CHP’li Öztrak: Temiz enerji, temiz üretim, temiz kaynak ve temiz toplumla temiz bir gelecek inşa edeceğiz

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Ülkemizi ve insanımızı hak ettiği refaha kavuşturacağız. Nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgar yardımcı olamaz. Ülkemizi nereye, nasıl götüreceğimizi çok iyi biliyoruz. Halkımıza vereceğimiz geleceği temiz enerji ile temiz bir gelecek inşa edeceğiz.” hazır milletimiz hazır.


Bahjali’nin kuzeni trafik kazasında öldü

“Cumhuriyet Halk Partisi 2. Yüzyıla Davet Buluşması” İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak, şunları söyledi:

Dünya yeni bir sanayi devrimi yaşıyor: Ünlü düşünür Gramsci’nin sözleriyle; “Eski öldü ama yeni doğmadı…” Bu arada çok farklı patolojik semptomların ortaya çıktığı bir geçiş dönemindeyiz. 2008’deki küresel mali kriz; Dünyada hakim olan ekonomik modelin temelleri sarsıldı. 2020’deki küresel COVID salgını, küresel tedarik zincirlerinin parçalanmasına yol açtı. Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgali, uluslararası güç ve güvenlik dengesini paramparça etti. Küresel sistem, trendi belirleyecek yeni rulmanlar arıyor. Uluslararası ticaret ve tedarik zincirlerinin yolu, ilke ve değerler temelinde, “dostluk” ve “ittifak” ekseninde yeniden çiziliyor. Dünya yeni bir sanayi devrimine tanık oluyor. İçinde yaşadığımız Dördüncü Sanayi Devrimi’nin yakıtı “işlenmiş veri”, iletişim teknolojisi ise sanal ve gerçek dünyaların bütünleşmesidir. otonom robotlar, karanlık fabrikalar, Nesnelerin İnterneti, bulut teknolojileri, 3D baskı ve artırılmış gerçeklik; Tüm iş yapma şekillerini değiştirir. Hayatın her alanını dönüştürür.

Net bir gelecek inşa edeceğiz: Bu yeni dönemi iyi okuyan ülkeler, iyi hazırlanan ülkeler yeni dönemin kazananları olacak. Çabucak zengin olacak. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemizi dördüncü sanayi devriminin takipçisi ve tüketicisi değil, geliştiricisi ve üreticisi yapmaya kararlıyız. Temiz enerji, temiz üretim, temiz para ve temiz toplumla temiz bir gelecek inşa edeceğiz…

Milletimizi orta gelir tuzağından kurtaracağız: zengin olacağız Milletimizi orta gelir tuzağından kurtaracağız. Kimseyi geride bırakmayacağız. Bu büyük adımı Türkiye’deki ve dünyadaki tüm bilim insanlarımızla büyük bir işbirliği içinde atacağız. Biz; Sahip olduğumuz avantajları ve ülkemizin potansiyelini çok iyi biliyoruz. Biz halkımıza güveniyoruz. uçuş mesafesi 4,5 saat; 58 ülkeye, 1,5 milyar nüfusa ve 22 trilyon dolarlık bir pazara erişimimiz var. Aktif çalışan nüfusumuz, bağımlı çocuk ve yaşlı nüfusumuzdan daha hızlı büyümeye devam ediyor.

Gençlerimizin işsizliği en büyük israf: Ancak bu fırsat penceresinin kapanmakta olduğunun da farkındayız. Gençlerimiz ülkemizin en büyük zenginliğidir. Genç işsizliğimiz en büyük israf. Biz; Genç ve dinamik iş gücümüzü en etkin şekilde kullanacağız.

Ülkemize hak ettiği zenginliği vereceğiz: Girişimci, rekabetçi, dünyayı çok iyi tanıyan iş adamlarımız var. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu günlerde, genç ve dinamik iş gücümüz, bilim insanlarımız, küresel arenada rekabet eden girişimcilerimiz ve eşsiz coğrafi konumumuzla Afro-Avrasya için en önemli tedarik ve tedarik merkezi olmaya kararlıyız. Ülkemizi hak ettiği zenginliğe kavuşturacağız.

