Haber: Fatoş Erdoğan
Kahramanmaraş depreminin harap olduğu illerden biri olan Hatay’da depremin üzerinden 34 gün geçmesine rağmen hala yardım almayan, çadırları gönderilmeyen, kapıları kırılan binlerce insan var.
Hataylıların feryatlarını dayanışma için gelenler dışında kimse duymuyor. Ulaşamadıklarımız var.
Hatay’ın Defni ve Antakya ilçelerinde hasarsız yapı kalmadı, bazı bölgelerde moloz kaldırma işlemi başladı, binlerce inşaat görevlisi hasar tespiti için bekliyor. Hayalet şehir Hatay’da gündüzleri sokak lambaları yansa da geceleri ıssız ve karanlık.
Şehri büyük bir toz bulutu kaplıyor ve sokaklarda evlerinden çıkmayan kediler ve kuşlar var. Daphne ve Antioch, kocaman bir polis bandına sarılmış halde bekliyorlar.
Depremin üzerinden tam bir ay geçti, yardımlar azaldı, nüfus azaldı. Ağır hasarlı evlerden vatandaşlar ölüm riskine rağmen bir haftadır eşyalarını taşıyor. Çadırlarını su basan depremzedeler yataklarını güneş alıyor, elektrik yok, su yok, çadır yok. Kentin siyasi partisi ve belediye aşevleri önünde dayanışma içinde uzun kuyruklar oluştu. Vatandaşların çoğu bir aydır duş alamıyor.
Enkazların önündeki sıralar boş olmasına rağmen gişelerine yetişemeyenler var. Bir de evsizler var, beklemeyenler. Görünüşte ıssız sokaklar ve evler, hayatta kalırsanız dört gözle bekleyecek bir şeye sahip. Yetkililerden gelen giden yok.

Geldiler, fotoğraf çektiler ve gittiler
Hatay Defne Pınarbaşı mahallesinde oturan Mahmut Yıldırım derme çatma bir çadırda yaşıyor. Deprem sonrası dönemde kimse kapılarını çalmadı, Yıldırım milletvekillerine, cumhurbaşkanına ve muhalefete bağırdı.
Yanında bulunan komşusu Yıldırım, gözyaşlarını tutamadı, “Ağlama abla biz düşmedik bu işe, yorulduk, bu toprakları biz kurduk. Kimse büyümeyecek” dedi. saraylarda.”
Yıldırım, depremin ilk günlerinde yardıma gelen herkese isyan etti. Ve toprağın altına gömüldüler, öyleyse o toprakta kalsalar kimse gelip kazmasın, herkes onun altında kalsın! “


Aziz türkücü Evsemen’e Erdoğan’a hakaretten hapis cezası
Yiyecek olmasa bile ilgiye ihtiyacımız var.
Defne ilçesi Pınarbaşı mahallesinin yerlisi, bir aydan fazla zaman oldu ki bir Allah kulu gelip neye ihtiyacın olduğunu sormadı. Kimse gelmedi kızımın yanına gittim eşimi orada bıraktım. Burada su yok, suya ihtiyacımız var, elektrik yok, yollarda ömrümüz bitti, açız susuzuz. Yiyecek olmasa bile ilgiye ihtiyacımız var. Çadıra ihtiyacımız var, bunu kimseden görmedik kızım, ağlıyorum ama çaresizlikten ağlıyorum, ne yapacağımı bilmiyorum.
Çadır istedik gelmedi, eşime konteyner istedim gelmedi, çadırda tuvalet banyo ihtiyaçlarını yapamıyor. Sordum, AFAD’ı aradım evin fotoğrafını çekip gönderin dediler, gönderdik. Bir hafta geçti, aramadılar, aradık, telefonları açmadılar.
Oğlunun evinin duvarlarını gösteren vatandaş gelmiyor ve bakmıyorsa gelmemiştir. Hasar tespiti yapmadılar. Ağır hasarlı eve bakarken gözyaşlarını tutamayan vatandaş, “Bakın oğlumun çeyizi nasıl bitti” dedi.

Kek ve meyve suyu almayı birçok kez bekledik
Defne İlçesi Hankakız köyü 7505 Sokak sakinleri Kizban Altın ve Aykan Altın, bir aydır yardımların kendilerine ulaşamadığını doğrulayarak, “Evleri ağır hasar gören çoğumuzun seyyar tuvalete ihtiyacı var” dedi. isteklerine cevap vermedi ve gittiklerini söyledi.Birkaç kez şirket şefine kek, meyve suyu için yalvardı ve şefin umursamadığını söyledi.Altın aradı, rica ederim, yapmaya çalışalım. çocuklar için bir şey.
7 yıldır tuvalette yaşıyor
Hatay Armutlu’da 7 yıldır tuvalette yaşayan Badran Mansuroğlu, şehri terk etmek istediğini ancak gidemediğini söyledi.
Hayatına Mersin’de devam etmek isteyen Mansuroğlu, maddi imkansızlıklar nedeniyle gidemez.
Mansuroğlu, “7 yıldır semt pazarının yanındaki tuvalette kalıyorum, temizliyordum, sonra deprem oldu ve burada tek başıma kaldım. Keşke Mersin’e gidebilsem ama nasıl gidiyorum?” gitmek?”
Çadır yok! Kredileri çekin ve 145 milyar TEU kazanın
Bir aydır çadır alamayan Defni Karaçay mahallesi sakinleri, mahalle başkanı Seyfuddin Yılmaz 145 milyar lira kredi çekip iki konteyner almak zorunda kaldı. Yılmaz, köyümüzde yeteri kadar çadır yok. Kredi çektim, 145 milyar verdim ve iki konteyner aldım. Hayvan sahibiyim ve süt ürünleri işinde çalışıyorum. Ahırım mahvoldu, 3 ineğim öldü, 4 ineğim kasaplar tarafından kelepir bir fiyata satın alındı ve işte her şey gitti. Çadır köye yetmedi. Yurt dışında mahvolduk, kredi çekip konteyner almak zorunda kaldık. Hiçbir şeyimiz kalmadı ne diyelim orası boş yani köyümüze gelmek için çadıra ihtiyacımız var.
Vücudumuz hala binaların altında
Hatay Defne Cumhuriyet mahallesi sakinlerinden Hüseyin Surmalı, dün enkaz kaldırma çalışmasının başladığı Cumhuriyet Caddesi’nde bir kadın cesedinin bulunduğunu söyledi. Depremin üzerinden bir aydan fazla zaman geçtiğini belirten Surmalı’da bedenlerimiz hala binaların altında el ve merhametle tepki gösteriyor ve şöyle diyor:
“Enkaz kaldırma işini yapan kovalar doldurulup bakılmadan bırakılıyor, insanların can güvenliğini bozduğu için Allah muvaffakiyetler versin.”
Sürmeli, depremin ilk günlerinde evlerinin bulunduğu bölgede çok sayıda insanın yardım çığlıklarını duyduklarını ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Sürmeli, inşaat sahipleri ve nakliye şirketlerine de tepki gösterdi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]