Diyarbakır Barosu’ndan Halep açıklaması: Toplumsal barış için Halep’teki saldırılar durdurulmalıdır!

Diyarbakır Barosu, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların Halep’te Kürt nüfusunun yoğun olduğu mahallelere yönelik saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu saldırılar sonucunda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği ve can güvenliğinin ağır biçimde ihlal edildiği ifade edildi. Sivil yerleşim alanlarının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk ve savaş hukukuna aykırı olduğu vurgulanırken, bu tür eylemlerin insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

“ULUSLARARASI İNSANCIL HUKUKUN VE SAVAŞ HUKUKUNUN AÇIK İHLALİ”

Suriye’de kalıcı barışın tesisi için demokratik bir sistemin inşa edilmesinin hayati önem taşıdığını belirten baro yönetimi, tüm inanç ve kimliklerin eşit görüldüğü bir yönetim anlayışının gerekliliğine dikkat çekti. Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin barışçıl ve hukuka dayalı bir çözüm için aktif çaba göstermesi ve çatışmaları derinleştiren politikalardan kaçınması gerektiği belirtildi. DB, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası kamuoyunu, Colani’ye bağlı güçlerin saldırıları karşısında net bir tutum almaya ve Suriye Geçiş Hükümeti üzerinde etkili girişimlerde bulunmaya çağırdı.

Diyarbakır Barosu tarafından yapılan açıklamanın tam metni şu şöyle:

“Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların, Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri hedef alan saldırıları sonucunda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, sivillerin can güvenliği ağır biçimde ihlal edilmiştir. Sivil yerleşim alanlarına yönelik bu saldırılar, uluslararası insancıl hukukun ve savaş hukukunun açık ihlali niteliğindedir. Sivillerin hedef alınması hiçbir koşulda meşru değildir ve bu tür eylemler insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmelidir. Öte yandan Suriye’de kalıcı bir barış; Alevilerin, Kürtlerin, Türkmenlerin, Dürzilerin ve Suriye’de yaşayan tüm halkların, tüm inanç ve kimliklerin eşit ve güvenli biçimde bir arada yaşayabildiği demokratik bir sistemin inşa edilmesiyle mümkündür. Bu çerçevede, Suriye’de insan haklarını esas alan, tüm inançları ve kimlikleri eşit gören bir yönetim anlayışının tesis edilmesi hayati önemdedir. Suriye’de çatışmalardan uzak, toplumsal bir barış için Türkiye’nin de barışçıl, demokratik ve hukuka dayalı bir çözümün inşası için aktif çaba göstermesi, sivillerin korunmasına yönelik uluslararası girişimleri desteklemesi ve çatışmaları derinleştiren politikalardan kaçınması büyük önem taşımaktadır. Diyarbakır Barosu olarak, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kamuoyunu ve ilgili tüm uluslararası kuruluşları, Colani’ye bağlı güçlerin sivillere yönelik gerçekleştirdiği bu saldırılar karşısında açık ve net bir tutum almaya, Suriye Geçiş Hükümeti üzerinde etkili girişimlerde bulunarak saldırıların derhal durdurulması için sorumluluk üstlenmeye davet ediyoruz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın