1. Hayatı
Amerikalı şair ve yazar Charles Bukowski, 15 Ağustos 1920’de Almanya’nın Andernach kentinde doğdu. Ancak doğumundan birkaç yıl sonra aile ABD, Los Angeles’a taşındı. Bukowski, çocukken zor zamanlar geçirdi. Bukowski, çok küçükken babasından sürekli şiddete maruz kalmış ve bu durum onu özellikle fizyolojik ve psikolojik olarak büyük ölçüde etkilemiştir. Bukowski, bu yıllarda bir çocuktan beklenmeyen bazı hamleler yaptı.
Okulun ilk yıllarından ve zor bir çocukluktan sonra Bukowski, Los Angeles Şehir Üniversitesi’ne girdi. Bukowski bu yıllarda pek çok makale yazdı ve bu yazıları çeşitli mecralara gönderdi ancak yazılar kabul edilmedi. Bu durum uzun sürmez ve sonunda “Boyuna Bir Ret Fişinden Sonra” adlı bir dergide bir haber yayımlanır. Sonra başka bir hikaye yayınlar ama gerisi hiç gelmez. Öykülerinin dönüşü Bukowski için bir dizi kötü deneyime dönüşür ve yazmaya uzun süre ara verir. Bukowski, serseri bir yaşam tarzı seçti ve çeşitli işlerde çalıştı. Kurulu düzen yerine düzensiz bir şekilde yaşar. Bu yaşam tarzı nedeniyle Bukowski zaman zaman tutuklandı ve çeşitli baskılara maruz kaldı. Alkol tüketimini de artıran asıl yazar ve şair, bir gün aşırı alkol tüketimi nedeniyle hastaneye kaldırılmış, taburcu olduktan sonra daha düzenli bir hayat sürmüştür. İlk şiirini o dönemde yazan Bukowski, 1957’de evlendi ama bu evlilik yaklaşık iki yıl sürdü. 1965’te Frances W. Smith’ten bir kız bebek alındı.
Bukowski, daha önce çalıştığı ABD Posta Servisi’ndeki görevine geri döner. Bir süre orada çalışır, ancak birkaç yıl sonra bir yayınevi tarafından kendisine iş teklif edilir ve postanedeki görevinden ayrılır. Yazma yolunu seçen Bukowski, Postane’de çalıştıktan sonra ilk romanı Postane’yi bitirdi. Daha sonra Charles Bukowski, Linda Lee Beagle ile tanışıp 1985 yılında evlendi. Hayatının son yıllarını San Pedro’da geçiren Bukowski, Pullar adlı romanını burada tamamladı ve 9 Mart 1994’te lösemiden öldü.
2. Edebi hayatı
Charles Bukowski, 73 yıllık hayatında epeyce eser yazdı. İlginç kişiliği, üslubu ve yazımı sonucunda Bukowski, Amerikan edebiyatına farklı bir soluk getirmekle kalmadı, edebiyat dünyasında da büyük bir heyecan yarattı. Bukowski, eserlerinde yaşam tarzına paralel pek çok konuya değinmiştir. Ayrıca şiirlerini dikkat çeken farklı bir üslupla yazmıştır. Bukowski, sözde “yeraltı” edebiyatının en sağlam örneklerini Amerika Birleşik Devletleri’nde yazdı. Bukowski’nin eserlerinin en belirgin özelliği sokak dilini kullanmasıdır. Yaşam tarzının da etkisiyle sokaklarda yaşamını sürdüren şair ve yazarın bu kavramlardan beslenmesi oldukça doğaldır. Yeraltı edebiyatının bir özelliği olan anti-kahraman yaratma olgusu Bukowski’de de görülür. Bukowski, bazı eserlerine Henry Chinaski adıyla imza attı.
3. Eserlerinden bazıları
güzel aşk hikayesi
güneşe ulaşmak
– Böyle ölü
– En kısa sürede bir mucize
ekmek arası
Kötü ahududu notaları
gülün gölgesinde
– olacaksın
– İnce
– Kimse ne aldığını bilmiyor.
– kağıt hamuru
En iyi adamlar kendi başlarına güçlüdür
*şu anda
üfleme sözleşmeleri
Yaşlılığa kaymak
Gerçekten kötü
tek bir kişiyi tanımadan
Gerçekten sıradışı
tek bir kişiyi tanımadan
gerçekten iyi
tek bir kişiyi tanımadan
onlarca yıl yaşlılığa
en kötü sabah
Charles Bukowski’nin Hell’s Door Closed adlı kitabından “Şimdi” şiiri. Avi Pardo, Bukowski’nin şiirlerini dilimize çevirdi.
Kaynak:
* Charles Bukowski, Cehennem Kapalı Kapı- Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi, Cilt 1, Parantez Basım ve Yayıncılık, Mayıs 2002, İstanbul, s.130
katip:Kanan Yıldırım
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]