Yeni nesil geliştirme stratejimizi hazırladık: Ekonomi ofisimizle 44 ili ziyaret ettik; 40.000 km’den fazla yol kat ettik. Ticaret ve meslek kuruluşlarıyla görüştük. Sorunlarını dinledik, fikirlerini aldık. Yeni nesil kalkınma stratejisini hazırladık. Ekonomideki büyük yangını da gördük. Önce rahatlama, sonra refah getirecek bir programın önemini bir kez daha tespit ettik.

Ülkemizin olağanüstü yüksek risk primini hızla düşürmemiz gerekiyor: yanlış ekonomi politikalarının yarattığı belirsizlik çarkından kısa sürede kurtulmak için; Ülkemizdeki olağanüstü yüksek risk primlerini hızla düşürmemiz gerekiyor. Haydi Yapalım şunu; Önce tüm dünyanın saygı duyduğu bir ismi merkez bankasının başına atayacağız. Merkez bankasının hedefi, “enflasyonu kalıcı olarak tek haneli rakamlara indirmek” olacak. Merkez bankası aracının bağımsızlığını sağlayacak yasal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçireceğiz. Makroihtiyati politikaları orijinal işlevlerine geri yükleyeceğiz.

2023 bütçesini iade edeceğiz: 2023 bütçesini ekonomik öncelikleri ve ihtiyaçları dikkate alarak yeniden formüle edeceğiz. Gösteriş ve israfa son vereceğiz.

Cumhurbaşkanlığı makamını Çankaya Köşkü’ne taşıyacağız: Cumhurbaşkanlığı makamını ait olduğu yere, Çankaya Köşkü’ne taşıyacağız. Yapılacak tasarrufla krizin ezdiği kırılgan kesimlere destek olacağız. “Finansal Üs” uygulamasını başlatacağız. Türkiye Varlık Fonu’nu tasfiye edip bütçe birliğini garanti altına alacağız. Durum tespiti komitesi tarafından devlete verilen tüm koşullu taahhütleri, özellikle PPP projelerini ifşa edeceğiz. Bu hızlı adımlarla ekonomideki öngörülebilirliği artıracak, risk primini düşürecek ve kısa sürede makroekonomik istikrarı sağlayacağız.

Türkiye’nin geleceği demokratik bir dünyada Tazelik için iki önemli çapamız var. Güçlü Türkiye, güçlü Avrupa’dır. Türkiye’nin geleceği örgütlü demokratik bir dünyadadır. AB üyelik müzakerelerini yeniden canlandıracağız. Bu kapsamda özellikle; 23. Fasıl Yargı ve Temel Haklar için gereksinimleri hızla tamamlayacağız. Bu fasılda Avrupa Birliği’nden de siyasi ablukayı kaldırmasını isteyeceğiz.

Stratejimizi dört sütun üzerine kurduk: İkinci çapa ise; Hızlı bir şekilde hayata geçireceğimiz “Yeni Nesil Kalkınma Stratejisi” olacak. bu; Ülkemizi canlandıracak ve kalıcı refaha kavuşmamızın yolunu açacaktır. 2030 Gündemi, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Paris İklim Anlaşması aslında stratejimizin en önemli küresel referanslarıdır. Stratejimizi dört temel üzerine kurduk: demokrasisi, güçlü kurumları ve kuralları olan bir Türkiye. Rekabetçi, üreterek zenginleşen, serveti adil paylaşan, temiz ve yeşil bir Türkiye.

