Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada enerji fiyatları, enflasyon verileri ve dağıtım bedelleri üzerinden hükümeti ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı’nı eleştirdi. Emekli maaşlarına yapılacak zamların tartışıldığı bir dönemde EPDK Başkanı tarafından yapılan “elektrik fiyatlarının enflasyonun gerisinde kaldığı” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Arslan, vatandaşın üzerindeki enerji yükünün arttığını vurguladı.
EPDK Başkanı’nın “Enflasyon yüzde 400, enerji fiyatları yüzde 89 arttı” şeklindeki ifadelerinin hatalı olduğunu savunan Arslan, 2022 yılından bu yana en düşük tarifedeki artışın yüzde 182 olarak gerçekleştiğini kaydetti. 2022 yılında 333 kWh elektrik tüketen bir abonenin 305 lira ödediğini hatırlatan Arslan, 2025 yılına gelindiğinde bu tutarın yüzde 540’lık artışla 1955 liraya ulaştığını söyledi. Hükümetin “son kaynak tüketimi” adı altında bir formül geliştirdiğini belirten Arslan, bu düzenlemenin asgari ücretli ve emekli gibi dar gelirli kesimlerin faturalarına yansıyacak bir zam hazırlığı olduğunu ifade etti.
İçindekiler
DAĞITIM BEDELLERİ DÖRT YIL İÇİNDE YÜZDE 450 ARTTI
Arslan, son dört yıl içerisinde elektrik faturalarındaki dağıtım bedellerinin yüzde 450 oranında arttığına dikkat çekti. 2022 yılında bir faturanın yüzde 70’ini enerji bedelinin oluşturduğunu belirten Arslan, günümüzde ise dağıtım bedelinin faturadaki payının yüzde 72’ye ulaştığını kaydetti. EPDK Başkanı’na yönelik eleştirilerini sürdüren Arslan, “Enerji bedeli yeteri kadar artmadı diyen EPDK Başkanı, dağıtım bedeliyle gariban milletin cebinden bu parayı şirketlere aktarıyorsunuz” dedi.
Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) üzerinden yapılan işlemlerin vatandaşı değil, dağıtım şirketlerini sübvanse ettiğini savunan Arslan, kurumun piyasadan 2,24 liradan aldığı elektriği görevli tedarik şirketlerine 0,49 liradan sattığını belirtti. Bu yöntemle ve dağıtım bedelleri aracılığıyla son üç yılda yaklaşık bir trilyon liranın şirketlerin kasasına aktarıldığını ifade eden Arslan, EÜAŞ’ın piyasadaki elektriğin yüzde 50’sini kontrol etmesine rağmen, meskenlere sağlanan avantajın şirketler lehine kullanıldığını vurguladı.
EPDK tarafından açıklanan tarifelerde ev, fabrika ve tarlalar için farklı dağıtım bedelleri uygulanmasını da eleştiren Arslan, aynı iletim hattından gelen elektrik için farklı ücretler alınmasının yandaş şirketlere kaynak aktarma amacı taşıdığını söyledi. Arslan, halkın alım gücünün düştüğü bir ortamda, enflasyon verilerinin çarpıtılarak yoksul vatandaşın elektriğine zam yapılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, hükümetin önceliğinin dar gelirli vatandaşlar değil, şirket çıkarları olduğunu sözlerine ekledi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]