https://www.sporunuyap7.com/sitemap_index.xml
Dersler – (metinlerin sınıflandırılması) | YerelHaberler - Yerel Haberler
Anasayfa » Haber » Dersler – (metinlerin sınıflandırılması) | YerelHaberler

Dersler – (metinlerin sınıflandırılması) | YerelHaberler

Eğitici metinler, bilgi ve haber vermek, ikna etmek, fikir değiştirmek, uyarmak, düşündürmek, yol göstermek, teşvik etmek amacıyla yazılan metinlerdir. Eğitsel metinler, ele aldıkları konuya göre farklı türlere ayrılmaktadır. Bu türlerin tümü konuya yaklaşımları ve üslupları bakımından farklılık gösterir. Eğitim metinleri şu şekilde gruplandırılmıştır:

Tarihî metinler: Tarihî olayların ele alındığı ve açıklandığı metinlerdir.

Felsefi metinler: Felsefi konuları ve varlık, bilgi, değer gibi felsefi konuları ele alan metinlerdir.

Bilimsel metinler: Bilimsel araştırmaları kanıtlara dayalı açık ve kesin bir dille anlatan metinlerdir.

Gazete çevresinde gelişen metin türleri: Makale, deneme, söyleşi, fıkra, eleştiri, röportaj gibi gazete çevresinde oluşan metinlerdir.

Kişisel yaşamla ilgili metin türleri: Anı, gezi yazısı, otobiyografi, mektup, not gibi kişisel yaşamla ilgili metinlerdir.

Eğitim metinleri incelenirken aşağıdaki özellikler dikkate alınır:

Metin ve zihniyet: Her metin yazıldığı dönemin sosyal, ekonomik ve siyasi yapısını ve sanat anlayışını yansıtır. Bu özelliklere dönemin zihniyeti diyebiliriz. Metin, yukarıda belirtilen öğelerin herhangi birine indirgenemez, çünkü metin, bunlardan yararlanılarak oluşturulan her şeydir. Metinde metnin yazıldığı dönemin özelliklerine yer verilmiştir. Bu özellikler metinle bütünleştirilmiştir. Metin incelenirken metinden dönemin zihniyetine dair ipuçları tespit edilmektedir.

Eğitim metinleri Toplum, kültür ve sanat yaşamı ile ilgili görüşlerin dile getirildiği ve okuyucunun bu konuları öğrenmeye çalıştığı metinlerdir. Bu nedenle bu metinler aynı zamanda yazıldıkları dönemin bakış açısını yansıtan belgelerdir.

Metinlerde işlenen temalar, kullanılan dilin özellikleri, seçilen kelimeler, tutum ve davranışlar da dönemin zihniyetini yansıtan unsurlardır.

Yapı (plan): Metnin yapısı, kendi içinde bütünleşme anlamı taşıyan birimlerin bir araya gelmesi sonucu oluşur. Bu birimler omurlardır. Ayrıca paragraflar kendi içinde aynı anlamı taşıyan cümle gruplarından oluşur. Bu gruplar yer, zaman, yer, kişi ve durumu temsil eder.

Bir paragrafta birlik ve bütünlüğün sağlanması için giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinde cümlelerin dil ve fikir bakımından birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan bağlayıcı unsurlar bulunur. Köprü kelimeleri olarak da tanımlayabileceğimiz bu unsurlar edatlar, zamirler, kelimeler ve kelime gruplarıdır.

Cümle başındaki edatlar: Cümleleri birbirine bağlasalar da boşlukları doldururlar ama meğer, böyleymiş, halbuki… Cümle başındaki edatlar uygun şekilde kullanılmalı.

Zamirler: Bağlantı kuran zamirler, bir önceki cümlede bir isim veya kavramın yerini bir sonraki cümlede alarak cümle birliğine katkıda bulunur.

Sözcük ve tamlamaların tekrarı: Bir önceki cümlede kullanılan sözcük ve tamlama, bir sonraki cümlede tekrar edilerek cümleler arasında bağlantılar kurulur.

Aşağıdaki örnekte, bağlayıcılar kalın olarak gösterilmiştir:

“Bazı anlar vardır ki, abartmaktan kendinizi alamazsınız. Dost, ulaşılmaz bir değer kazanır bu dakikalarda. Ama her şey dosta söylenmez mi? İşte bu yüzden, hele insan yazarsa, yazarsa.” İçeride saklı kıvrımları görmesini bilir, ancak masanın başına oturup eline bir kalem alabilir.İşte günlük dediğimiz, yazarın kendi kendisiyle alçak sesinden başka bir şey olmayan anılar, bu içsel akış ihtiyacından doğar. bir yazar günlüklerini kendine saklar.Bu bakımdan, Sessiz konuşma olan bu tür günlükler, bir tür edebiyattır.

Süt Kemal Yetkin

Öğreticinin metinleri, giriş, geliştirme ve sonuç bölümlerinden oluşan eksiksiz bir seti göstermektedir. Bir eseri yapı bakımından incelerken metnin yazılma amacı, amaca uygun anlatım tarzı, hedef kitle, yapıyı oluşturan birimlerin iletişimi ve düzenlenişi gibi özelliklere odaklanır. İçerik ve yapı, ana fikrin tamamlayıcı unsurlar olarak oluşmasını sağlar.