“Bir krala değil, bir kurala ihtiyacımız var” diyoruz: Türkiye neden güçlü kurumlara ve kurallara sahip? demokrasi ve güçlü kurumlar ve kurallar; Toplumda can, mal güvenliği, istikrar ve huzuru sağlar. Yatırımı, istihdamı, aşıları ve ticareti artırır. Zenginliğe giden yolu açmak. Bugün kişi başı gelirimiz üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) dörtte birini geçmiyorsa bunun en önemli nedenlerinden biri kurumlarımızın kalitesinin ancak yarısı kadar olmasıdır. bizimki kadar iyi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü. İşte önceki rakamlar. Bence bugün yaptıysak, daha yolun yarısında bile değiliz. Bu nedenle, “Kral değil, kurala ihtiyacımız var” diyoruz. Türkiye’de kurumları ve kuralları güçlüdür; “Güçlendirilmiş bir demokratik parlamenter sistem” olacaktır.

Siyasi ahlak yasasını koyacağız, siyasetçi yardımcılarına sahip çıkacağız: Patron dürüst olacak. 85 milyonu kucaklayacak. Yargı bağımsız ve tarafsızdır. Hukukun üstünlüğü olacak, reislerin yasası değil. Başta Merkez Bankası olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığı yasal güvence altına alınacaktır. Kamu ihale kanununu uluslararası standartlarda yenileyeceğiz. İhalelerde şeffaflık ve rekabeti sağlayacağız. Atamaları sadakate göre değil liyakate göre yapacağız. Nepotizme son vereceğiz. Siyasi ahlak kanununu çıkaracağız, siyasetin itibarını koruyacağız.

Türkiye’yi gri listeden çıkaracağız: Kara paraya asla müsamaha göstermeyeceğiz. Türkiye’yi FATF gri listesinden çıkaracağız. Kurumları ve kuralları güçlü olan Türkiye’de 2030 yılına kadar bu konuda OECD ülkeleri ile aramızdaki uçurumu hızla kapatacağız.

Üniversite-sanayi-sivil toplum işbirliği modellerini en etkin şekilde kullanacağız: Stratejimizin ikinci sütununda; Gelişen ve rekabetçi bir Türkiye var. İlk iş Küresel, bölgesel ve yerel kalkınma dinamiklerini takip eden, özel sektörle yeni iş birliği modellerine öncülük eden, ekonomideki oyunculara umut veren bir strateji ve planlama organizasyonu oluşturacağız. Zengin ve rekabetçi Türkiye’de; Endüstri 4.0, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm dinamikleri ışığında sektörümüzün yüksek teknoloji katma değerli bir yapıya dönüşmesine destek olacağız. Bu kapsamda üniversite, sanayi, sivil toplum ve kamu arasındaki iş birliği modellerini en etkin şekilde kullanacağız. Çocuklarımızı ekonominin ve çağın gerektirdiği becerilerle donatacak bir milli eğitim politikasını hayata geçireceğiz. Eğitimde niceliğe değil niteliğe odaklanacağız. Üniversitelerimizde bilimsel özgürlük ve bağımsızlığı garanti altına alacağız. İnternete ücretsiz erişim sağlayacağız. İllerimizdeki veri iletim altyapısını güçlendireceğiz.

2030 yılına kadar OECD ülkeleri ile ABD arasındaki makası hızla kapatacağız: Araştırma ve geliştirme faaliyetlerini destekleyen kurumsal yapıyı güçlendireceğiz. Yaratıcı endüstrilerin özelliklerini göz önünde bulundurarak bu sektöre yönelik teşvik ve destekleri güçlendireceğiz. Girişimi destekleyen finansal araçları çeşitlendireceğiz. Yeşil yatırımlar, sürdürülebilirlik projeleri ve toplumsal yatırımlar için finansmana erişimi kolaylaştıracağız. Fin-Singles ve dijital ödeme sistemlerini yaygınlaştıracağız. Zengin ve rekabetçi Türkiye’de; 2030 yılına kadar bu konuda OECD ülkeleri ile aramızdaki uçurumu hızla kapatacağız.

