Çocukların anlama becerilerini geliştirme «Bilgi Ustam

Bireylerin tüm hayati fonksiyonları belli bir düzen içinde ve adım adım yürütülür. Anlamak bu adımlardan biridir. İnsan işitir ve anlayana kadar duyduğunu dinler. Aksi halde duyduğumuz birçok kelimeyi beynimize gönderip biçimlendirmek zorunda kalıyoruz.

İhtiyacımız olan sesleri seçer, dinler ve anlamaya çalışırız. “Anlayış tam ve doğru olmalı” diyoruz. Anlamayı iki aşamada düşünebiliriz: tam anlama ve doğru anlama. “
Tam anlayış, duygu, düşünce ve olayı kendi yolunda kesintiye uğramadan anlamaktır. “
Çocuğun anlayışını geliştirmek için bize iletmek istediğimiz bilgi, duygu ve düşüncelerin tüm boyutlarıyla, hataya yol açmayacak ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılması gerekir.

Anlama gelişimini sağlamanın en iyi yolu okumaktır. Bu nedenle öğretmenler bir şiiri, bir tarihi konuyu aynı cümlelerle anlatmaktansa her şeyin anlamını sorarak öğrencilerine anlatarak öğrenme alışkanlığını geliştirmelidirler.
Öğrenmek için anlamak gerekir. Bu nedenle okullarda öğretmenlere birçok görev düşmektedir. Sınıfta tüm öğrenciler toplu ve bireysel olarak görülmelidir. Her öğrencinin anlama yeteneği farklıdır. Bazı öğrenciler söyleneni bir kez anlar, bazı öğrenciler ise beş kez anlar. Öğretmen sınıf ortamında bu farklılığı dikkate alarak ders işlemelidir.

Çünkü sınıf ortamında öğrencilerin davranışlarını etkileyen faktörler vardır. gruplandırırsak:
1- Öğrencinin kişilik özellikleri: Biyolojik ve toplumsal kalıtımın sonuçları yani farkındalık, algı, vicdan ve inandığı temel değerler düzeyine bağlı olan ve gelişen davranış formülleridir. ailedeki temel duygu ve özgürlük ihtiyaçlarının karşılanma yöntemine ve derecesine göre (psikolojik boyut),
2- Öğretmenlerin ve sınıf arkadaşlarının tutumları: başkalarının davranışlarına bakış açısı (sosyal boyut),
3- Öğrencinin yaklaşımı: başkalarının beklentileri, o andaki istekleri (psikososyal etkileşim), “tüm bu faktörler dikkate alınmalıdır.

Bugün öğrenen çocuklar daha şanslı. Artık eğitim, öğretmenin sadece anlattığı, öğrencinin dinlediği eğitim sisteminden uzaklaşmış, derslerde görsel ve işitsel unsurlara da yer verilmiştir. Bazı çocuklar izleyerek, bazı çocuklar da dinleyerek daha iyi anlayabilir, böylece öğrendikleri hafızalarında daha çok yer tutar. Yine bazı eğitim kurumlarında uygulamalı dersler sayesinde çocuklar öğretmek istediklerini daha iyi anlayabiliyor. Tabii ki bunda okulun konumu ve ekonomik koşulları da önemlidir. Özel okulun şartlarını köy okuluna benzetmek yanlıştır. Bu da eğitimin kalitesini doğrudan etkiler. Mesele şu ki, her çocuk özeldir ve benzersiz özelliklere sahiptir. Her halükarda bu farkı bilmeli ve bu yönde çalışmalıdır.

Kaynak:
(Gufsa, 1998: 59)
(Küçükahmet, 2001: 7)

yazar:Sarpil Altunyay

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın