İçindekiler
CHP il müdürlükleri, Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki büyük depremin ardından 81 ilde eş zamanlı açıklama yaptı. Açıklamada seçimlerin ertelenemeyeceği vurgulandı. Yetkililerin depreme müdahalede geç kaldığını ve bu nedenle binlerce kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.
CHP, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve merkez üssü 10 ili vuran iki büyük depremle ilgili 81 ilde eş zamanlı açıklama yaptı.
CHP Erzincan İl Başkanı Erdem Topçu, kamuoyuyla paylaştığı açıklamada, yetkililerin depreme müdahalede geç kaldığını ve binlerce kişinin deprem nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.
Açıklamada, “Savaş halinde dahi Türkiye Büyük Millet Meclisi karar alır. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de, Türkiye Senatosu’nun da afet durumunda seçimleri erteleme yetkisi yoktur.”
Bu açıklama:
“Acımız tarifsiz. Depremde hayatını kaybeden tüm hemşerilerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde, “Dayanışma ile bu musibetin üstesinden geleceğiz” diyerek yola çıktık. O günden bugüne yaralarımızı sarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Öncesinde ve sonrasında şahit olduğumuz deprem, “Devlet nerede?” sorusunu gündeme getirdi.
Vatandaşımızın kanı devletin eline bulanmıştır. Hükümet başkanlık sistemine geçti. Tek adam rejimi devleti felç etti. Devlet yönetilemez hale geldi. Tüm bu yaşananların tek sorumlusu tek adam ve onun ülkemize dayattığı sistemdir. Ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenen hükümet, depremin ilk anlarından itibaren koordinasyonu sağlayamadı. En kritik saatler olan ilk kırk sekiz saatte deprem bölgelerine müdahale gecikirken, vatandaşlarımızın enkaz altında can verdiği görüldü. Beceriksizlikleri onbinlerce insanımızı öldürdü.
Yaptıkları, güçlerini normalleştirme ve onları kovma çabasıdır.
Halkımız enkaz altında inlerken, profesyonel kahramanımız Muhammedi kışlalarına kapatıldı. Tüm yardım ve kurtarma faaliyetlerinin koordine edildiği sosyal medya engellendi ve şiddetlendi. Ayrıca soru soran gençler, gazeteciler ve akademisyenler tutuklandı. Enkaza yardıma koşan işletmelere güçlükler getirildi. Hükümet, Cumhurbaşkanımıza “Ya hepimizi tutuklarsınız ya da geceden beri tutuklu olduğunuz gençleri ve gazetecileri serbest bırakırsınız” diyerek geri adım atmak zorunda kaldı.
Daha da kötüsü, iktidardakiler beceriksizlik ve beceriksizlikle ölçeği artan bu felaketi vatandaşlara ‘kader planı’ olarak anlatmaya çalıştılar. Onların deyimiyle halkın kaderindeki plandaki moloz donarak öldü; Erdoğan ve şirketinin kaderinin şemasında, ışıltılı yaşam ve saraylar. Bütün bu rezaletler yetmezmiş gibi İletişim Başkanlığı devreye girdi. “Yüzyılın Felaketi” adlı bir bilgilendirme kampanyası başlattılar. Bölgedeki arama ve kurtarma faaliyetlerini koordine edemeyen hükümet, kendi iletişimini koordine etmeye devam etti. Yaptıkları şey çaresizliklerini ve utançlarını normalleştirmeye çalışmak.
Arduan yüzyılın felaketidir.
Ülkemiz için yüzyılın felaketi tek adam rejimidir. Dürüst olmak gerekirse, bu Erdoğan. Yüzyılın felaketi, yüzyılın cinayeti, yüzyılın ihaneti, yüzyılın acizliğidir. Saygın kuruluşlar tarafından hazırlanan raporlarda yıkımın boyutuna da yer verildi. Bu büyük yıkıma rağmen tek bir kişi pes etmedi.
Kurtarma konusundaki beceriksizlikleri yetmiyormuş gibi üniversitelerimizde ve öğrenci yurtlarımızda tek adam sistemi artık yıkılmaya çalışılıyor. Alınan uzaktan eğitim kararı ile hiç şüphesiz gençlerimizin ve ülkemizin geleceğinin karartılmasını istiyoruz. Tekrar sesleniyoruz: Üniversiteler acilen açılmalı, öğrenciler yurtlarına dönmelidir. Daha da kötüsü tek adam rejimi, felaketleri fırsata çevirmeye çalışmakta ve kendini kurtarmak için seçimleri ertelemeyi planlamaktadır. Belli isimler öne sürülerek bu konunun gündeme getirilmesi arzu edilir.
Afet durumunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de YSK’nın da seçimleri erteleme yetkisi yoktur.
Buradan halkımıza bir kez daha açık ve net bir şekilde söylüyoruz: Seçimler zamanında yapılacaktır. Bütün devlet kurumlarının bu gerçeği çok iyi bilmesi gerekir. Anayasamızın ilgili maddeleri açıktır: Seçimler ancak savaş nedeniyle ertelenebilir. Savaş çıkması halinde dahi Türkiye Büyük Millet Meclisi karar verir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de, Türkiye Senatosu’nun da afet durumunda seçimleri erteleme yetkisi yoktur.
Yüksek Seçim Kurulu’nun böyle bir talebi demokrasiye darbe girişimidir. CHP olarak böyle bir girişimi böyle değerlendireceğiz. AKP Genel Başkanı’nın “Bana bir yıl daha verin” mesajının hiçbir anlamı yok. Türkiye tam 20 yıl verdi. Bu saatten sonra insanlar ona vermezdi, bir yıl, bir saat bile kalmamıştı.
Deprem, bu köhne zihniyetin ve bu aciz sistemin çöküşüydü. Türkiye’nin büyük bir değişime ihtiyacı var. Ülkenin üzerine felaket gibi çöken bu beceriksiz hükümeti halkın oylarıyla değiştireceğiz. Ancak sadece hükümeti değiştirmek yeterli değil. Asıl değişmesi gereken tek adam zihniyetidir. Açgözlülük, hırs ve kibir zihniyetini geliştireceğiz.
Melikgazi’den deprem bölgesinde çölyak hastalığına destek
Zihniyetteki bu değişiklik, güçteki değişikliğin mihenk taşı olacaktır. Yeni zihniyet, dürüst ekipler, etik politikalar ve doğru kullanılan kaynaklarla Türkiye’yi hızla geri getireceğiz. Yeni bir çizgi çekeceğiz. Ve yozlaşmış kira sistemine aldırmadan insanımızın mezarı olan temiz ve ferah. Bir avuç çeteyi zengin eden sistemden, vatandaşı için çalışan devletten bahsetmiyorum bile. Hırsızlığı ve bencilliği bir kenara bırakarak, birlik ve insanlıktan yana durmak. Tarafımız belli. Kaybedecek bir dakikamız yok. Şehirlerimizi yeniden inşa edeceğiz.
Bölgeler için af kararlarına son vereceğiz. Ülkemizi yalandan, hırsızlıktan ve beceriksizlikten temizleyeceğiz. Bizi biz yapan değerlerimize, ahlakımıza ve vicdanımıza sahip çıkacağız. Akla ve bilime itaat edeceğiz. Müreffeh bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.” (İHA)
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]