Demirtaş: Devletin desteği olmadan İstiklal’in göbeğinde böylesine vahşi bir katliam yaşanır mı?


Polonya’nın Ukrayna sınırındaki bir köye roket isabet etmesi sonucu iki kişi öldü.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İstiklal Caddesi’ndeki saldırıya ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Hapishanedeki HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘Vahşi İstiklal Katliamı’ | “Sadece soruyorum” başlıklı yazısında, Mart ayında Yüksekova’da bir polis otosunda 52 kilo patlayıcının tutuklandığını hatırlatarak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ifadelerini inceledi. Demirtaş, 11 sorudan İstiklal Caddesi’ne düzenlenen saldırıda 6 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın ardından ortaya çıkan soru işaretlerine odaklandı.

Demirtaş T24’te yayınlandı Metin aşağıdaki gibidir:

Acımasız Bağımsızlık Katliamı | sadece merak ediyorum

Bombacı olarak yakalanan, istihbarat eğitimi aldığı açıklanan, “her şeyimle” “buradayım, beni yakala” diyen, yakalanınca da üzeri yazılı ördek tişörtüne dönüşen kişi kimdir? Üzerine New York yazıp fotoğraf çektirmek için mi poz verdin? Bu katliamı kimin adına yaptı?

Pazar günü İstiklal Caddesi’nde hepimizi üzen vahşi bir katliam yaşandı. Belki de bu terör saldırısının faillerini, arkasındaki güçleri ve asıl amaçlarını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Tıpkı dünyanın dört bir yanında tanık olunan binlerce vahşi katliam gibi, bu terör saldırısı da “biz insanların çözemeyeceği kadar derin siyaset”in karanlığında unutulacaktır.

Hukuki ve siyasi deneyimlerim bana şunu öğretti: Size gösterilene değil, gizli gerçeğe odaklanın!

2023’te yapılacak tarihi seçimlerden, bölgesel ve küresel güçlerin savaşlarından ve Türkiye’deki iç siyasi güç merkezlerinin çatışmasından bağımsız olarak bu vahşi katliamla baş edemeyiz. Bu başlıkların her biri için çok boyutlu analizler yapmak mümkündür.

Haberi televizyonda gördüğümde hafızam beni yakın geçmişe götürdü.

Kimseyi suçlamadan, kimseyi şüpheye düşürmeden sormak istiyorum. Belki ilgililer tatmin edici cevaplar verir ve biz dinleniriz.

Tarih: 21 Mart 2022
konum: Yüksekova

Bir polis memurunun arabasında yapılan aramada 52 kilo patlayıcı bulundu.

21 Mart 2022 NTV Haberleri.

Aynı günün akşamı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çok gevşek geçen bu ciddi olayla ilgili, durumu basite indirgeyen, normal bir mesele olarak görüp konuyu yok sayan bir açıklama yaptı.

Katıldığı bir televizyon programında polisin 52 kilo patlayıcı ile yakalanması için “Bu biraz rahatsız edici” diyor. [1]

Böylece olayın önemini küçümser ve olayı kapatır.

Bence bu polisi Yüksekova’nın çıkışında yakalayan devlet içindeki bir başka güç yoğunlaşması. Olaya karıştıklarında onu “yakalamak” zorunda kalmış olabilir.

Belli ki ilginç bir şeyler oluyor. Şimdi sadece soruyorum:

1- Polis 52 kilo patlayıcıyı kime teslim etti? Neden hala duyurulmadı?

2- İstanbul’da 52 kilo patlayıcıyı kim aldı? Neden hala duyurulmadı?

3- İstanbul’da alıcı ile birlikte polis neden takip edildi ve tutuklanmadı?

4- Soylu operasyonla ilgili bilgileri neden aynı günün akşamı açıkladı? İstanbul’daki alıcıların kaçma olasılığı hiç düşünüldü mü? Yoksa zaten kaçmaya mı niyetliydiler?

5- Ele geçirilen 52 kilo patlayıcı dışında ele geçirilip aynı şekilde İstanbul’a getirilen başka patlayıcı var mı?

6- İstiklal’deki patlamada bombayı kim patlattı?

Dediğim gibi, sadece soruyorum.

Ve devam ediyorum.

7- Süleyman Soylu, ayağından tozların düştüğü İstanbul’da Kobani ve Afrin gibi İdlib’deyken İdlib’de patlayan bombanın kaynağını neden alelacele ortaya koydu? Yoksa seçimlerden önce Suriye’de bir sınır ötesi harekâtın altyapısını hazırlamak mı gerekiyor?

8- Bombardımancı olarak tutuklanan, istihbarat eğitimi aldığı açıklanan, “her şeyimle ben buradayım, beni yakalayın” diyen, yakalanınca kafası karışmış ördeğe dönüşüp ördeğe dönüşen kişi kimdir? New York tişörtüyle çekilmiş fotoğrafı mı?

9- Bu katliamı kim adına yaptı?

Bu soruların cevaplarını ancak bağımsız bir yargı ve tarafsız bir soruşturma makamı ortaya koyabilir. Tabii bu salataları Türkiye’de bulabilirseniz.

Bu vahşi katliamın siyasi sonuçlarından yararlanmak isteyen tüm kirli odakları net bir şekilde ortaya çıkarmak için gerçekleri tüm yönleriyle bilmek gerekiyor.

Son olarak iki soruyla bitirelim:

10- Devletin desteği olmadan İstiklal’in göbeğinde böylesine vahşi bir katliam yaşanabilir mi?

11- Cumhurbaşkanı Erdoğan gelecekte bir daha “kandırıldık” dememek için bu terör saldırısının yöntemini, zamanlamasını ve detaylarını düşünme ihtiyacı hissediyor mu? Yoksa açıklamaların yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın