DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, İran’daki çatışmalar ve olası göç dalgasına ilişkin sınır kapısında açıklama yaptı. Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER), Çukurova Göç İzleme ve Araştırma Derneği ve Marmara Göç İzleme ve Araştırma Derneği’nin ortak açıklamasına DEM Parti, DBP ve Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri de destek verdi.
Dindar konuşmasında, Kürtlerin dört parçaya bölünmüş bir halk olarak kendi dilleri, kültürleri ve varlıklarıyla yaşama mücadelesi verdiklerini belirterek, “Bugün İran’da da yaşayan bu çatışmalarda, bu bombardıman sonuçlarında Kürtler üzerinde maalesef spekülasyonlar yapılıyor, konuşmalar yapılıyor” dedi.
İçindekiler
BIZ KIMSENIN ASKERI DEĞILIZ
Dindar, Kürtlerin mücadelesinin ne ABD ne de İran’dan yana olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Orada mücadelesini veren Kürtlerin de mücadelesi şudur; ne Siyonist Amerika’nın yanında onların önce birlikleriyiz, ne de İran’ın yüzyıllardır bu topraklarda halklara yaşadıkları katliamlar yanındayız. Bu topraklarda özgürce hukuk içerisinde kendi sorunlarımızı çözmenin yollarını arıyoruz. Biz kimsenin askeri değiliz, kimsenin jandarması da değiliz.”
İran’daki bombardımanlar nedeniyle on binlerce insanın yerinden edilebileceği uyarısında bulunan Dindar, hükümete olası göç dalgasına karşı tedbir alma çağrısı yaptı. Dindar, “Bu göç eden insanlar nereye gidecek, nasıl yaşayacak, ne yiyecek, ne içecek, devletin mutlaka bunlara tedbirler alması gerekiyor” dedi.
GÖÇ DERNEKLERİNDEN ORTAK AÇIKLAMA
Mezopotamya GÖÇ-DER Eşbaşkanı Mehmet Vecih Aydoğan ise ortak açıklamada, İran yönetiminin sınırları içinde yaşayan Kürt nüfusa yönelik saldırı ve baskı uygulamalarını kınadıklarını belirtti. Aydoğan, “Sivilleri hedef alan, halkların temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran her türlü askeri operasyon ve güvenlikçi politika kabul edilemezdir” ifadelerini kullandı.
Uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk kurallarının savaş koşullarında dahi sivillerin korunmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Aydoğan, göç etmek zorunda kalan sivillerin güvenliği ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasının devletlerin hukuki ve insani sorumluluğu olduğunu söyledi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]