DEVA partisi genel başkanı Ali Babacan, Siirt’te konuştu

DEVA partisi lideri Ali Babacan, Siirt’te; Asıl mesele; Bir milletin kaynaklarını milletin bekası için vatandaşımızın soğanı, patatesi, yumurtayı ve kıymayı gönül rahatlığı ile rahatlıkla alabilmesini sağlamaktır. Torpido kayırmacılığı ve yoksulluğu ortadan kaldırmaktır. 783.000 kilometrekare vatanda özgürlüğün, zenginliğin ve adaletin şarkısı.”

Babacan dedi ki:

Bu beş yılda ne yaptınız?
Sayın Erdoğan şehir şehir geziyor. Bu sefer yeni bir şarkı yaptı. masallar anlatır. Bana “Bebecen” diyerek IMF ile geçmiş ilişkileri ve geçmiş hikayeleri anlatıyor. Borçlarının son taksitini ödeyen dostunuza, kardeşinize IMF iftirası attı diyorsunuz. Bu milletten tek kuruş harcamadan, boğazına haram lokma yememiş bu dostunuzun itibarını karalıyor. Merak etme; 14 Mayıs 2013’te IMF’ye borcun son taksitini ödeyen ekonomi ekibinin başındaydım. Enflasyonu tek haneli rakamlara indiren ekibin başındaydım. Paramızdan altı sıfır atan takımın başındaydım. El açmadan bu milleti zenginleştiren ekibin başındaydım. Şimdi ona soruyorum: Bu beş yılda ne yaptın? Enflasyon üç haneli rakamlara ulaşmadı mı? Paramıza en az bir sıfır ekledi. Dolar ve euro tüm baskılara rağmen 20 lirayı geçti.



Yavaş: Şu anda ülkenin bekasını tehlikeye atan bu hükümet.

Türk ekonomisi benzin teknolojisi kitaplarını uygulamaya çalışıyor:
Ülke ülke dolaşıp borç dilenen kişidir. Katil olarak nitelendirdiği veliahttan borç istememiş miydi? 15 Temmuz’da finanse edildi dedikleri emirden gidip borç istememiş miydi? Oradan 3 milyar, buradan 5 milyar, benzini biten araba gibi… Türkiye aldığı benzinle ekonomisini yürütmeye çalışıyor. Ama ne dediler? Hiçbir yemek elden gelmez, zamanında da olmaz. Böyle çalışmıyor. Su döküldüğünde değirmen dönmez. Ama bitti, son 5 gün.

Çete, Mafya Her Yerden Esinlendi:
Asıl konu; Devleti çetelerden ve mafya kalıntılarından temizlemek. Yeterli. Videolar çıkıyor. Bir YouTube yayını biter ve başka bir yayın başlar. Çete, mafya her yerde. Asıl konu; Kamu kaynaklarının taraftarlara bağışlanmasını engellemektir. Asıl konu; Milletin malının millet için sarf edilmesidir. Vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla soğan, patates, yumurta ve kıyma satın alabileceklerinin garantisidir. Torpido kayırmacılığın ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasıdır. 783 bin kilometrekare vatanda özgürlüğün, zenginliğin ve adaletin türküsünü söylemektir.

Ön seçim, sistem seçimi:
Yaklaşan seçimler partilerin yarıştığı sıradan seçimler değil. Bir sonraki seçim rejimi seçmektir. Bu acımasız tek adam yönetimiyle ayrıcalıklı gruplar diyarında yaşamaya devam mı edeceğiz? Yoksa tam demokrasi ile milletimizin egemenliğini garanti altına mı alacağız? 14 Mayıs bunun seçimidir.”

Bu adil değil:
Ne yazık ki merkezi hükümetteki ve bakanlıklardaki bürokrasi iktidar partisi ile çalışıyor. Normalde, merkezi hükümetin birimleri devletin temsilcileri olmalıdır. Her tarafta eşit derecede yakın olmalıdır. Türkiye’nin çoğu yerinde gördüğümüz durum bu değil. Bu adil değil.

20 yıl sonra başka bir yerde kalmak:
Siirt, 20 yıl önce kayyum iradesinin mahsulünü bırakıp demokrasinin önünü açtığı gibi, Pazar günü de yeniden demokrasinin önünü açacak. Ona güveniyorum. Çünkü Sirt her zaman vicdanın sesine kulak vermiş, adaletten yana olmuş, hakkı düştüğü yerden yükseltmiştir. Siirt nasıl 2002’den sonra Sayın Erdoğan’ın yasaklar döneminden sonra demokrasiyi savunduysa, bugün de demokrasiyi savunacak. Bugün Erdoğan artık demokrasiden yana değil. Yirmi yıl sonra farklı bir yerde duruyor. Demokrasiyi, özgürlükleri ve temel hakları savunan bizleriz. Hepimizin rehavete kapılmadan, durmadan birlikte çalışması gerekiyor. Sokak sokak, ev ev, kapı kapı dolaşarak vatandaşlarımıza ulaşmamız lazım. 14 Mayıs’ta birlikte büyük bir farkla kazanmamız gerekiyor. O kadar yakın değil. İnşallah bu işi ilk turda bitireceğiz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın