Ebeveynler, çocuklarının fiziksel gelişimleri kadar duygusal gelişimlerinden de sorumludur. Yeni doğan bebekler birçok duruma öfke ile tepki verirler. Bu nedenle öfkelenmenin doğuştan gelen bir duygu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Örneğin aç olan veya bakılmak isteyen bir çocuk sinirlenir ve ağlayarak tepki verir. Çocukların doğuştan gelen bu öfke duygusunu kontrol edebilmeleri ve yetişkinliklerinde öfke kontrolü sorunları yaşamamaları için ebeveynlerin yapabileceği birkaç şey vardır.
1. Etkileyici konuşmada aktif dilin kullanımını öğretmek: Çocuklarımızın duygularını ifade ederken “etkin” bir dil kullanmalarını sağlamalıyız. Örneğin çocuğumuz “Bana ne giyeceğimi söyleyerek beni kızdırıyorsun” gibi bir cümle kurduğunda öfkesinin aslında bir sebep olmadığını ifade etmektedir. Bu yanlış bir konum çünkü insan öfkelenmek istemiyorsa etrafındakiler ne yaparsa yapsın sinirlenemez. Bu nedenle örnekteki ifadeyi “Bana ne giyeceğimi söylediğinde sinirleniyorum” şeklinde hazırlamak doğru olur. Böylece çocuğumuz hissettiği öfkenin aslında bundan kaynaklandığını anlayabilecek ve isterse kontrol edebileceğini anlayabilecektir.
2. Üçüncü alternatifi sunun: Doğası gereği, insanlar travmatik durumlarla karşılaştıklarında savaşmayı veya kaçmayı seçerler. Kaçmak, bizi kızdıran şeylerden yüz çevirmek, savaşmak ise bizi kızdıran şeylere saldırmak demektir. Bir grup çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada, bu tür durumlarda çocukların %26’sının kaçmayı, %45’inin ise kavga etmeyi tercih ettiği bulunmuştur. Geri kalan %29’luk kısım ise üçüncü yolu seçiyor: önce kaçınma ve sakinleşme, ardından makul bir süre sonra öfkeye neden olan kişiyle konuyu tartışma. Çocuklarımıza, öfkelendiklerinde bu üçüncü yolu izleyebileceklerini öğretmeliyiz.
3. Arzu ve edinim arasındaki farkı öğretmek: Herkes gibi çocuklarımızın da zaman zaman bir şeyler istemesi çok doğaldır. Ama hayatta her istediğimize sahip olamayacağımız da bir gerçek. Bu nedenle çocuklarımıza her istediklerine sahip olamayacaklarını erken yaşta öğretmeliyiz. Bunu öğretmez ve çocuğumuzun istediğini yapmaz ya da almazsak, çocuğumuz kendisinin çok özel olduğu ve her istediğini yapması gerektiğine dair yanılgılara sahip olacaktır. Bu da hayatında istediğini elde edemediğinde öfkesine yol açacaktır.
4. Problem çözme becerilerini geliştirin: Çocuğunuza duygularıyla başa çıkması için problem çözme tekniklerini öğretin. Çocuklarınız kızgın olduklarında duygularını kontrol etmeleri ve öfkelerine neden olan sorunu çözmeleri gerekir. Bu anlamda onlara yol göstermek faydalı olacaktır. Öfkelendiklerinde duygularını kontrol etmek için aşağıdaki teknikleri kullanabilirler:
Öfkeye neden olan durumdan, kişiden, olaydan kaçının
Olumlu düşünceler düşün
Derin nefes alma gibi bazı aktiviteler yaparak sakinleşin.
Öfkeye neden olan durumlar yerine başka şeyler düşünmek
Öfkeye neden olan sorunu çözmek için aşağıdaki stratejiler uygulanabilir:
Sakinleştikten sonra öfkeye neden olan kişiyle sakince konuşun.
Bazı şeylerin değiştirilemeyeceğini kabul edin ve olayı unutun.
Öfkeye neden olan kişiyle empati kurmaya ve davranışlarını anlamaya çalışın.
5. Çocuğunuzun öfkesini kontrol edebilmesi için durumlar yaratın: Çocuğunuzun normal hayatta sinirlenmesini beklemek yerine belli durumlar yaratarak öfkesini ve öfkesini kontrol etmeyi öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin, çocuğunuzla oynayın ve kazanmasına izin vermeyin. Oyunun sonunda, kızgınsa nasıl hissettiğini sorun. Bu noktada doğru ya da yanlış cevap yoktur, amaç sadece çocuğunuzun öfke ve öfke yönetimi hakkında düşünmesini sağlamaktır.
Bu yazımızda anne babaların uygulayabilecekleri ve çocuklarımızın içgüdüsel öfke dürtülerini kontrol etmelerine yardımcı olabilecek bazı yöntemlerden bahsetmeye çalıştık. Bu yöntemlerle çocuklarımıza öfkelerini kontrol etmeyi ve yetişkin olduklarında öfkelenmemeyi öğretebiliriz. “Öfkeyle kaçan zararla oturur” atasözünden yola çıkarak öfke kontrolünün hepimiz için önemli olduğunu unutmamalıyız.
Kaynak:
W. Doyle Gentry, Öfke Yönetimi, Wiley Publishers, 2007.
yazar:Muhammed Umut Bişkin
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]