çikolata ve tarihi

Kakao bitkisinden elde edilen çikolatanın tarihi 2.600 yıl öncesine kadar uzanıyor, çeşitli tatlarla denenmiş ve aslında Azteklerin acı içeceği. Acı olması kakaonun doğal acılığından ve kullanılan baharatların şeker ve sütten dolayı o dönemde ilave edilmemesinden kaynaklanmaktadır. İlk kakao bitkisi üretimi milattan önce Güney Amerika’da Olmecler tarafından yapılmıştır. Bu ağacın meyvesinin ne olduğu ve nasıl kullanıldığı tam olarak bilinmiyor. Ağaç büyürken bir hayvanın gelip ilk mayanın gördüğü ağaçtan bu meyveyi topladığı söylenir. Maya, kakao ağacının üzerindeki meyveyi zamanla içeceğe dönüştürmeyi başarmıştır. Aztekler kakaoyu suyla karıştırarak çokça tüketirler ve özel gördükleri kişiler dışında kimseye vermezlerdi. Amerika’ya giden İspanyol kaşifler bu Aztek içeceğinin tadına baktılar ve kakao bitkisinin bir kısmını yanlarına aldılar. Baharatlı çeşnilerin aksine İspanyollar bu meyvenin çekirdeklerini balla karıştırarak daha da lezzetli hale getirdiler.

1600-1700’lü yıllarda popülaritesi artan kakao, çeşitli maddelerle karıştırılmaya başlanmış ve en sonunda süte karıştırılarak tüketildiği İngiltere’de en iyi halini almıştır. Kısa sürede Avrupa’da çikolata satan dükkanlar açılmaya başladı. Ülkemizde çikolata üretimi için ilk fabrika Feriköy’de kurulmuştur (1927).

Kakao, Güney Amerika, Hint Adaları ve Afrika’da yetiştirilmektedir. Ağaçtan toplanan meyvelerde olgun kakao çekirdekleri çıkarılarak kurutulur. Kuru taneler ezilerek macun haline getirilir. Tohumların macun kıvamına gelmesi içeriklerindeki yağdan kaynaklanmaktadır. Üreticiler bu yağı süzerek ayırır ve sonraki işlemlerde kıvam için tekrar çikolata üretiminde kullanırlar. Hamur kıvamına gelen karışıma şeker eklenir, son kez karıştırılır ve kalıplara dökülür.

Tamamen kakaodan üretilen çikolata, genellikle doğrudan tüketiciye yönelik değildir. Süt, vanilya ve diğer bazı tatlandırıcı maddelerle belirli oranlarda karıştırıldığı bazı çikolata fabrikalarından bahsediyoruz. Piyasadan satın aldığımız çikolataların çoğu, kültür ortamında yetiştirilen basit kakao çekirdekleri kullanılarak seri üretilen düşük kaliteli ürünlerdir. Pahalı çikolata üretiminde bazı nadir ve doğal yapılı kakao ağaçları kullanılmaktadır.

Çok fazla şeker içerdiği için çok popüler yüksek kalorili bir besindir. Çikolatanın mutluluk veren besin olarak bilinmesinin nedeni beyindeki serotonin miktarının artmasına neden olmasının yanı sıra mutluluk yanında cinsel istek uyandırmasıdır. İnsanların tadına bile bakmadan aşerdiği çikolata kısmen bağımlılık yapıyor ve bilim adamları bunun çikolatanın rahatlatıcı, ağrı kesici ve sakinleştirici etkisi olan fenetilamin içermesinden kaynaklandığını söylüyor. Kilo almakta zorlananlar için yatmadan önce 50 gram, çalışma ve zihinsel berraklık gerektiren durumlarda beyne şeker göndererek sinir sistemini uyarmak için yatmadan bir saat önce alınması önerilir. Çikolata her ne kadar sağlıklı bir besin maddesi olsa da fazla tüketilmesinin zarara dönüşeceği ve diğer meyvelere göre kalori alımı ve beslenme gibi durumlarda tercih edilmemelidir.

Kansere neden olan bazı durumları ortadan kaldırdığı bilim adamları tarafından kanıtlanmış olan çikolata, bunu içinde bulunan polifenoller sayesinde başarıyor. Meyve ve sebzelerde de bulunan bu madde, insanların hücrelerinin yenilenmesinde, kanın pıhtılaşmasını önlemede (damardan), direnç sağlamada ve hastalıklara karşı korumada oldukça etkilidir. Kilolarca meyveden elde edilen polifenolleri küçük bir dilim çikolatadan almak mümkündür. Diğer çikolata türlerinde bol miktarda bulunur ve özellikle bitter çikolata olmak üzere kakao miktarına göre azalır.

katip: Sinan Uza

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın