Hiperaktivite kelimesi, annelerin çocuklarına atfettikleri en sevilen kelimelerden biridir. Bunun nedeni, annelerin hiperaktivitenin zekaya bağlı olduğuna inanmalarıdır. Aktif bir çocuğun zeki olduğuna dair bir yanılgı vardır. Ancak uzmanlar, DEHB ve DEHB’nin zekadan bağımsız olduğunu söylüyor.
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu çocukluk çağının en önemli psikolojik sorunlarından biridir. Aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren yönleri olan bir eğitim ve öğretim sorunudur. Bir çocuğun koşması, düşmesi ve ses çıkarması normaldir. Ancak DEHB’de çocuk hiperaktiftir ve akranlarına göre farkı daha çabuk anlaşılır. Bu çocuklar genellikle her zaman hareket halindedir. Sonsuz enerjileri var. Yüksek yerlere tırmanırlar, kanepelere atlarlar, evin içinde dolaşırlar ve dur kelimesini anlamazlar. Sessizce oynayamadıkları için sessizce oturamazlar. İki kişi konuştuğunda, genellikle kafaları karışır ve çok konuşurlar. Bu çocukların dikkat eksikliği eğitim hayatlarında kendini gösterir. Ev ödevi yapmayı sevmezler, anne baba ve öğretmenlerin gücüyle ödevlerini yaparlar. Ödevlerini yapmakta zorlanırlar. Sofraya oturamazlar, otursalar bile çoğu zaman bahanelerle (su içmek, tuvalete gitmek vb.) kalkarlar. Okurken annelerini veya babalarını her zaman yanlarında isterler. Yaptıkları bir işi yapmakta zorlanırlar ve bitirmeden başka bir işe geçerler. Kendileriyle konuşulduğu zaman dinlemiyorlar. Birden fazla söylendiğinde bir emri yerine getirirler.
DEHB olan çocuklara özellikle okula başladıklarında teşhis konur. Bunun nedeni, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarına alışık olmaları nedeniyle bu davranışların doğal olarak ortaya çıkmasıdır. Derste dersi takip etmedikleri belli. En ufak bir uyarıda dikkatleri dağılır. Dersten sıkıldıkları için sınıfın huzurunu bozma, dikkati dağıtma gibi davranışlarda bulunurlar. Okurken sık sık hata yaparlar ve cümle sonlarında kelime yapmalarıyla dikkat çekerler. Unuttular. Öğeleri kaybetmenin yanı sıra, iyi öğrendiklerini düşündükleri konuları da unuturlar. Okumayı ve yazmayı sevmezler. Hikaye ve romanla olduğu kadar ders kitabıyla da ilgilenmeyebilirler. Dolayısıyla muayenelerde dikkatsiz hatalar ortaya çıkıyor. Sabırsızlıkları nedeniyle soruların hızlı ve yanlış okunması yaygın bir durumdur. Bu nedenle iyi bildikleri sorulara yanlış cevap verirler. Bu sayede bilgileri not alıyorlar ve bildiklerinden daha azını alıyorlar.
Bu çocuklara iyi örnek olacak bir arkadaş çevresi oluşturulmalı, yanında çalışkan bir arkadaş oturmalı ve arkadaşı not almasına yardımcı olmalıdır. Ayrıca durum öğretmene bildirilmeli ve çalışmanın tamamlanması için ek süre talep edilmelidir. Bu çocuklara kısa hedefler konulmalıdır. Örneğin, bir görev verilmelidir. Görevini tamamladığında etrafta dolaşmasına veya sevdiği bir oyunu oynamasına izin verilmelidir. Daha sonra tekrar derse dönmesi istenir. Bu çocuklar açık ve net bir şekilde konuşulmalıdır. Dikkati dağıldığında uyarılmalı ve derse geri getirilmelidir. Olumlu davranış övgü ile motive edilmelidir. İnançla ölçülmeli ve gururları manipüle edilmemelidir.
Kaynak:
Ergin, HK & Salim K. Zeka Türlerine Göre Çocuk Eğitimi, Tüm Çocuklar Yayın No:5
yazar:Willis Basara
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]