmen, söz konusu askeri ve siyasi müdahalenin temelinde ABD’nin kendi yakın çevresini güvence altına alma arzusu ile bölgedeki enerji kaynaklarını ve kıymetli madenleri kontrol etme hedefinin yattığını ifade etti. Özellikle Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa’nın Rusya’dan kesilen enerji ihtiyacını ikame etmek amacıyla Venezuela petrolünün kritik bir alternatif haline geldiği vurgulandı. Trump yönetiminin bu süreci uluslararası hukuk zemininden ziyade sermaye çıkarları ve “petrolü biz yöneteceğiz” anlayışıyla yürüttüğü belirtildi.
SURİYE VE HALEPTEKİ YENİ DURUM
Suriye sahasında yaşanan son gelişmeler ve özellikle Halep’in kontrolünün el değiştirmesi, Türkiye’nin bölgeye yönelik uzun vadeli planlarının yeniden şekillenmesine neden olduğu şeklinde değerlendirildi. Halep’teki Kürt nüfusun tahliyesi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yaşanan gerilimlerin iç politikada bir propaganda unsuru olarak kullanıldığını belirten Akmen, sahadaki hataların İsrail’in bölgedeki nüfuzunu artırmasına zemin hazırladığını söyledi. SDG’nin ABD koruması altında gücünü konsolide ettiğini ifade eden Akmen, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik çağrılarının ve sonrasındaki gelişmelerin bölgedeki Kürt hareketi üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını kaydetti.
İRAN’DAKİ İÇ KARIŞIKLIKLAR VE SALDIRI BEKLENTİSİ
İran’daki mevcut durumun oldukça kırılgan bir yapıya büründüğü ve ülkeye yönelik her an kapsamlı bir saldırı gerçekleşebileceği ifade edildi. İran’ın teknolojik ve iletişim altyapısının siber saldırılara maruz kalması sonucu trafik lambalarından ödeme sistemlerine kadar pek çok mekanizmanın devre dışı kaldığı bilgisi paylaşıldı. Ordunun maaş ödeyemez noktaya gelebileceği yönündeki öngörüler dile getirilirken, olası bir askeri operasyon durumunda İran’ın bölgedeki Türkiye üslerini hedef alabileceği uyarısı hatılatıldı. Akmen, İran’daki huzursuzluğun sadece dış müdahalelerle açıklanamayacağını, halkın yaşadığı derin yoksulluk ve sistem içerisindeki adaletsizliklerin de bu tabloda belirleyici olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE’NİN EKONOMİK GÜNDEMİ VE OPERASYONLAR
Türkiye’nin iç gündeminde ise derinleşen ekonomik kriz ve toplumsal sorunların temel başlıkları oluşturduğu belirtildi. Halkın asıl gündeminin açlık ve yoksulluk sınırı altındaki yaşam koşulları olduğunu ifade eden Akmen, emekli maaşlarının yetersizliği, yüksek gıda enflasyonu ve tarımsal üretimdeki gerilemenin toplumsal sinir uçlarını zorladığını söyledi. Ekonomi alanındaki bu sıkışmışlığın yanı sıra Kapalıçarşı ve altın rafinelerine yönelik yürütülen operasyonlar ile Can Holding’e el konulması gibi idari tasarrufların, iktidar içerisindeki farklı grupların mücadelesini yansıttığı kaydedildi. Toplumsal desteğin azalmasının dış dünyadaki itibarı da etkilediğini söyleyen Akmen, Türkiye’nin mevcut kriz ortamından ancak yeni bir yönetim anlayışı ve demokratik bir perspektifle çıkabileceğini belirtti.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]