Suut Kemal Yetkin’in yukarıdaki paragrafında, metni oluşturan birimler bir araya gelerek bir ana fikir ortaya koymaktadır. Metnin ana fikri son cümlede vurgulanmaktadır: “Sessiz konuşma olan bu tür günlüğü edebi bir tür olarak düşünmek imkansızdır.”

Ana fikir (ana fikir): Eğitici metinlerin amacı bilgilendirmek ve öğretmektir. Ama ne öğretiliyor? Bize verilmek istenen metinde ele alınan düşünce nedir? Makale hangi amaçla yazıldı? Makaleden hangi sonucu çıkarabiliriz? Bu soruların cevabı ana fikirdir. Tüm metnin iletmek istediği fikrin en kısa ve yoğun ifadesine ana fikir denir.

Didaktik metinlerin incelenmesinde metnin ana fikrini belirlemek gerekir. Bu fikre gelmiyorsak, metni yeterince anlamamışız demektir.

Ana fikir ile metnin yazıldığı dönem arasında ilişki kurulabilir. Çünkü metnin yazıldığı dönemin sosyal ve siyasi yapısı, ele alınan teknik anlayışlar ana fikrin şekillenmesinde etkilidir.

Ana fikrin bileşimi, farklı eğitim metinleri türlerinde farklılık gösterir. ana fikir olarak;

felsefi metinlerde soyut kavram,
bilimsel metinlerde teknik gelişme,
Tarihsel metin ve makalelerde siyasi düşünce,
Denemeler, söyleşiler, geziler, anılar gibi metinlerde yeni bir toplumsal buluş dile getirilir.

Dil ve Anlatım: Eğitim metinlerinde dil, bir nesneyi, bir kavramı, bir olayı anlatmak, açıklamak, bilgilendirmek, okuyucuyu uyarmak ve harekete geçirmek için kullanılır. metin dili. Anlatılmak istenen düşünceye, seçilen anlatım türüne, yönlendirilen okuyucuya ve kullanılan iletişim aracına göre farklılık gösterirler. Topluluk önünde konuşmanın dili, konuşmanın türü, yazının türü ve türü farklıdır. Aynı manzaraya farklı açılardan bakıldığında aynı görünmüyor. Bu farklılık bakış açısından kaynaklanmaktadır. Konuya farklı açılardan yaklaşılabilir. Bilgi, inanç, görüş farklılığı, kültürel çevre ve psikolojik özellikler bakış açısını belirler. Bütün bunlar yazarın anlatımını etkiler.

Aynı konu farklı yazarlar tarafından dile getirilebilir. Ancak sonunda, iki yazarın anlatımlarının birbirine benzemediğine dikkat çekiliyor. Bu farklılık yöntemden kaynaklanmaktadır. Üslup, yazarın anlatım tarzıdır. Yazarın cümleleri, kelime seçimi, cümle yapısı, kelimelere verdiği anlam ve anlatımının açık, tutarlı ve anlaşılır olup olmadığı yazarın üslubunu ortaya koymaktadır.

Stili tanımlayan Seyit Kemal Karaalioğlu: “Stil; sanatçının kendi yapıştırma yöntemi; yazarın algı ve düşünce farklılığı; Cümlelerin uzunluğu ve kısalığı. Sözcük seçimi, yazısındaki ahenkteki farklılıklardır. Zarafet aynı zamanda bir ifade tarzı, tavır veya yöntem olarak da adlandırılabilir. Stil, insanın özünden kaynaklanır. Edebi eserler, yöntemlerinin gücü dışında ölümsüzlüğe ulaşamazlar.

Üslup, insanların düşünce, duygu, hayal ve heyecanlarına eser ve kompozisyonlarda verdikleri biçimdir. Güzel yazının en önemli niteliği üsluptur, yazma sanatıdır; Kusursuz yazma yeteneği ve gerekli üslup pratik yaparak kazanılabilir. Tıpkı yüzerek yüzmeyi öğrendiğin gibi.”

Metin türleri ile kullanılan kelimeler arasında yakın bir ilişki vardır. Terimler bilimsel metinlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Deneme türündeki metinlerde doğal dil kullanılır. Dil farklı yorumlara kapalıdır. Sözcükler genellikle orijinal anlamlarında kullanılır. Sözcükler felsefi metinlerde, dil kavramıyla günlük yaşamdaki anlamlarından çıkarılmış bir görev olarak karşımıza çıkar. Denemeler, konuşmalar ve notlar gibi türlerde dil öznel bir şekilde kullanılır. Kelimelerle ilişkili yeni anlamlar. Hedef kitle, öğretim metinlerinin dilinin şekillenmesinde etkin bir role sahiptir.

