İBB Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koruma altına aldığı ve yıkılmasına engel olduğu Üsküdar Salacak Sahili’ndeki tarihi Kuşkonmaz Camii yanındaki kaçak kafelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
İmamoğlu hükümete seslendi: 48 saat neredeydiniz?
Gökçe, polisin kaçak kahvehanelerin yıkılmasını önlemek için etten duvar ördüğü fotoğrafı, “Bök’ün özelliklerini ortaya koyan tipik fotoğrafın nasıl yapıldığını sizlerle paylaşmak isterim” notuyla paylaştı. dönem geldi.”
Cevap olarak, “Doğayı ve şehirleri koruması gereken bakanlık, 5 asırlık bir caminin yanında, tüm İstanbullular ve 85 milyon vatandaşımız olan hepimize ait bir yerde yapılan kaçak yapılaşmaya hukuksuz bir şekilde sahip çıkıyor. Mimar Sinan’ın bize emanet ettiği” dedi. Gökçe, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bir dönemin özelliklerini ortaya koyan tipik bir belge olan fotoğrafın nasıl ortaya çıktığını sizlerle paylaşmak istiyorum.
1- Üsküdar sahilinde, Mimar Sinan’a emanet edilen 443 yıllık Koşkunmaz Camii’nin yanına kaçak kahvehane yapıldı. Üsküdar Valiliği’nden bu kaçak binaların tahliyesini talep ettik ancak bu talebimiz akıl almaz sebeplerle (!) yerine getirilmedi.
2- 2022 tarihli imar kanununa göre Büyükşehir Belediyesi Heyetinde bu kaçak kahvehanelerin yıkılmasına ve idari para cezası verilmesine oybirliğiyle karar verildi.
3- Kafe sahipleri bu karara karşı dava açtı. Bu yıl 29 Mart’ta mahkeme, “yürütmenin durdurulması” talebini reddetti.
4- Kafe sahipleri bu karara hukuka aykırı olarak itiraz etmiş ve itiraz Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.
5- 10 Nisan 2023 tarihinde belediyemiz yıkım ve tahliye işleminin yapılmasını istedi. Bu operasyon, İstanbul Valiliği, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, imar barışı kapsamında düzenlenen “Yapı Kayıt” belgesine istinaden yasaklandı.
6- Ancak, İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesi ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre yapı kayıt belgesi imar açısından ek bir hak sağlamayacağı gibi idari para cezası ve yıkım kararının uygulanmasına da engel olmayacaktır. .
7- 3194 ve 2863 sayılı Kanunlar çerçevesinde tabiatı koruma alanlarındaki alanların denetim yetkisi il ve büyükşehir belediyelerine aittir. Dolayısıyla adı “çevre” olan bakanlık tabiatı koruma alanlarında yeşil alan açılması planını onaylasa bile kaçak yapılar yasallaştırılamaz ve bu karar yıkıma engel olmaz.
8-Kafelerin kaçak sahipleri tarafından açılan davalarda, yıkıma engel olduğu iddia edilen davaların tamamı valilikte bulunan Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından açılmış ancak mahkeme bu itirazları hukuka aykırı bularak reddetmiştir.
9- Bütün bunlara rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bölge Müdürlüğü yazı yazarak kaçak bir binanın yıkılmasını önlemek için devlet polisini binanın önüne getirdi.
Bak şimdi ne oluyor
>> Bakanlık, tabiatı koruma alanlarındaki kaçak yapılaşmayı korumak amacıyla tabiatı koruma alanının yeşil alanını imar için açıyor,
>> Doğayı ve şehirleri koruması gereken Bakanlık, Mimar Sinan’a emanet edilen bir caminin yanında, tüm İstanbullular ve 85 milyon vatandaşımız olan hepimize ait bir yerde yapılan kaçak yapılaşmaya hukuksuz bir şekilde sahip çıkıyor. 5 asırdır.
>> Doğayı ve şehrimizi korumak adına böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.
>> Hukuka, akla, mantığa ve insafına aykırı bu durumu İstanbulluların takdirine saygıyla arz ederim.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]