CHP Genel Başkan Yardımcısı Bartın Aysu Bankoğlu, Türkiye Katı Kömür İşletmeleri Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü’nün Amasra maden faciasından barutu sorumlu tutmasına ilişkin, “Sizler maden şehidimizi zan altında bırakan bu iddiaları ileri sürerken, diyoruz ki; , İki kurşunu kurallara aykırı kontrol ettin emin misin Yok diyorlar tahmin edin Şehitlerimizden biri tahmine göre şüpheli ama delillerle suçlanan idarecileri soruşturma zahmetine girmiyorlar çünkü TTK ATİM’de bu felaketi ve bu felakete neden olan ihmali gözetmekle görevli yer.
CHP Parti Genel Başkan Yardımcısı Aysu Bankoğlu, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü’nün Amasra maden faciasına ilişkin hazırladığı görüş raporuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bankoğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Daha iki hafta önce TBMM’de bize sundukları sunumda afetle ilgili doğru dürüst bilgilerinin olmadığını belirten TTK Genel Müdürlüğü yetkilileri, geçen hafta Bartın’da şoke eden bir iddiada bulundu. Patlamanın nedeninin hatalı olduğu ve onu ateşleyen barutun olduğu iddia ediliyor. Bu iddiayla ilgili olarak başta şehitlerimizin aileleri olmak üzere halkımızın bilmesini istediğim çok önemli hususlar var. Öncelikle madende yangın devam ederken ve yeterli delil yokken şehit mayınımızı bu şekilde zan altında bırakarak kamuoyu oluşturacak bu tür iddialarda bulunmak yanlıştır. Bu durum, iddia edildiği gibi patlamaya tutuşma neden olmuşsa da mevcuttur; Aren bölgesinde vurulan barut şehidinin cenazesinde yanıklar olması gerekirdi ama otopsi raporları bize durumun böyle olmadığını gösteriyor. Otopsi raporlarında madencileri zehirlenme sonucu kaybettiğimiz bildirildi. Öte yandan metan seviyesinin patlamanın olduğu gün ve öncesinde defalarca alarm seviyesini gösterdiğini de biliyoruz. Gerekli önlemleri almayan yetkililer henüz suçlu bulunmamasına rağmen barut hakkında suç duyurusunda bulunulması dikkat çekme çabasından başka bir şey değildir.
Doktor. Metan Akbulut: 2022’de işçi cinayetleri arttı
42 kişinin hayatını kaybettiği iddia edilen hata, sıradan bir hata değil” dedi.
TTK’ya iddialarının gerekçesini sorduğumuzda, vakıf yetkilileri madencilerin vakıf tarafından idari soruşturmaya tabi tutulduğunu ve oradaki ifadelerden dolayı işten çıkarmada bir sorun olduğu sonucuna vardıklarını söylediler. Tarafımıza iletilen tüm madenci beyanları, daha önce barut olarak görev yapan madencilerin beyanları olup, bu veriler ATİM’de fırınlama işleminin çok önceden kurallara uygun olmayan bir şekilde yapıldığını göstermektedir. patlama. Yani iddialar doğruysa 14 Ekim’de 42 kişinin ölümüne neden olduğu iddia edilen hata bir günlük hata değil. Denetime ihtiyacı olanlar ve böyle bir hataya düşmemesi gerekenler kol kola dolaşsınlar! Bu nasıl bir adalet? Barutun doğru şekilde tutuşup tutuşmadığını kontrol eden TTK görevlilerine soruyoruz ve sorularımız net değil. Şehidimizi şüpheye düşüren bu iddiaları ortaya atarken, iki işten çıkarmayı kurallara aykırı mı kontrol ettiniz, bundan emin misiniz diyoruz, hayır, tahmin edin diyorlar. Bir şehidimiz tahminlere göre zanlı ama delillerle suçlanan idarecileri soruşturma zahmetine girmiyorlar. Çünkü ATİM’deki bu felaketin ve bu felakete yol açan ihmalin nezaretinden sorumlu yer TTK’dır. Yani kendileri. TTK’nın sorumluluğunda bir süre kusur varsa, bu TTK yetkililerinin zayıf denetimidir. TTK burayı denetlememiş ve kendi sorumluluğunu görmek yerine emrinde çalışan ve şu anda şehit olan madenciyi suçluyor. bu bir utanç!”
“Tasarruf sayanlar unutmasınlar ki bu milletin şuurunun ayrı bir mahkemesi vardır”
TTK Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı sorgulanır, görevden alınır ve hakime hesap verir. Basitçe. Bu soru kamu vicdanı, Amasra halkının ve şehit ailelerinin bir nebze olsun sakinleşmesi, adaletin bu ülkede tecelli etmesi ve adalete olan inancın bekası için hayati önem taşımaktadır. Bunun hakkını vermek için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz ama halkın desteğine ihtiyacımız var. Bu ülkedeki maden felaketlerinin neredeyse hiçbirinde sorumlular gerektiği gibi tespit edilemedi. TTK yetkililerinin bu duruma ve siyasi bağlantılarına güvenerek ucuz iddialarla sorumluluklarından kaçmaya çalıştıklarını görmek beni üzüyor. Benzetme ne kadar acıtsa da, tilkinin adaletin hakimi olduğu yerde tavuğun her zaman mahkum olacağına dair bir söz vardır. Burada da görüyoruz. Bir tanesi için 42 madenciyi suçlayıp kendi kurtuluşunu sayanlar unutmasınlar ki bu milletin vicdanının da ayrı bir mahkemesi vardır.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]