Diyarbakır’da GES protestosuna Jandarma müdahalesi: 15 gözaltı, 4 yaralı

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı kırsal Sati ve Kervanpınar mahalle sakinleri, köyün mera alanında yapılmak istenen ZENKAR-1 Güneş Enerji Santrali (GES) projesine karşı eylem başlattı. Köylülerin mera alanına gitmek istemesi, jandarma müdahalesiyle engellendi.

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, projenin hem mera alanını hem de arkeolojik sit bölgesini kapsadığını belirterek şunları söyledi:

“Sati ve Kervanpınar köylerinde Zenkar GES tarafından bir güneş enerjisi santrali yapılmak isteniyor. 300 dönüm köyün mera alanı. Burası aynı zamanda arkeolojik alan olan Gırap Ören Yeri. Burası yavaş yavaş gün yüzüne çıkarılacakken burası artık çıkarılamayacak bu planlanan proje hayata geçirilirse. Buradaki halk yaşam alanlarında, geçimini yaptığı hayvancılık yaptığı mera alanlarında böyle bir projeyi istemiyor.”

“Plastik mermilerle müdahale edildi”

3 Mart günü saat 12.00-13.00 sıralarında köylülerden bilgi aldıklarını aktaran İnan, müdahalenin ağır olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Bugün 3 Mart saat 12-13 itibariyle köylüler aradı. Biri hamile kadın olmak üzere 4 yaralının hastaneye kaldırıldığını, 15 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Yoğun bir asker müdahalesi, plastik mermiler, çok ağır bir şekilde halka bir saldırı yapılmış. Yine şirketin bir tane aracı gelip orada çalışmaya gelince halk toplanıp merasına gidince orada jandarma bir saldırıda bulunmuş. Biz alana gittiğimizde baro başkanı, vekiller ve belediye başkanlarıyla, yüzü gözü morarmış, ortasında küçük kırmızılıklar oluşmuş, yani plastik mermi yarasına benzeyen yaralar gördük.

15 kişi gözaltına alınmış. Baro başkanıyla beraber gözaltındakilerle konuşmak istediğimizde, engellendi. Ve dört kişi de hastanedeydi, biri hamile kadın Bismil’de. Biz de Dicle Üniversitesi’ndeki hastaneye gittik baro başkanıyla ve ilgili arkadaşlarla beraber. Mehmet Demirel diye bir arkadaş tamamen hareketsiz felçli bir şekilde uzanıyordu, ensesinden beline doğru çok ağır bir şiddet basınç uygulanmış. Konuşamıyordu, hareket edemiyordu, çok kötü durumdaydı. Gerçekten çok üzücü, çok rahatsız edici bir durumdu. Yani böyle vahim bir tablo söz konusu.”

“Bu müdahaleyi kabul etmiyoruz”

Projeye karşı hukuki sürecin sürdüğünü belirten İnan, Danıştay’da devam eden bir dava olduğunu kaydederek şöyle konuştu:

“Biz buraya bir özel şirket için şirketin silahşörü gibi hareket eden bir zihniyeti kabul etmiyoruz. Şimdi Diyarbakır Barosu da bu sürece dahil olacak. Suç duyurularıdır, raporlamalardır, yoğun bir şekilde uğraşıyoruz. Görüntüleri topluyoruz, ifadeleri videoya aldık, tanık ifadelerini, mağdurların hepsinin şikayetini hazırlıyoruz. Beyanlarını, video kayıtlı, ses kayıtlı aldık, bu işin peşini bırakmayacağız. Böyle bir müdahaleyi kabul etmiyoruz.

Genel itibariyle burada halkının yanında olması gereken jandarma maalesef yaşamı yok edenlerin yanında oluyor. Halbuki onlar da kahvaltı yapınca peynir yiyorlar, yoğurt yiyorlar. Onlara o ürünler nereden geliyor? Bu ülkenin ekonomisine, tabana yayılan ekonomiye tarım, hayvancılık hizmet ediyor.

Daha geçenlerde Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin en kilit şeyi tarımdır dedi. En önemli noktası Türkiye’yi kalkındıracak, Türkiye’yi koruyacak, büyütecek olan tarımdır dedi. Ama tüm tarım alanlarına ağır bir saldırı var. Mera hayvancılık alanlarına. Buna karşı zaten devam eden bir yargılama sürecimiz var Danıştay’da. Tüm hukuki süreçleri yürüteceğiz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın