İçindekiler
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, hakkındaki hükmün ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nu Çırağan’daki İBB binasında ziyaret etti. Davutoğlu, “Sayın Erdoğan ceza aldığında biz bu binadaydık. Aradan neredeyse çeyrek asır geçti. Benzer bir nedenle tekrar İstanbul Belediye Binası’na geldiğim için kişisel olarak çok üzüldüm.” Bu deneyimi yaşadım” dedi. Altı liderin göndereceği mesajla ilgili olarak Davutoğlu şunları söyledi: “Dimoker
Makale başlığı: OKTAY YILDIRIM – Chatan Akyol
Kamera: ADEM KARABAYIR – SADIK KARAKULOĞLU
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, hakkındaki hükmün ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nu Çırağan’daki İBB binasında ziyaret etti. Davutoğlu, “Sayın Erdoğan ceza aldığında biz bu binadaydık. Aradan neredeyse çeyrek asır geçti. Benzer bir nedenle tekrar İstanbul Belediye Binası’na geldiğim için kişisel olarak çok üzüldüm.” Altı liderin birlikte vereceği mesajı değerlendiren Davutoğlu, “Her türlü baskı ve müdahaleye karşı milli iradeye sonuna kadar sahip çıkma kararlılığı mesajımızı ileteceğiz” dedi. bu yasa kullanılarak yapılabilir.”
ABD’den İmamoğlu’nun kararına ilişkin açıklama: Derin endişe ve hayal kırıklığı
Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, Hindistan İslam Şurası Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve üyelerine hakaret ve “” kanun hükümlerine göre siyasi yasak” cezası verilir. TCK’nın 153. maddesi. Hakim verilen cezada takdir yetkisini azaltmadı.
Kararın ardından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bu akşam İmamoğlu’nu Çırağan’daki makamında ziyaret etti. Görüşmenin ardından Davutoğlu, demokrasi tarihi açısından bugünün “örtünme” ve “utanç” olarak anılması gereken bir gün olduğunu söyledi. Davutoğlu, “Yargının siyasallaşması açısından siyasi, tarihimiz ve ortak demokrasi kültürümüz açısından siyaset üstü bir sorundur” diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
“Ülke çapında bir irade olmadığını biliyorum: Sayın Erdoğan ceza aldığında biz bu binadaydık. Neredeyse çeyrek asır geçti. Şahsen ben de benzer bir nedenle tekrar İstanbul Belediyesi’ne geldiğim için çok üzüldüm. Türkiye bunu yaşamamalıydı. Hatırlarsanız, bu davanın bir önceki celsesinde, 11 Kasım’da, duruşma saatinde İmamoğlu Bey’i ziyaret etmiştik. Bunu o zaman söyledim. Milli iradenin üzerinde bir irade tanımıyorum. Tanımamak lazım, milli iradeyi aşan kararlar varsa hukuki kararlar da hukuka uygunluğu her an tartışılacak kararlardır. Yargı bağımsızlığı açısından ifade edilebilecek bir durumla karşı karşıya değiliz. Yargıya siyasi müdahalelerle karşı karşıyayız. Yaklaşan seçimlerle ilgili bir mesaj verilmek isteniyorsa bu mesajı kabul etmeyeceğiz ve bu mesaj karşılığında her türlü demokratik çabayı göstereceğiz.
Dayanışma göstermek için dinimiz: Bugün partimizin üçüncü kuruluş yıldönümü münasebetiyle Ankara’daydık. O toplantıları biraz erken bozduk ve birlikte olabilmek için karaya çıktık. Çünkü burada verdiğimiz mesaj önemlidir. Dediğim gibi bu bir siyasi partinin belediye başkanı konusundaki duruşu veya partiler arası bir mesele değil. Bu bir demokrasi meselesidir, bu bir hukuk meselesidir, bu bir adalet meselesidir. Bir yerde demokrasi, hukuk ve adalet söz konusu ise hiç çekinmeden dayanışma göstermek boynumuzun borcudur. Siyasi liderlerle de toplantılar yaptık.
Bay Aquiner buradayken telefonda konuştuk: Kılıçdaroğlu Bey ile Almanya’dayken görüştüm. Akşener Bey buradayken telefonda birbirimizle görüştük. Yarın hep birlikte dayanışma içinde burada olmamızdan da ayrıca mutluyum. İktidar komitesinden henüz bir açıklama yapılmaması da üzücü. Desteklemelerini beklemek demokratik kültür açısından mümkün olmayan bu karara destek vermiyorlarsa, o zaman pozisyonlarını göstermeleri gerekir. Siyasete her türlü müdahaleye karşı demokrasiyi savunmaya kararlıyız. İmamoğlu Bey’e yakında iyileşeceğini tekrar söylemek istemiyorum ama dayanışmamı ifade etmek istiyorum.
Kişiyi değil, demokrasiyi savunmak: İstanbul’da seçmenin iradesine sahip çıkmak, hem özgürlükçü siyaseti savunan bir partinin başkanı olarak hem de bu ülkede devlet görevlerinde bulunmuş bir devlet adamı olarak kişisel olarak bir borç olarak gördüğüm bir konu ama bir İstanbullu olarak bunu yapıyorum. onlar. . Demokrasiyi koruyacağız. Seçmenin iradesini savunacağız. 1-1.5 yıl kaldı. Başka seçenek yoksa sandık seçimde ortaya çıkacak. Yerel seçimler açısından söylüyorum. Genel seçimler için tablo net. Yine dayanışma içindeyiz, yanınızdayız. Bu bir şahsın savunulması değil, ilkelerin ve demokrasinin savunulmasıdır.
“Altı ana taahhüt mektubumuzu burada arayacağız”
İmamoğlu’nun kararının cumhurbaşkanlığına adaylığına engel olup olmayacağı sorusuna Davutoğlu, “Şu anda bu yorumların ötesinde hepimiz demokrasiyi savunmalıyız diye düşünüyorum. Bugün siyasi siyaset ne olacak tartışmasından çok, bugün itibariyle tavrımızı gösterme zamanıdır. Sonuçları bakımından siyasi sonuçların ne olacağı hep birlikte değerlendirilir.Bugün omuz omuza bir gün.”
Milli iradeye sahip çıkma kararlılığı mesajımızı sonuna kadar sunacağız” dedi.
Çırağan’daki 6 liderin yarın nasıl bir mesaj vereceğine ilişkin ise Davutoğlu, “Demokrasi, özgürlük ve milli irade mesajımızı, her türlü baskıya ve her türlü baskıya karşı milli iradeye sonuna kadar sahip çıkma kararlılığımızı ileteceğiz. yasayı kullanarak müdahale etme baskısı”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]