Antik çağda üslup, seviye bakımından yüksek, orta ve düşük olmak üzere üç gruba ayrılırdı:

Örnek: Son bir yüksek stil uykusuna ulaşmak
orta stil kalıp
Düşük stil ezilme
Metin ve gelenek

Didaktik metinlerin incelenmesi sırasında, geleneğe ve sanatçının gelenekle olan ilişkisine göre metni yazan gelenek belirlenir. Felsefe, bilim, epistemoloji etrafında gelişen ve kişisel hayatı ele alan metinler, yapı, konu, dil, anlatım gibi konularda tarihsel akış içinde kendi geleneklerini oluştururlar. Ancak her dönem yeni öğeler ve değerler ekleyerek onları zenginleştirir.

Her metin yapı, tema, dil ve anlatım açısından aynı türden önceden yazılmış metinler kullanılarak oluşturulur.

Türk edebiyatında nesir türü, Tanzimat dönemi edebiyatından sonra gelişmeye başlamıştır. Önceleri Türk edebiyatında Batılı anlamda nesir geleneği yoktu. Makaleler, denemeler, gazeteler… Batı edebiyatını örnek alarak yazılmışlar ve kendi geleneklerini oluşturarak günümüze kadar devam etmişlerdir.

Eğitim metinlerinde anlam: Eğitim metinlerinde kelime ve tamlamalar (kombinasyonlar) çoğunlukla ilk anlamlarıyla kullanılır. Dolayısıyla eğitim metinlerinde anlam okuyucuya, yere ve zamana göre değişmez. Diğer bir deyişle, okuyucu, zaman ve mekan faktörleri gösterge niteliğindeki metinlerin anlamını etkilemez. Bu yönüyle eğitim metinleri edebî metinlerden farklılık göstermektedir.

İyi bir edebi metin, birden çok yoruma ve yoruma açık olandır. İyi bir gösterge metin, yazarın iletmek istediği anlamı yoruma izin vermeden aktaran metindir.

Eğitici metinlerin amacı bilgilendirmek, aydınlatmak ve açıklamaktır.

Örnek 1: Çoğu insan kaybetmekten korktuğu için aşktan korkar. Kendini sevilmeye layık görmediği için sevilmekten korkar. Sorumluluk getireceği için düşünmekten korkar. Eleştirilme korkusuyla konuşmaktan korkmak. Reddedilme korkusuyla duygularını ifade etmekten korkar. Gençliğe değer vermediği için yaşlanmaktan korkar. Unutulmaktan korkuyordu, çünkü dünyaya iyi bir şey vermezdi. Ve yaşamayı bilmediği için ölümden korkar.

W.Shakespeare

Yukarıdaki metinde insanların korkularının sebepleri anlatılmaktadır. Bu nedenle, bu metni yazmamın amacı açıklamaktır. Metinde kelimeler asıl anlamlarıyla kullanıldığı için her okuyucu o metinden aynı anlamı çıkarır.

Örnek 2: Doğa ve yaşam, insanların şekillendirebileceği ve güzel ve faydalı sanat eserleri yaratabileceği geniş bir malzeme deposudur. Bir fotoğraf yapmak ister misin? Dünyadaki en çok renk ve boya nedir? Gerçek bir ressamın konuyla hiçbir sorunu yoktur. Tüm doğa ve yaşam, işlenecek konuyla doludur. Önemli olan, herhangi bir konu etrafında bir renk kombinasyonu oluşturmaktır.

Muhammed Kaplan

Muhammed Kaplan’ın ikinci metni okuyucuyu aydınlatmak için yazılmıştır.

Sadelik: Sadelik. Sadelik, tevazu ve bir fikri herkesin anlayabileceği açıklıkta ifade etme; Süslenmemiş ve kısa, anlamı güçlü ve özeldir. herhangi bir edat içermeyen bir cümle; Gereksiz süslemelerden, arkaik ve muğlak sözlerden kaçınmak sadelik için gereklidir.

Yukarıdaki metin sadelik hakkında bilgi vermek için yazılmıştır. Yine bu metinde kelimeler asıl anlamlarında kullanıldığı için her okuyucu metinden aynı anlamı çıkaracaktır.

Metin ve yazar: Edebî metinlerde metnin yazarı ile metin arasında yakın bir ilişki olduğundan bahsetmiştik. Bu ilişki bazı nasihat metinleri için de geçerlidir. Yazarın hayatında meydana gelen denemeler, söyleşiler, fıkralar, günlükler, geziler, olaylar, beklenti ve özlemler gibi metinler de yansıtılır. Ancak ansiklopedi, deneme, tarih gibi bilimsel metinlerde yazarın kişiliği metne yansımaz. Çünkü bu metinler objektif bir şekilde yazılmıştır.

Yorumlama: Okuyucu, gösterge niteliğindeki metni inceledikten sonra metnin yapısını, düşüncesini, anlatımını, yazılma amacının ima edilen anlamını, metnin anlamının zaman içinde değişip değişmediğini ve metnin uyandırdığı duyguları yorumlar. okuyucuda.

Metin türleri, edebi metinler ve eğitim metinleri

Diğer gönderilerimize göz at

Yorum yapın