Kadına yönelik şiddete hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesini yeniden bilgilendireceğiz: Gelelim stratejimizin üçüncü ayağına: Serveti adil bir şekilde paylaşan Türkiye’de hiçbir çocuk aç yatmayacak. Aile Destek Sigortası ile her aile için asgari bir gelir sağlayacağız. Kayıt dışılığı azaltarak vergi tabanını genişleteceğiz. Vergi yükünü adil bir şekilde dağıtacağız. Doğrudan vergilere dayalı bir vergi yapısı oluşturacağız ve dolaylı vergilerin ağırlığını azaltacağız. Sendikaların ve örgütlü toplumun önünü açacağız. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacağız. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle aktif olarak mücadele edeceğiz. Kadınların iş hayatına katılımının önündeki engelleri kaldıracağız. Kadının toplumsal hayattaki statüsünü yükselteceğiz. Kadına şiddete asla müsamaha göstermeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden hayata geçireceğiz.

Kısıtlı kamu kaynaklarını Kanal İstanbul gibi kiralık projeler için kullanmayacağız: Kısıtlı kamu kaynaklarını Kanal İstanbul gibi kiralama projeleri için kullanmayacağız. Kaynaklarımızı GAP, DAP, KOP ve DOKAP başta olmak üzere bölgesel ekonomik kalkınmadaki farklılıkları azaltacak yatırımlar için kullanacağız.

Sosyal uzlaşma yoluyla çevre krizinin tüm sorumluluklarını üstlenerek yeşil uzlaşma inşa edeceğiz: Ve stratejimizin son ayağı; Türkiye temiz ve yeşil… Başta bölgemiz olmak üzere dünya çevresel sınırlarına yaklaşıyor. Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylamasını ve 2053 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefini önemsiyoruz. Sayın Böck size bu konudaki stratejilerimizi anlatacak. Ama birkaç konuya kısaca değineyim. Sosyal uzlaşma yoluyla çevre krizindeki tüm katılımcılarla bir karbondan arındırma stratejisi ve yeşil mutabakat oluşturacağız. Döngüsel ekonominin potansiyelinden tam olarak yararlanacağız. Çevre dostu ürünler ve sürdürülebilir üretim için özel finansman yöntemleri geliştireceğiz. Türkiye’de temiz ve yeşil; Bu konuda OECD ile aramızdaki uçurumu kapatacağız.

Ülkemize ucuz ve temiz para akacak: Yeni nesil kalkınma stratejimiz ile Türkiye’nin geleceğine ve potansiyeline güvenen ucuz ve temiz para ülkemize akacak. Kalkınma finansmanı daha ucuz ve daha uygun hale gelecek. Türkiye hızla büyüyen yeşil fonlardan ve sürdürülebilirlik fonlarından hak ettiği payı alacaktır. 2030 yılına geldiğimizde; Demokrasisi, kurumları ve kuralları güçlü bir Türkiye’de, rekabetçi, üreterek zenginleşen, serveti adil paylaşan bir Türkiye’de, temiz ve yeşil bir Türkiye’de: Kişi başı gelirimizi 20 bin doların üzerine çıkaracağız. Milli gelirimizi 2 trilyon doların üzerine çıkaracağız. İhracatımız 600 milyar doları aşacak. 7 yılda 8,5 milyon vatandaşa yeni istihdam yaratacağız. İşsizliği ve enflasyonu düşük tek hanelere indireceğiz. Ülkemizi ve insanımızı hak ettiği refaha kavuşturacağız.

hazırız. Milletimiz hazır: Nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgar yardım edemez. Ülkemizi nereye götüreceğimizi, insanımıza nasıl bir gelecek sunacağımızı çok iyi biliyoruz. Temiz enerji, temiz üretim, temiz fonlar, temiz toplumla temiz bir gelecek inşa edeceğiz… Bu iddialı hedeflere ulaşmaya ve milletimize rahatlık ve ardından refah getirmeye hazırız. hazırız. Milletimiz hazır.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın